Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Tahkim Sözleşmesi ve Geçerlilik Koşulları
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların mahkemeler yerine hakem veya hakem kurulu tarafından çözümlenmesini öngören “tahkim” kurumu, ülkemizde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) çerçevesinde düzenlenmiştir. Tahkim anlaşmasının/yolunun geçerliliğini incelerken, hem doktrin hem de Yargıtay kararları temel birkaç koşul belirlemiştir: (i) Açık ve kesin tahkim iradesi, (ii) Yazılı sözleşme veya tahkim şartı, (iii) Tahkime elverişli uyuşmazlık. Aşağıda, bu üç ilke ışığında tahkim sözleşmesinin nasıl şekillendiği, hangi durumlarda geçersiz sayılabileceği açıklanacaktır.
1) “Açık ve Kesin İrade” Unsuru Ne Anlama Gelir?
Tahkim sözleşmesinin kurulabilmesi için, tarafların uyuşmazlığın devlet yargısı dışında, hakem önünde çözümlenmesi konusundaki iradelerinin karışıklığa yer vermeyecek derecede açık ve kesin olması gerekir. Kural olarak taraflar, bir sözleşme veya sözleşme dışı hukuki ilişkiden doğabilecek anlaşmazlıkların hakemde çözümlenmesini kararlaştırırken, “tahkim iradesini” yazılı bir metinle ve net biçimde belirtmelidir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5030 K. 2024/6919 T. 30.09.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/473d7813-20f8-44dc-821b-e52a4f790ba6
Bu kararda açıkça vurgulandığı üzere, tahkim sözleşmesi geçerli olabilmesi için uyuşmazlıkların hakem kurulunca çözümleneceğine dair “kesin ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek irade” gereklidir.
Aynı şekilde, “tahkim mi, yoksa mahkeme mi?” gibi ikili ve belirsiz hükümler içeren maddeler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında “tarafların iradesinin mutlak ve kesin olmadığı” gerekçesiyle geçersiz sayılabilmektedir. Tahkim, istisnaî bir yargılama usulü olduğu için, tarafların bu yola yönelmek istediği kuşkuya meydan vermeyecek şekilde ortaya konmalıdır.
2) “Yazılı Sözleşme” Şartı Hangi Şekillerde Yerine Getirilmiş Sayılır?
Hem HMK (m. 412) hem de Milletlerarası Tahkim Kanunu (m. 4) gereğince, tahkim sözleşmesi veya şartı yazılı şekil ile yapılmalıdır. Yazılılık, geçerlilik şartıdır. Bu yazılılık unsuru farklı yollarla karşılanabilir:
- Ayrı bir tahkim sözleşmesi: Taraflar, uyuşmazlıklarını hakemde çözeceklerine dair başlı başına bir sözleşme imzalarlar.
- Tahkim şartı: Tarafların asıl sözleşmelerine bir madde eklenir. Böylece, söz konusu sözleşme kapsamından doğacak uyuşmazlıkların hakemde çözümleneceği belirlenir.
- Karşılıklı mektup/faks/e-posta: HMK ve MTK, taraflar arasında yazılı iletişimin (mektup, telgraf, e-posta vb.) tahkim iradesini açıkça gösteriyor olması hâlinde, yazılılık şartının yerine geldiğini kabul eder.
- Zımnen kabul (bazı sınırlı haller): Dava dilekçesinde tahkim sözleşmesine dayanıldığı hâlde, cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi gibi durumlar da yazılılığı tamamlayabilir; ancak bu pratikte ihtilaflı ve dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur.
-
Örnek Karar
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/499 K. 2024/847 T. 25.12.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/78240c15-c4e3-4040-8662-899fb57acb54
Bu kararda, tahkim anlaşmasının geçerliliğini denetlerken, öncelikle “tarafların tahkim iradelerini yazılı şekilde beyan edip etmedikleri, sözleşmenin tahkim maddesinin imzalı olup olmadığı” hususunun sorgulanması gerektiği ifade edilmiştir. -
İçtihatları Birleştirme HGK, E. 2019/4 K. 2020/1 T. 19.06.2020
https://app.dejure.ai/dokuman/dbd38569-7a86-4cb3-b0f1-60defcf3aeaa
Burada tahkim sözleşmesinin tanımı yapılırken, “taraflar arasındaki ilişkiden doğabilecek uyuşmazlıkların hakemde çözümleneceği hususunun” mutlaka yazılı olarak düzenlenmesi gerektiği hatırlatılmıştır.
3) Hangi Tür Uyuşmazlıklar “Tahkime Elverişli” Değildir ve Bu Durum Tahkim Sözleşmesini Nasıl Etkiler?
Kural olarak, tarafların iradelerine bağlı olmayan, kamu düzenini yakından ilgilendiren bazı uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözümlenemez. Buna “tahkime elverişli olmama” denir. HMK m. 408’e göre:
- Aile hukukundan doğan boşanma veya velayet davaları,
- Aynı şekilde iflas, konkordato gibi kamu düzeninin öne çıktığı işler,
- Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklar (örneğin tapu iptal tescil davaları gibi),
- Sözleşmeyle devri mümkün olmayan diğer haklar veya kamu düzenine ilişkin konular,
tahkime uygun değildir. Eğer taraflar bu gibi “tahkime elverişli olmayan” bir alanda tahkim şartı koyarsa, bu madde geçersiz olur ve tahkim sözleşmesi uygulanmaz. Dolayısıyla tahkim anlaşması, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve uyuşmazlıklar yönünden hüküm doğurur.
- Örnek Karar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/90 K. 2025/206 T. 04.03.2025
https://app.dejure.ai/dokuman/746c4a9c-9a68-43a9-af1d-3bf115e2f67f
Bu kararda, taraflar her ne kadar bir tahkim maddesi koymuş olsa da, uyuşmazlığın “kamu düzenine dair ve tarafların iradesiyle tasarruf edilemeyecek bir konu” olması nedeniyle tahkimin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Böyle bir durumda, tahkim sözleşmesi butlanla sakat kabul edilir ve devreye mahkeme yargısı girer.
Sonuç
- Açık ve kesin irade: Tahkim anlaşmasında tarafların “uyuşmazlığın hakemde çözümlenmesine” dair kararı kuşkusuz, net ve bağlayıcı şekilde yansıtılmalıdır. Karşılıklı ya da tek taraflı “muğlak” ifadeler tahkim şartını geçersiz kılar.
- Yazılı sözleşme: Tahkim anlaşması, adi yazılı şekil şartına tabidir. İster bağımsız tahkim sözleşmesi ister sözleşmede tahkim maddesi (tahkim şartı) şeklinde olsun, imza ve yazılılık aranır. Bazı hallerde yazışmalar da bu koşulu karşılayabilir.
- Tahkime elverişlilik: Taraflar, iradeleriyle tasarruf edebilecekleri konularda tahkim yapabilirler. Boşanma, velayet, iflas, taşınmaz aynına ilişkin davalar vb. kamu düzeni ağırlıklı konular tahkime elverişli değildir. Bu tür uyuşmazlıklar için konulan tahkim şartı yok hükmündedir.
Tahkim, uyuşmazlıkların hızlı, uzmanlaşmış ve esnek şekilde çözümlenmesini sağlasa da, geçerliliği ancak yukarıdaki koşulların tamamlanmasına bağlıdır. Mahkemeler, tahkim itirazını incelerken öncelikle iradenin açıklığı, yazılılığın sağlanıp sağlanmadığı ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı hususlarını denetlemektedir. Dolayısıyla sözleşme hazırlarken veya tahkim hususunda anlaşma yaparken, bu üç noktaya özen göstermek gerekir.