Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Adlî Para Cezası ve Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme
Adlî para cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 52. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre mahkemeler, suçun niteliği ve kişinin ekonomik durumunu dikkate alarak hapis cezası yerine veya hapis cezasına ek olarak adlî para cezasına hükmedebilmektedir. Aşağıda, adlî para cezasına ilişkin temel hususları ve bu konuya ilişkin bazı emsal Yargıtay kararlarını bulabilirsiniz.
1. Adlî para cezası hesaplanırken bir gün karşılığı olarak belirlenen en düşük ve en yüksek miktar nedir?
TCK m. 52’de açıkça belirtildiği üzere, adlî para cezası “gün” esasına göre belirlenmektedir. Buna göre:
“Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”
- Kanunun öngördüğü en düşük miktar: 20 TL
- Kanunun öngördüğü en yüksek miktar: 100 TL
Örneğin mahkeme, sanığın ekonomik ve şahsî durumunu değerlendirerek her bir gün için 20 TL veya 50 TL yahut 100 TL şeklinde bir rakam takdir edebilir. Bu takdirde toplam adlî para cezası, belirlenen toplam gün sayısının, bir gün karşılığı tayin edilen meblağ ile çarpılması sonucu ortaya çıkar.
Emsal Karar
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14601, K. 2022/3440, T. 24.02.2022
(https://app.dejure.ai/dokuman/639b6063-4c2c-4c54-808b-a45cbf69ee33)
Bu kararda açıkça bir gün karşılığının “en az 20 TL, en fazla 100 TL” olarak kanunda düzenlendiği, mahkemenin kişinin “ekonomik ve şahsî” durumunu gözeterek bu aralıklarda bir miktar belirlemesi gerektiği vurgulanmıştır.
2. Hakim, adlî para cezasının ödenmesi için ne kadar süre verebilir ve taksitlendirme nasıl yapılır?
TCK m. 52/4 hükmü gereğince, hâkim kişinin ekonomik ve şahsî durumunu dikkate alarak adlî para cezasını ödemesi için:
- Hükmün kesinleşme tarihinden itibaren en fazla bir yıla kadar süre (mehil) verebilir.
- Ayrıca, adli para cezasını taksitlendirebilir.
- Taksit süresi toplamda iki yılı geçemez.
- Taksit sayısı dörtten az olamaz.
- Kararda, taksitlerden biri zamanında ödenmezse, kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceği açıkça belirtilmelidir.
Emsal Karar
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/6525, K. 2021/1942, T. 22.02.2021
(https://app.dejure.ai/dokuman/fc2ebfa1-7538-4f47-bd38-ea860abf94a3)
Bu kararda, hükümlüye taksitlendirme yapılırken en az dört taksit olması gerektiği, taksit süresinin iki yılı aşamayacağı ve bu hususların kararda açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
3. Adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hangi yaptırımlar uygulanır?
Kanunda ve Yargıtay kararlarında, adlî para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar açıkça düzenlenmiştir:
- Ödeme emri: Ceza kesinleşince, hükümlüye bir ödeme emri tebliğ edilir.
- Ödenmemesi hâlinde: Hakim tarafından veya (infaz aşamasında) savcılıkça gerekli uyarılar yapılmasına rağmen ödeme yapılmazsa, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilebilir.
- Kamuya yararlı bir işte çalışma: 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesindeki düzenleme uyarınca, bazı durumlarda ödenmeyen adlî para cezası, kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine dönüştürülebilir. Ancak bu konuda kanunun aradığı ek şartlar ve usul kuralları bulunmaktadır.
Emsal Karar
- Yukarıda anılan Yargıtay 7. Ceza Dairesi ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararlarında, adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceği hususunun kararda açıkça belirtilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Böylece sanığın hüküm sırasında ve sonrasında hangi yaptırımla karşılaşacağını bilmesi sağlanmış olur.
4. Mahkeme kararlarında, adlî para cezası belirlenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır?
Yargıtay içtihatları ve TCK m. 52, adlî para cezası takdir edilirken özellikle şu noktalara vurgu yapmaktadır:
- Kişinin ekonomik ve şahsî hâlleri: Gelir durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sosyal ve meslekî durum gibi unsurlar.
- Suçun işleniş biçimi ve faili etkileme derecesi: Suçun niteliğine göre “gün birimi” yanında “bir gün karşılığı” miktar belirlenirken, failin kusur durumu göz önünde bulundurulmalıdır.
- Gün sayısı ve gün birimi: Kararda, adli para cezasının kaç gün üzerinden hesaplandığı ve bir gün karşılığının ne kadar belirlendiği ayrı ayrı belirtilmelidir.
- Taksitlendirme ve ödeme süresi: Taksitli ödeme kararı verildiğinde, en az dört taksit, en fazla iki yıllık periyot, ödenmeme hâlinde hapse çevirme uyarısı gibi hususlar ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
Bu ilkeler, hem adil bir uygulama açısından hem de yargılama sürecinde sanığın mağduriyet yaşamaması için önem arz etmektedir.
Sonuç
Adlî para cezası kurumunun doğru uygulanması, hem sanık hem de kamu düzeni açısından önemlidir. Bir gün karşılığı asgari 20 TL ve azami 100 TL aralığındaki tutar, kişinin ekonomik durumuna göre belirlenir. Hâkim, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıla kadar mehil verebileceği gibi, en az dört taksit olmak üzere iki yıla yayılan ödeme planı da oluşturabilir. Ödeme yapılmadığı takdirde, kanunî şartlar doğrultusunda hapis cezasına dönüştürme veya kamuya yararlı işte çalışma gibi sonuçlarla karşılaşılabilir. Mahkemeler, hükmün gerekçesinde gün sayısını, bir gün karşılığını ve ödenmeme durumunda yaptırımları açık şekilde belirtmekle yükümlüdür.
Emsal Kararlar
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14601, K. 2022/3440, T. 24.02.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/639b6063-4c2c-4c54-808b-a45cbf69ee33- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/6525, K. 2021/1942, T. 22.02.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/fc2ebfa1-7538-4f47-bd38-ea860abf94a3
Yukarıdaki kararlarda da görüldüğü üzere, mahkemelerin hem karar metninde hem de gerekçede adlî para cezasına yönelik tüm unsurları ayrıntılı biçimde irdelemesi büyük önem taşımaktadır.