Blog

Akıl Hastalığı Nedeniyle Ceza İndirimi ve Güvenlik Tedbiri Uygulamaları

Akıl hastalığı nedeniyle ceza indirimi ve güvenlik tedbiri uygulamaları hakkında bilgi için emsal Yargıtay kararlarına göz atın.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
akıl hastalığı
ceza indirimi
güvenlik tedbiri
yargıtay kararları
değerlendirme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE CEZA İNDİRİMİ VE GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULAMALARI

(5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında)


1. “Akıl hastalığı nedeniyle ceza indirimi veya güvenlik tedbiri uygulanması hangi hallerde söz konusudur ve bu uygulamaların sınırları nelerdir?”

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 32. maddesi, akıl hastalığı (veya zayıflığı) sebebiyle failin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalması hâlinde uygulanacak düzenlemeleri belirlemiştir:

  • TCK m. 32/1 uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılayamayan veya davranışlarını önemli derecede yönlendiremeyen kişiye ceza verilmez, ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmedilir.
  • TCK m. 32/2 uyarınca, akıl hastalığı veya zayıflığı birinci fıkradaki derecede olmamakla birlikte failin davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltmış ise, verilecek cezada belirli oranda indirim yapılabilir veya “ağırlaştırılmış müebbet” yerine “25 yıl”, “müebbet” yerine “20 yıl” hapis cezası verilebilir. Ayrıca mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak kaydıyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.

Bu uygulamalar, failin olguları değerlendirme kabiliyetindeki eksiklik veya suç anındaki psikiyatrik hali nazara alınarak, ceza sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldırabilmekte; yahut ceza yerine/kısmen güvenlik tedbiri infazına imkân tanımaktadır.

Atıf:


2. “Fiili işlediği sırada akıl hastası olan bir kişiye hem ceza hem de güvenlik tedbiri uygulanabilir mi?”

Temel kural, aynı fiil ve aynı fail bakımından akıl hastalığının derecesine göre iki türlü sonuç doğar:

  1. Fiili işlediği sırada davranışlarını yönlendirme yeteneği “önemli derecede azalmış” ise (TCK m. 32/1) – ceza sorumluluğu yoktur ve sadece güvenlik tedbiri uygulanır.
  2. Fiili işlediği sırada davranışlarını yönlendirme yeteneği “azalmış” (fakat tamamen ortadan kalkmamış) ise (TCK m. 32/2) – indirilmiş bir ceza verilir. Mahkeme, bu cezanın tamamını veya bir kısmını akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da infaz edebilir.

Dolayısıyla, kanun “aynı anda hem tam ceza hem tam güvenlik tedbiri” verilmesini uygun görmez. Ya ceza verilmeyecek (ve yerine güvenlik tedbiri uygulanacak), ya da verilen ceza kısmen veya tamamen güvenlik tedbirine dönüştürülebilecektir. Nitekim Yargıtay da “ayrı ayrı hem ceza hem de güvenlik tedbiri uygulanması”nı hatalı bulmaktadır.

Atıf:


3. “Akıl hastalığı nedeniyle indirim uygulanan veya güvenlik tedbiri verilen kişilerin durumu, hangi yasal düzenlemelere göre belirlenir?”

Akıl hastalığına ilişkin indirim veya güvenlik tedbiri:

  • TCK m. 32: Hastalık veya zayıflık derecesine göre cezasızlık, ceza indirimi, veya kısmen/tamamen güvenlik tedbiri biçiminde sonuç doğurur.
  • TCK m. 57: “Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri” ile yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınma esaslarını düzenler.
  • Ek olarak, ilgili adlî tıp kurullarının raporları, 5271 sayılı CMK’nın “maddi gerçeğin araştırılması” ilkesi çerçevesinde hastalığın derecesini saptamak için esas alınır.

Bu düzenlemelerin temel gayesi, failin iyileşmesi ve topluma zararlı davranışlardan uzak kalmasını sağlamaktır.

Atıf:

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/210, K. 2021/… (örnek künye)
    (Varsayımsal bir atıf. Makalede kullanacağınız gerçek atıfları belgelere uygun şekilde ekleyebilirsiniz.)

4. “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında değerlendirilen bir kişi hakkında hangi tür kararlar verilebilir?”

  • Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tamamen algılayamayan / yönlendiremeyen hastalar için (TCK m. 32/1): “ceza verilmez”, fakat hakkında güvenlik tedbirine hükmedilir.
  • Davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış (fakat ortadan kalkmamış) hastalar için (TCK m. 32/2):
    1. Verilecek cezada altıda bire kadar indirim, veya
    2. Ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl ceza, ve/veya
    3. Ceza süresi aynı kalmak kaydıyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine dönüştürme.

Bu uygulama, mahkemenin failin raporundaki “azalma” derecesini tespitine bağlıdır. Eğer raporda “Önemli derecede azalmış” denirse failin ceza sorumluluğu tamamen kalkar (m.32/1); “Azalmış” denirse (m.32/2) ceza indirimli veya güvenlik tedbiri uygulanır.

Atıf:


Sonuç

Akıl hastalığı, Türk Ceza Kanunu’nda fiili işleyenin ceza sorumluluğunu etkileyen kritik bir kurumdur. Hastalığın derecesine göre failin cezalandırılmaması ve güvenlik tedbirine tabi tutulması (m.32/1) veya indirime tâbi ceza yahut ceza yerine/kısmen güvenlik tedbiri (m.32/2) gündeme gelir. Yargılamada alınan uzman raporları ve mahkemenin değerlendirmesi neticesinde, sanığın fiili algılama ve yönlendirme yeterliliği saptanır; bu tespit doğrultusunda ceza mı, yoksa güvenlik tedbiri mi uygulanacağı belirlenir. Amaç, hem toplumu korumak hem de akıl hastası failin tedavi ve rehabilitasyonunu sağlamaktır.