Blog

Ayırt Etme Gücü Bulunmayanların Hakkaniyet Sorumluluğu

TBK m. 65 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin verdikleri zararlardan hakkaniyet gereği sorumlu tutulması ve yargı kararları ışığında uygulama esasları.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
Ayırt Etme Gücü
TBK 65
Hakkaniyet Sorumluluğu
Kusursuz Sorumluluk

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Türk hukuk sisteminde kural olarak haksız fiil sorumluluğu kusura dayanır ve kusur ehliyeti için ayırt etme gücü (temyiz kudreti) şarttır. Ancak Türk Borçlar Kanunu (TBK), ayırt etme gücü bulunmayanların verdikleri zararlardan, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda sorumlu tutulabileceğini öngörmüştür. Yargı kararları ışığında konuya ilişkin detaylar aşağıda sunulmuştur.


1. Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin sorumluluğuna ilişkin yasal düzenlemeler nelerdir?

Ayırt etme gücü bulunmayanların sorumluluğu, hem mülga (eski) hem de yürürlükteki Borçlar Kanunu'nda açıkça düzenlenmiş bir istisnadır.

"818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 54/1. maddesinde, “Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder.”, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 65. maddesinde, ” Hakkaniyet gerektiriyorsa; hakim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.” düzenlemesine yer verilmiştir." (Yargıtay 10. HD, 2018/5245 K.).

Emsal Karar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/5985, K. 2018/5245, T. 28.05.2018 Karar Detayı

2. Hakimin takdir yetkisi hangi durumlarda devreye girer?

Hakimin takdir yetkisi, her somut olayın kendine özgü şartları altında, zararın tazmin edilmemesinin adaletsizlik yaratacağı durumlarda devreye girer.

"Bu düzenleme ile hakime, geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu yetkinin, her olayı çevreleyen koşulların gözönünde bulundurularak kullanılması gerekir. Bu bağlamda, ayırt etme gücü bulunmayanın eyleminin doğurduğu özel tehlike; ayırt etme gücü bulunmamasına karşın, objektif ölçüler içinde ona yüklenilebilecek bir kusurun varlığı; ayırt etme gücü bulunmayanın, eylem sırasındaki öznel durumu ve zarar görene yönelik tutumu ile tarafların ekonomik varlıklarının gözönünde tutulması gerekir." (Yargıtay 4. HD, 2018/3306 K.).

Emsal Karar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/4004, K. 2018/3306, T. 25.04.2018 Karar Detayı

3. Ödeme gücü ve ekonomik durum nasıl değerlendirilir?

Hakkaniyet sorumluluğunda en önemli kriter, taraflar arasındaki ekonomik dengedir. Zararı karşılamanın borçlu için katlanılabilir, mağdur için ise hissedilir olması aranır.

"Olayın ekonomik bakımdan doğurduğu zarar, zarara uğrayan yönünden hissedilir derecede, buna karşılık zarara yol açan yönünden daha kolaylıkla yüklenilebilir nitelikte ise ayırt etme gücü bulunmayan sorumlunun, zararın tümünü veya bir bölümünü ödemesi adalete uygun olur." (Yargıtay 4. HD, 2010/4574 K.).

Emsal Karar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8669, K. 2010/4574, T. 19.04.2010 Karar Detayı

4. Hakkaniyet ilkesinin kusur sorumluluğu dışındaki rolü nedir?

Hakkaniyet ilkesi, ayırt etme gücü olmadığı için kusuru bulunmayan ve dolayısıyla normalde sorumlu tutulamayacak olan kişinin, adaletin sağlanması adına sorumlu kılınmasını sağlar.

  • Amaç: Hak ve adalet düşüncesiyle sorumluluğu, kusur sorumluluğu dışında genişletmek.
  • İstisna: Ayırt etme yeteneği olmayanın eyleminden hukuki bir sonuç doğmayacağına ilişkin genel kurala aykırı bir durum getirmek.
  • Kriter: Olaya özgü durum ve koşullar; özellikle tarafların kusuru (ayırt etme gücü olmasa dahi objektif özen) ve mali güç karşılaştırması.

Emsal Karar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8669, K. 2010/4574, T. 19.04.2010 Karar Detayı

Sonuç

TBK m. 65 (Eski BK m. 54) çerçevesinde; ayırt etme gücü bulunmayan kişiler normalde kusur sorumluluğuna tabi değildir. Ancak hakkaniyet gerektiriyorsa, hakim bu kişileri verdikleri zarardan sorumlu tutabilir. Bu düzenlemenin temel amacı, toplumun küçüklere veya akıl hastalarına karşı savunmasız kalmasını önlemek ve zararı ekonomik olarak daha güçlü olan tarafa paylaştırmaktır.

KAYNAKÇA / EMSAL KARAR ATIFLARI

  1. Yargıtay 10. HD, E. 2016/5985, K. 2018/5245, T. 28.05.2018 https://app.dejure.ai/dokuman/a483d263-e571-481e-b824-dfff9ee8d75c
  2. Yargıtay 4. HD, E. 2017/4004, K. 2018/3306, T. 25.04.2018 https://app.dejure.ai/dokuman/9213457f-f0e3-45b7-b6ad-de97396c74da
  3. Yargıtay 4. HD, E. 2009/8669, K. 2010/4574, T. 19.04.2010 https://app.dejure.ai/dokuman/54764008-316d-40ff-968c-b1f7ec0c1f99
  4. Yargıtay 4. HD, E. 2020/3330, K. 2021/126, T. 20.01.2021 https://app.dejure.ai/dokuman/bf78599d-03d3-4c27-b093-37986d727c93