Blog

Ayırt Etme Gücü Bulunmayanların Hukuki Sorumluluğu ve Hakkaniyet Esası

TBK m. 65 (Eski BK m. 54) uyarınca ayırt etme gücü bulunmayanların haksız fiillerinden doğan hakkaniyet sorumluluğu ve yargı kararları ışığında ispat yükümlülüğü.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
Ayırt Etme Gücü
Hakkaniyet Sorumluluğu
TBK 65
Kusursuz Sorumluluk
İspat Yükü

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Türk hukukunda kural olarak haksız fiil sorumluluğu kusura dayanır ve kusur ehliyeti için ayırt etme gücü (temyiz kudreti) şarttır. Ancak Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK), ayırt etme gücü bulunmayanların verdikleri zararlardan sorumlu tutulabileceği istisnai halleri "hakkaniyet sorumluluğu" çerçevesinde düzenlemiştir.


1. Ayırt etme gücü bulunmayanların sorumluluğunu belirleyen yasal dayanaklar nelerdir?

Hukukumuzda ayırt etme gücü bulunmayanların fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15). Ancak bu kuralın en önemli istisnası, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda doğan nesnel sorumluluktur.

"Kural olarak haksız eylem nedeni ile verilen zararlarda sorumluluk kusura dayanır. Kusur sorumluluğu için de Medeni Kanun’un 13. Maddesinde belirtilen ayırt etme gücünün varlığı gerekli ve yeterli koşuldur. Diğer yandan aynı Kanun’un 15. maddesi gereğince yasada gösterilen ayrık durumların varlığı durumunda ayırt etme gücü bulunmayanlar da haksız eylemleri nedeni ile verdikleri zararlardan sorumlu tutulabilirler. Bu ayrık durumlardan birisi de 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 54/1 maddesinde düzenlenmiş bulunan hak ve adalete dayalı nesnel sorumluluktur." (Yargıtay 4. HD, 2018/3306 K.).

Emsal Karar


2. Ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispatlama yükümlülüğü kime aittir?

Hukuk sistemimizde ayırt etme gücünün varlığı asıldır (karine). Bu gücün bulunmadığını veya bu gücü kaybetmede bir kusurunun olmadığını iddia eden taraf, bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.

"Kural olarak ayırt etme gücünün varlığı karine olarak kabul edildiği için ispatına gerek olmayıp, ayırt etme gücünün yokluğunu iddia edenin bu iddiasını ispat etmesi gerekir." (İzmir 4. ATM, 2023/49 K.). Geçici kayıplarda (örneğin alkol veya ilaç kullanımı) kişi, bu durumu iradesi dışında yaşadığını kanıtlamalıdır.

Emsal Karar


3. Hâkimin, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin sorumluluğuna karar verirken dikkate alması gereken unsurlar nelerdir?

Hâkim, ayırt etme gücü olmayanı sorumlu tutarken sadece oluşan zarara bakmaz; tarafların ekonomik durumu ve eylemin niteliği gibi çevre koşullarını değerlendirir.

"Ayırt etme gücü bulunmayanın eyleminin doğurduğu özel tehlike; ayırt etme gücü bulunmamasına karşın, objektif ölçüler içinde ona yüklenilebilecek bir kusurun varlığı; ayırt etme gücü bulunmayanın, eylem sırasındaki öznel durumu ve zarar görene yönelik tutumu ile tarafların ekonomik varlıklarının gözönünde tutulması gerekir." (Yargıtay 4. HD, 2018/3306 K.).

Emsal Karar


4. Hangi hallerde bu kişilerin sorumluluğuna öncelikle hükmedilir?

Sorumluluk, özellikle taraflar arasındaki ekonomik uçurumun adaletsiz bir sonuç doğurduğu durumlarda "hakkaniyet" gereği kabul edilir.

"Özellikle, haksız eylemde bulunanın sorumluluğunun onun yönünden rahatlıkla katlanılabilir; zarara uğrayan yönünden de hissedilebilir ölçüde ekonomik sonuçlar doğurması durumunda, ayırt etme gücü bulunmayanın sorumlu tutulması benimsenebilir." (Yargıtay 4. HD, 2018/3306 K.).

Emsal Karar


Sonuç

Ayırt etme gücü bulunmayanların sorumluluğu kural değil istisnadır. Bu kişiler normalde kusurlu sayılamazlar; ancak TBK m. 65 uyarınca hâkim, tarafların ekonomik durumlarını karşılaştırarak ve eylemin tehlikesini gözeterek hakkaniyet gereği tazminata hükmedebilir. Bu sorumluluk türü bir "kusursuz sorumluluk" hali olup, ispat yükü ve hâkimin takdir yetkisi davanın seyrinde belirleyici unsurlardır.

KAYNAKÇA / EMSAL KARAR ATIFLARI

  1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/4004, K. 2018/3306, T. 25.04.2018 https://app.dejure.ai/dokuman/9213457f-f0e3-45b7-b6ad-de97396c74da
  2. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/169, K. 2023/49, T. 31.01.2023 https://app.dejure.ai/dokuman/3572fbb0-601d-4cd6-be63-4318d5e996c6
  3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8669, K. 2010/4574, T. 19.04.2010 https://app.dejure.ai/dokuman/54764008-316d-40ff-968c-b1f7ec0c1f99