Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Bankacılık Ücretleri ve Masrafları Konusunda Yargı Kararları Işığında Değerlendirme
Bankacılık sektörü, kredi tahsisinden çeşitli bankacılık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede ücret ve masraf talep etme yetkisine sahiptir. Ancak bu talep, hem yasal mevzuat hem de yerleşik yargı uygulamaları gereğince bazı sınırlamalara ve bilgilendirme yükümlülüklerine tabidir. Aşağıdaki sorular, bu konuya ilişkin mahkeme kararları ve ilgili mevzuat göz önünde bulundurularak cevaplanmıştır.
1. Hangi tür bankacılık ücret ve masraflarının tüketicilere önceden açıkça bildirilmesi zorunludur?
Bankaların, tüketicilere sundukları kredi ve diğer bankacılık hizmetleri karşılığında faiz dışında talep ettikleri şu tür ücret ve masrafların önceden açıkça bildirilmesi gerektiği kabul edilmektedir:
- Dosya Masrafı / Kredi Tahsis Ücreti
- Hizmet ve Komisyon Ücretleri (Örneğin “periyodik hizmet komisyonu”, “işlem masrafı” gibi)
- Ekspertiz Ücreti
- İpotek veya Rehin Kaldırma Ücreti
- Erken Ödeme / Erken Kapama Komisyonu
Bu ücretlerin, kredi sözleşmesi veya ekindeki bilgilendirme formunda (sözleşme öncesi bilgilendirme formu gibi) açıkça gösterilmesi ve tüketicinin rızası alınarak tahsil edilmesi beklenir.
Örnek Yargı Kararı:
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2022/517 K.2024/18 T.17.01.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/6e3bd8c6-0d20-4056-ac9b-67e09aff251b
Kararda, tüketiciye açıkça bildirilmeyen masrafların haksız tahsilat niteliğinde olacağı vurgulanmıştır.
2. Sözleşmelerde yer alan hangi şartlar tüketici aleyhine ağır dengesizlik olarak kabul edilir?
Hukuk uygulamasında, genel işlem koşulu niteliğinde olan ve tüketici aleyhine tek taraflı ağır dengesizlik yaratan şartlar “haksız şart” niteliğindedir. Şu durumlarda ağır dengesizlikten söz edilir:
- Masraflar veya komisyon bedellerinin oran veya miktarının sözleşmede hiç belirtilmemesi ya da belirsiz bırakılması,
- Masraf tahsilatına dair somut bir hizmetin karşılığı olup olmadığı konusunda tüketiciye bilgi verilmemesi,
- Sözleşme metninde, tüketicinin müdahale edemediği matbu (standart) hükümler yer alması,
- Masraf ve komisyon kalemlerinin kredi sözleşmesi öncesi bilgilendirme formunda gösterilmemesi.
Örnek Yargı Kararı:
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2022/850 K.2024/118 T.15.02.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/65bd338b-feef-4f85-a5b3-a7d71aa86b06
Mahkeme, sözleşmede açıkça yer almayan ve tüketiciye önceden bildirilmediği ispatlanan ücretlerin iadesine karar vermiştir.
3. Tüketici bilgilendirmesi ve rızası bankacılık ücretleri konusunda hangi durumlarda yeterli sayılır?
Bir bankacılık ücret veya masrafının hukuka uygun biçimde tahsil edilip edilmediği;
- Sözleşme öncesi hazırlanan bilgilendirme formunun tüketiciye verilmesi,
- Ücret ve masraf kalemlerinin rakam veya oran olarak net şekilde belirtilmesi,
- Tüketicinin, bu bilgileri okuyup anladığına dair imza veya onayının bulunması,
- İlgili bankacılık hizmeti veya kredinin kullanımıyla ilgili somut bir hizmet karşılığında yapılmış olması,
gibi hususlarla değerlendirilir.
Eğer banka tarafından maddi karşılığı ispatlanamayan ya da önceden bildirilmemiş bir tahsilat yapılırsa, haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkündür.
Örnek Yargı Kararı:
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2022/517 K.2024/18 T.17.01.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/6e3bd8c6-0d20-4056-ac9b-67e09aff251b
Kararda, “kullanılan kredinin faiz dışı maliyetlerinin sözleşme öncesi bilgi formuyla tüketiciye açıklandığı ve tüketicinin imzalı rızası bulunduğu takdirde tahsilatların hukuka uygun olacağı” ifade edilmiştir.
4. Mahkeme kararlarında bahsedilen "ön bilgilendirme formu" ve "sözleşme" kavramları tüketici hakları açısından ne kadar önemlidir?
Ön bilgilendirme formu ve kredi sözleşmesi, tüketicinin bankacılık hizmeti veya kredi kullanımı sırasında ne tür masraflarla karşılaşacağını öğrenmesi ve rızasını açıkça göstermesi açısından büyük önem taşır. Mahkeme kararlarında:
- Tüketicinin haklarını koruyabilmesi için, bu formun ve sözleşmenin her sayfasının imzalanması önerilir.
- Bankanın tek taraflı olarak belirlediği matbu hükümler (genel işlem koşulları), tüketici ile tartışılmamış ve içeriği yeterince aydınlatılmamışsa haksız şart sayılabilir.
- Bazı durumlarda kredi sözleşmelerinin eki olarak hazırlanan “Ücret, Komisyon, Vergi ve Masraflar” başlıklı bölümlerin de tüketiciye anlaşılır şekilde sunulması gerektiği vurgulanmaktadır.
Örnek Yargı Kararı:
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2022/850 K.2024/118 T.15.02.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/65bd338b-feef-4f85-a5b3-a7d71aa86b06
Burada, “ön bilgilendirme” ve “sözleşme” kavramlarının, tüketicinin hem masraf kalemlerini öğrenmesi hem de bunlara itiraz edebilmesini sağlaması bakımından kritik olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
- Bankaların, kredi tahsis ücreti, dosya masrafı, periyodik hizmet komisyonu gibi bedelleri talep etmesi, yasal mevzuat çerçevesinde mümkündür.
- Ancak bu ücretlerin önceden bildirilmesi, somut bir hizmetin karşılığı olması ve sözleşmede açıkça belirtilmesi şarttır.
- Tüketici, imzaladığı ön bilgilendirme formu ve sözleşme sayesinde hangi masrafları üstlendiğini bilir ve buna rızasını açıkça gösterir.
- Aksi halde, genel işlem koşulu niteliğindeki matbu sözleşme hükmü, “tüketici aleyhine ağır dengesizlik” doğurduğu ölçüde haksız şart olarak değerlendirilir ve iadesine karar verilebilir.
Yargı uygulamasında bu hususlara özen gösterilmediği takdirde, tüketiciler tarafından açılan iade davalarında bankalar aleyhine kararlar verildiği görülmektedir. Dolayısıyla ön bilgilendirme ve yazılı onay mekanizması, tüketicilerin korunmasında en temel güvencedir.