Blog

Bekletici Sorun Kavramı, Uygulanması ve HMK 165. Maddeye İlişkin Emsal Karar İncelemesi

Bekletici sorun kavramı, yargılama sürecinde karşılaşılan bir konudur. Bu yazıda, bekletici sorunun tanımı, uygulanması ve HMK 165. maddeye ilişkin emsal karar örnekleri ile birlikte açıklanmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
bekletici sorun
hukuk muhakemeleri kanunu
emsal karar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Bekletici Sorun Kavramı, Uygulanması ve HMK 165. Maddeye İlişkin Emsal Karar İncelemesi

Aşağıda, bekletici sorun kavramı ile HMK 165. maddenin içeriği, mahkemenin hangi durumlarda bekletici sorun uygulamasına karar verebileceği ve süresi içinde ilgili başvuruyu yapmayan tarafın hangi sonuçlarla karşılaşabileceği konuları, yargı kararları eşliğinde özetlenmiştir.


1. Bekletici Sorun Nedir ve HMK 165. madde Bu Kavramı Nasıl Tanımlar?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 165, bekletici sorunu şu şekilde tanımlamaktadır:

“Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. ...”

Bu düzenleme uyarınca, bir davada verilecek kararın, başka bir davanın veya resmî makamın kararına bağlı olması durumunda, hakim davayı geçici olarak durdurma (bekletme) yetkisine sahiptir.

Emsal Karar Atıf:

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/2377 K. 2022/1693 T. 07.03.2022
    [Kararın Tam Metni için bkz. https://app.dejure.ai/dokuman/6d114835-e865-41d6-a327-ef2e7d6fa2c1]
    Kararda açıkça 165. maddedeki “bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut idari makamın kararına bağlı ise bekletici sorun uygulaması yapılacağı” belirtilmiştir.

2. Mahkeme Hangi Durumlarda Bir Davada Bekletici Sorun Uygulamasına Karar Verebilir?

Mahkeme, davaya ilişkin uyuşmazlığın çözümü için öncelikle başka bir yargılamanın veya idari sürecin sonucuna ihtiyaç duyuyorsa, bekletici sorun uygulamasına karar verebilir. Yani:

  • Bir davada verilecek karar, diğer davanın sonucuna doğrudan bağlı ise,
  • İlgili idari makamın tespiti veya kararı beklenmeksizin esas hakkında hüküm verilemeyecekse,
  • Söz konusu başka davadaki yahut idari incelemedeki durum, halen görülmekte olan dava için belirleyici ise,

mahkeme, bekletici sorun uygulamasına giderek, “o diğer davanın veya idari incelemenin sonucunu bekleme” yönünde karar verir.

Emsal Karar Atıf:

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/344 K. 2024/1992 T. 17.12.2024
    [Kararın Tam Metni için bkz. https://app.dejure.ai/dokuman/5aae0904-6087-42e9-95cb-379c804c9d83]
    Bu kararda “mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir” ibaresine atıf yapılarak, bekletici sorunun uygulanma ölçütleri açıklanmıştır.

3. Taraflar Verilen Süre İçinde Gerekli Başvuruyu Yapmazsa Ne Olur?

HMK 165/2’ye göre, bir davanın diğer bir süreçle bağlantılı olduğu saptandığında, mahkeme ilgili tarafa, “gerekli yargı merciine veya idari makama başvurması” için uygun bir süre verir. Taraf, bu süre içinde başvurusunu yapmazsa, “o husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılır” ve mahkeme, esas dava hakkında kararını verir.

Buna göre, bekletici sorun teşkil eden konuda inceleme ve karar alınması için taraf, verilmiş süre zarfında gerekli işlem veya başvuruda bulunmazsa, o husus dava bakımından ileri sürülmemiş gibi kabul edilir ve mahkeme esas hakkında hüküm tesis eder.


4. İddiadan Vazgeçmiş Sayılma Ne Anlama Gelir?

Kanunun açık hükmü uyarınca, mahkemenin verdiği kesin süreye rağmen ilgili başvuruda bulunmayan taraf, o meseleye ilişkin iddiasını artık yürütemez. Mahkeme, bekletici sorunun konusu olan iddiayı inceleme dışı bırakarak, kalan çerçeve üzerinden davayı esastan sonuçlandırır. Bu hal, usul hukuku anlamında “feragat” (davadan feragat) ile aynı sonucu doğurmaz ise de, belirli bir iddia yönünden, tarafın aktif talebinin artık değerlendirme dışı kalmasına sebep olur.


Sonuç

  1. Bekletici Sorun (HMK 165): Bir davada verilecek kararın, başka bir davanın veya bir idari makamın kararına bağlı olduğu hallerde uygulanır.
  2. Uygulama Ölçütleri: Mahkeme, davanın “kısmen veya tamamen” başka bir inceleme veya yargılamanın sonucunu beklemesi gerektiğine kanaat getirirse, yargılamayı erteler.
  3. Başvuru Yükümlülüğü ve Süre: Mahkeme, ilgili tarafa uygun bir süre verir. Bu süre içinde gerekli başvuru yapılmazsa taraf, o konudaki iddiasından vazgeçmiş sayılır.
  4. İddiadan Vazgeçme: Verilen kesin süre zarfında başvuru yapılmaması, tarafın ilgili iddiasının geçerliliğini kaybetmesine yol açar; mahkeme, davayı bu eksikle sonuçlandırır.

Bu esaslar çerçevesinde, yargılama sürecinde bekletici sorun kararı verilirken tarafların, kanunca öngörülen süre içerisinde gerekli başvuruları yapmaları, aksi halde iddialarının hükümsüz kalacağını göz önünde bulundurması önem taşır.