Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
BİPOLAR BOZUKLUK TANISI ALMIŞ SANIKLARIN CEZAİ EHLİYETİNE İLİŞKİN EMSAL KARARLAR VE DEĞERLENDİRMELER
Psikiyatrik rahatsızlıklar içerisinde bipolar bozukluk tanısı, ceza hukukunda cezai ehliyet değerlendirmesi bakımından sıkça gündeme gelmektedir. Bipolar bozukluk, dönemsel olarak manik veya depresif epizodlarla seyreden, zaman zaman fiilin hukukî anlam ve sonuçlarının algılanması veya davranışları yönlendirme yeteneğinin kısmen yahut tamamen etkilenmesine yol açabilen bir rahatsızlıktır. Aşağıda yer alan emsal nitelikteki bazı Yargıtay kararları, bipolar bozukluk vakalarında cezai ehliyetin nasıl değerlendirildiğini ortaya koymaktadır.
1. BİPOLAR BOZUKLUK TANISI ALMIŞ SANIKLARIN CEZAİ EHLİYETİNDE HANGİ YASAL KRİTERLER KULLANILMAKTADIR?
Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 32, akıl hastalığı veya benzeri ruhsal bozukluk halleri nedeniyle sanığın işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin etkilenip etkilenmediğini esas alır.
- TCK 32/1: Fiili işlediği sırada akıl hastalığı sebebiyle fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği tamamen ortadan kalkmış olanlar, cezalandırılamaz.
- TCK 32/2: Bu yeteneklerde “önemli derecede azalma” varsa cezada indirim yapılır.
Bipolar bozukluk tanısı olan sanıklar yönünden de TCK m. 32 çerçevesinde, eğer atılı fiilin işlendiği sırada kişinin manik, depresif veya psikotik özellikli bir epizod geçirdiği ve fiilin sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli ölçüde ortadan kaldırdığı tespit edilirse, akıl hastalığı hükümleri uygulanabilmektedir.
Örnek Karar
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/9971 K. 2020/243 T. 07.01.2020
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/0fda69a9-ffac-40dc-b5e2-61b8f3e8bc00]
Bu kararda “Bipolar affektif bozukluk” tanısı olan sanığın, TCK 32. madde çerçevesinde cezai ehliyet durumunun Adli Tıp’tan rapor alınarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. FARKLI TIBBİ RAPORLAR ORTAYA ÇIKTIĞINDA MAHKEMELER NASIL BİR SÜREÇ İZLEMEKTEDİR?
Bipolar bozuklukta sıklıkla birbirinden farklı raporlar düzenlenebilmektedir. Örneğin bir hastane sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu sonucuna varırken, bir başka hastane kısmen veya tamamen ehliyetinin olmadığını bildirebilir. Mahkemeler bu durumda genellikle:
- Rapordaki çelişkileri gidermek için sanığın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Adli Tıp Üst Kurulunda gözlem altına alınmasını isterler.
- Dava dosyasında mevcut tüm önceki tedavi ve raporları toplar,
- Kurul raporları arasında çelişki varsa, Üst Kurul aşamasına giderek kesinleştirmeye çalışır.
Örnek Karar
-
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/9530 K. 2024/2415 T. 04.04.2024
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/e89763c7-080a-45ad-af02-e02db6ebe558]
Mahkeme, “Atipik afektif (bipolar) bozukluk” tanısı ile “cezai ehliyeti kısmen etkilenmiştir” diyen rapor ile “ceza sorumluluğu tamdır” diyen rapor arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu incelemesiyle gidermek gerektiğine karar vermiştir. -
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/1222 K. 2024/7675 T. 21.11.2024
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/fd95ce79-e44e-4062-9661-792227225eaf]
Burada da “Karışık psikoaktif madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk” raporu ile “ceza sorumluluğu tam” raporu arasındaki çelişki nedeniyle sanığın Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması gerektiğine hükmolunmuştur.
3. BU MAHKEME KARARLARINDA BİPOLAR BOZUKLUĞUN CEZAİ EHLİYETİ DEĞERLENDİRME SÜRECİNDEKİ ZORLUKLAR NELERDİR?
Bipolar bozukluğa ilişkin yargılamalarda görülen temel zorluklar şunlardır:
- Epizodların dönemsel seyri: Hastalık seyrindeki manik ya da depresif dönemler farklı zamanlarda ortaya çıkar. Suçun işlendiği an, hangi epizoda rastlıyor?
- Raporlardaki uyumsuzluk: Farklı hastanelerin veya uzmanların sanığı epizod dışı dönemde incelemesi hâlinde “ceza ehliyeti tam” raporu çıkabilir. Epizod sırasında değerlendirme yapılırsa “ceza ehliyeti sınırlı veya yok” sonucu doğabilir.
- Psikotik özellik: Bipolar bozukluğun psikotik belirtiler göstermesi hâlinde, fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama kabiliyeti çok daha ciddi biçimde etkilenebilir.
- Uzman eksikliği veya zaman aralığı: Davalar sürecinde sanık uzun zaman sonra muayene edildiğinden, olay anındaki ruhsal durumun net tespiti güçleşir.
Örnek Karar
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/1460 K. 2022/3593 T. 16.05.2022
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/397f59a0-a187-4ac1-870b-a06d465996ea]
Mahkeme, sanığın geçmişinde “Bipolar affektif bozukluk” tanısı, “iki uçlu mizac bozukluğu” raporları olduğuna dikkat çekmiş; aradan geçen sürede sanığın hastalık belirtilerinde farklılıklar görüldüğü için çelişkilerin Adli Tıp Üst Kurulu incelemesiyle giderilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Sonuç Olarak
- Bipolar bozukluk tanısı, tek başına ceza ehliyetini ortadan kaldırmaz veya azaltmaz. Önemli olan, hastalığın suç anında sanığın davranışlarını yönlendirme ve fiilin sonuçlarını algılama yeteneğini ne derece etkilediğidir.
- Mahkeme, sanığın bipolar bozukluk geçmişi olduğuna dair beyanlar veya raporlarla karşılaştığında, genellikle Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ister. Raporlar çelişkili ise, Üst Kurul incelemesi yoluna gidilir.
- Yargılamada en büyük zorluk, bipolar bozukluğun dönemsel seyri nedeniyle sanığın suç anındaki ruhsal halinin tespitidir. Süreç içerisinde birbiriyle çelişen raporlar veya eksik muayeneler sıkça ortaya çıkar.
- Tüm bunlar, ceza muhakemesinde TCK m. 32 çerçevesinde titiz bir değerlendirmeyi gerektirir. Bipolar bozukluğun varlığı halinde dahi suç anındaki irade incelenecek, tam veya kısmi ehliyet durumuna göre indirim veya ceza sorumluluğu yokluğu sonuçları değerlendirilecektir.
Bu şekilde, bipolar bozukluk tanısı almış sanıkların cezai ehliyeti TCK ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda somut raporlar, olay anı ruhsal durum ve Adli Tıp değerlendirmeleriyle ayrıntılı biçimde belirlenmektedir.