Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Borçlunun İtiraz Etmemesi, Takibin Kesinleşmesi ve İtirazın İptali/Kaldırılması: Sıkça Sorulan Sorular Ve Emsal Kararlar
İlamsız icra takibi süreçlerinde, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi veya itiraz etmemesi; alacaklının takip işlemlerine devam edebilmesi bakımından büyük önem taşır. Borçlunun kısmi itiraz hakkı da uygulamada sıkça ortaya çıkan konular arasındadır. Aşağıda, bu hususlarla ilgili temel sorular Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararlarından örneklerle açıklanmaktadır.
1) Borçlu Süresi İçinde İtiraz Ederse Alacaklı Takip İşlemlerine Devam Etmek İçin Hangi Yollara Başvurabilir?
1.1. İtiraz Üzerine Takibin Durması
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 66’ya göre, borçlu yasal 7 günlük itiraz süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinde takip kendiliğinden durur. Bu durumda alacaklının takibe devam edebilmesi için:
-
İtirazın İptali Davası (İİK m. 67)
Alacaklı, genel mahkemede “itirazın iptali” talebiyle dava açarak, borçlunun yaptığı itirazı hükümden düşürmeyi amaçlar. Dava sonucunda itirazın iptaline karar verilmesi hâlinde takip kaldığı yerden devam eder. Kararın kesinleşmesi gerekmez; ancak borçlu, temyiz yoluna giderken icranın durdurulmasını isteyebilir. -
İtirazın Kaldırılması (İİK m. 68)
Alacaklı, yeterli belgeye (İİK m. 68 anlamında “imzalı belge”, senet vb.) sahipse, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması talebinde bulunabilir. İcra mahkemesi, itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasına karar verebilir. İtirazın kaldırılması kararıyla takip devam eder.
Emsal Karar Atfı:
-
“İcra takibi, borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz üzerine durur. Alacaklının itirazı hükümsüz kılabilmesi için genel mahkemeden alacağı itirazın iptali ilamı veya icra mahkemesinden itirazın kaldırılması kararı getirmesi gerekir.”
(İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/251 K. 2021/1009 T. 21.12.2021,
Link) -
“Genel haciz yolu ile takipte, borçlu yasal sürede itiraz ederse İİK m. 66 gereğince takip durur. Takibe devam için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararı veya genel mahkemeden alınmış itirazın iptali ilamı gerekir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/4234 K. 2022/11794 T. 09.11.2022,
Link)
2) Borçlunun İtiraz Etmemesi Durumunda İcra Takibinin Kesinleşmesi Her Zaman Alacaklının Lehine Mutlak Bir Sonuç Doğurur mu? İstisnaları Var mıdır?
Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. Alacaklı, takip kesinleştikten sonra:
- Haciz talebinde bulunabilir,
- Haciz ve satış gibi diğer işlemleri yaptırabilir.
Ancak bu kesinleşme her zaman alacaklının menfaatini tam anlamıyla garanti altına almayabilir. Olası istisnalar şunlardır:
- Borçlunun Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65) Talebi: Borçlu, mücbir sebep veya kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemediğini kanıtlarsa, icra mahkemesinden gecikmiş itiraz hakkı talep edebilir.
- Borçlunun İcra Dışı Anlaşma, Ödeme vb. İddiaları: Her ne kadar takip kesinleşmiş olsa da borçlu, ödeme yaptığını veya itfa, ibra gibi hususları ispatlayarak takibin hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir.
- İstihkak İddiaları: Borçlunun üçüncü şahıslara ait malvarlığını haczettirmek alacaklıya her zaman tam sonuç sağlamaz; istihkak iddiası veya davaları gündeme gelebilir.
3) İtirazın İptali Davası ve İtirazın Kaldırılması Kararı Arasındaki Temel Farklar ve Sonuçları Nelerdir?
3.1. İtirazın İptali Davası
- Genel mahkemelerde (asliye ticaret, asliye hukuk vb.) görülür.
- Alacaklının, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın dayandığı hukuki sebepleri yargılamada ayrıntılı şekilde incelettiği ve itirazı hükümsüz kılmak istediği davadır.
- Sonucunda verilen karar, bir “itirazın iptali ilamı” niteliğindedir. Kararın icra dosyasına sunulmasıyla takip kaldığı yerden devam eder.
- Mahkeme, alacaklının isteği doğrultusunda “inkâr tazminatına” da hükmedebilir (İİK m. 67/2).
3.2. İtirazın Kaldırılması Kararı
- İcra mahkemesi nezdinde başvurulur (İİK m. 68-68a).
- Alacaklının sunacağı belge (imzalı belge, noter onaylı sözleşme vb.) yeterli görülürse, borçlunun itirazı “kesin” veya “geçici” olarak kaldırılır.
- Geçici kaldırma hâlinde, borçlunun dava hakkı saklı tutulur (menfi tespit davası açabilir).
- Kesin kaldırma hâlinde borçluya “kötüniyet tazminatı” dahi verilebilir. Kararla takip devam eder.
Kısaca: İtirazın iptali “geniş kapsamlı bir yargılama” neticesinde, itirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde “belgeye dayalı” olarak hızla çözülür.
4) Borçlu Borcun Sadece Bir Kısmına İtiraz Ederse, Alacaklı İtiraz Edilmeyen Kısım İçin Nasıl Bir Yol İzleyebilir?
İİK m. 66/2 gereğince, borçlunun yalnızca bir miktarına itiraz ettiği borç için, itiraz edilmeyen kısım kesinleşir ve takibe devam edilebilir. Alacaklı, şu yolu izleyebilir:
- İtiraz Edilmeyen Kısma Haciz İstemi: Alacaklı, borçlunun “kabul ettiği” miktar için hemen haciz talep edebilir. Takip, kabul edilen kısım yönünden durmaz.
- Kalan Kısım İçin İtirazın İptali/Kaldırılması: İtiraz edilen kısım yönünden alacaklı yine itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gidebilir.
Emsal Karar Atfı:
- “Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlu borcun bir kısmına itiraz ederse, itiraz edilmeyen kısım açısından takip durmaz. Alacaklı bu miktar yönünden haciz isteyebilir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2629 K. 2023/9022 T. 20.12.2023,
Link)
Sonuç
- Süresinde itiraz takibi durdurur ve alacaklı, ya itirazın iptali davası açarak ya da itirazın kaldırılması talebinde bulunarak takibin devamını sağlar.
- Borçlunun itiraz etmemesi takibin kesinleşmesini sağlar; ancak gecikmiş itiraz gibi istisnalar mevcuttur.
- İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması birbirinden farklı yargı mercilerinde incelenir ve farklı usul sonuçları doğurur.
- Kısmi itiraz hâlinde, itiraz edilmeyen kısım için takip durmaksızın devam eder; geri kalan kısım için alacaklının ayrıca itirazı hükümsüz kılmak üzere yargı yoluna gitmesi gerekir.
Bu şekilde, alacaklının hak arama süreci ve borçlunun itiraz hakkı, İİK hükümleri ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca dengelenmektedir.