Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
BOŞANMA DAVALARINDA MANEVİ VE MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN EMSAL KARARLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Boşanma davalarında manevi ve maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için belirli hukuki koşulların oluşması gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 174. maddesi bu hususu düzenlemekte olup, 174/1 maddesi maddi tazminatı, 174/2 maddesi ise manevi tazminatı hükme bağlamaktadır. Aşağıda, boşanma sürecinde manevi tazminat için gereken şartlar, eşlerin eşit kusurlu sayılmasının sonuçları, “kişilik haklarına saldırı” kavramının ne ifade ettiği ve maddi tazminatla manevi tazminatın farkları özetlenmiştir.
1) Manevi Tazminat Talebinin Kabulü İçin Gerekli Koşullar
TMK m. 174/2 uyarınca, boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan ve kusursuz veya daha az kusurlu olan eş, kusurlu diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında, şu şartlar aranır:
- Boşanmaya sebep olan olaylar sonucunda kişilik haklarında zedelenme (hakaret, tehdit, şiddet vb.)
- Manevi tazminat talep eden eşin, diğer tarafa göre daha az kusurlu veya kusursuz olması
- Davayı açan ya da karşı dava yönelten tarafın bu tazminat istemini boşanma davası ile birlikte veya en geç karar kesinleşmeden talep etmesi
Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1614 K. 2020/2711 T. 08.06.2020 tarihli kararında
(https://app.dejure.ai/dokuman/4f92bea3-f429-4db8-8619-58832851e7fb)
kadının ağır veya eşit kusurlu olmadığı ve kocanın eylemlerinin “kişilik haklarına saldırı” oluşturduğu anlaşıldığından manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğine hükmedilmiştir.
2) Eşlerin Eşit Kusurlu Bulunması Manevi Tazminatı Nasıl Etkiler?
Yargıtay, yerleşik içtihatlarında “eşit kusurlu” olan bir tarafın yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceğini vurgulamaktadır. Çünkü manevi tazminat, az kusurlu veya kusursuz tarafın, kusurlu eşten isteyebileceği bir alacaktır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2288 K. 2020/3474 T. 30.06.2020 kararında
(https://app.dejure.ai/dokuman/dfcb5c8a-88fa-4d8b-b699-a52134f989fd)
“Taraflar eşit kusurlu olduğunda, eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceği” açıkça ifade edilmiştir.
3) “Kişilik Haklarına Saldırı” Kavramı Ne Anlama Gelir?
Boşanmaya yol açan olayların, manevi tazminata esas olabilmesi için, kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi gerekir. “Kişilik hakları”, eşin onur, haysiyet, beden bütünlüğü, ruhsal bütünlük gibi alanları kapsar. Hakaret, tehdit, fiziksel veya psikolojik şiddet, aşağılayıcı davranış, iftira vb. fiiller kişilik haklarına saldırı olarak görülmektedir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3626 K. 2024/326 T. 17.01.2024 kararında
(https://app.dejure.ai/dokuman/5c243296-0d23-40ba-a4f5-f0fbeea12fd9)
manevi tazminat talep eden kadının kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte kusurlu eylem bulunmadığı gerekçesiyle kadının talebinin reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yani salt ekonomik ilgisizlik, ev geçimini aksatma gibi fiiller, her zaman kişilik hakkı saldırısı olarak nitelendirilmez.
4) Maddi Tazminat Talebinin Reddedilme Gerekçeleri ve Manevî Tazminattan Farkı
Maddi tazminat (TMK m.174/1), boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen, kusursuz veya az kusurlu eş tarafından talep edilir. Reddin sebepleri şunlardır:
- Talep Edenin Ağır veya Eşit Kusurlu Olması: Maddi tazminat da diğer tarafa göre daha az kusurlu veya kusursuz olunmasını arar.
- Zararın Kanıtlanamaması: Mevcut veya beklenen menfaat zedelenmesi somut delillerle ispatlanamazsa reddedilir.
- Boşanma Dışı Neden: Maddi kaybın boşanmadan değil, başka etkenlerden kaynaklandığı ortaya çıkarsa talep reddedilir.
Manevi tazminat ise “kişilik haklarına saldırı” boyutunu ve tarafların kusur durumlarını baz alır. Maddi tazminattan farklı olarak zararın parasal ispatı aranmaz; esasen manevi huzursuzluğu, üzüntüyü, onur kırılmasını telafiye yöneliktir.
Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2288 K. 2020/3474 T. 30.06.2020 kararında
(https://app.dejure.ai/dokuman/dfcb5c8a-88fa-4d8b-b699-a52134f989fd)
manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği hallerde, davacının maddi tazminat talebinin de somut delillerle desteklenmesi gerektiğini, aksi halde reddedilebileceğini vurgulamıştır.
Sonuç
- Manevî Tazminat için, boşanmaya yol açan olaylarda daha az kusurlu veya kusursuz olmak, ayrıca eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir. Eşit kusur halinde manevi tazminata hükmedilmez.
- Kişilik haklarına saldırı, onur ve haysiyet kırıcı, fiziksel veya psikolojik şiddet içeren, tehdit, aşağılama vb. fiilleri kapsar.
- Maddi Tazminat, boşanma sebebiyle uğranılan maddi menfaat kaybını telafiye yöneliktir; şartları oluşmazsa reddedilir. Manevî tazminattan farkı, talep edenin somut ekonomik kaybı ispatlama gerekliliğidir.
Bu doğrultuda, boşanma davalarında tazminat istemleri, kusur oranları ile kişilik haklarının ihlali veya mevcut/beklenen menfaat kaybı kriterleri üzerinden değerlendirilmekte; Yargıtay kararları da bu ölçütlere vurgu yaparak hem maddi hem de manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanaklarını açıklamaktadır.