Blog

Boşanma Davalarında Düğünde Takılan Takıların Kime Ait Olduğu ve İspat Yükü: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Boşanma davalarında en sık karşılaşılan konulardan biri, evlilik birliği içinde düğünde takılan ziynet eşyalarının hangi eşe ait olduğunun belirlenmesidir. Bu yazıda, bu hususlara dair temel ilkeler ve mahkeme içtihatlarına dayanan açıklamalar yer almaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
boşanma dava
düğün takıları
kişisel mal
ispat yükü
yargıtay kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

BOŞANMA DAVALARINDA DÜĞÜN TAKILARI VE İSPAT YÜKÜ

Boşanma davalarında en sık karşılaşılan konulardan biri, evlilik birliği içinde düğünde takılan ziynet eşyalarının hangi eşe ait olduğunun belirlenmesidir. Yargıtay içtihatlarında ve bölge adliye mahkemesi kararlarında genellikle düğünde kadına takılan takıların, kim tarafından takılmış olursa olsun “kadına bağışlanmış sayılacağı” kabul edilmektedir. Ancak bu kuralın bazı istisnaları ve “aksi ispat” koşulları da bulunmaktadır. Aşağıda, bu hususlara dair temel ilkeler ve mahkeme içtihatlarına dayanan açıklamalar yer almaktadır.


1) Boşanma davalarında düğünde takılan takıların kime ait olduğuna dair genel kural nedir ve hangi durumlarda değişebilir?

Genel Kural
Boşanma yargılamalarında yerleşik içtihat ve örf-adet kurallarına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları kime ve kim tarafından takılmış olursa olsun kural olarak kadına bağışlanmış sayılmakta ve kadının kişisel malı niteliğini kazanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin birçok kararında (örneğin aşağıdaki referansta belirtilen kararlarda) bu ilke sürekli vurgulanmıştır.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/7711 K. 2022/7458 T. 27.09.2022
Bağlantı: https://app.dejure.ai/dokuman/65896892-d61c-4266-834f-6b1eab024a87

İstisnai Durumlar ve Değişebilirlik

  • Aksine Yerel Adet veya Anlaşma: Bazı bölgelerde erkeğe takılan altının “erkeğin kişisel malı” olacağına dair yerel adet veya taraflar arasında aksine açık bir anlaşma varsa, bu kural değişebilir. Ancak bunu ispat yükümlülüğü aksini iddia eden tarafa düşmektedir.
  • Kadının Rızası ile iade edilmemek üzere Verme: Kadın, ziynet eşyalarını “iade edilmemek üzere” isteyerek ve bilerek erkeğe veya aileye vermişse, artık ziynetler geri talep edilemez. Fakat kadının bu rızasının varlığı, ziynetlerin “bağış” olduğu veya geri istenmeyeceği hususu, erkeğe ait olduğunu iddia eden tarafça ispatlanmalıdır.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5260 K. 2022/7935 T. 10.10.2022
Bağlantı: https://app.dejure.ai/dokuman/e433eef4-2b85-467e-ab9f-b32f985e081e


2) Takıların erkeğe ait olduğunu iddia eden tarafın bunu kanıtlamak için ne tür deliller sunması gerekir?

Düğünde kadına takılan takıların tamamının kadına ait kabul edilmesi ilkesini bertaraf etmek isteyen taraf (çoğu kez erkek veya ailesi), “bu takıların gerçekte kendisine verildiğini”, “bağışlanmadığını” veya “yerel adet gereği erkeğe ait olduğunu” ileri sürerek ispat yükünü üstlenir. İddiasını kanıtlamak için:

  1. Şahit (tanık) beyanları: Takıların ortak ihtiyaçlar için bozdurulduğuna veya kadının rızasıyla iade edilmemek üzere verildiğine ilişkin tanık beyanları.
  2. Belge, ses kaydı, yazışmalar: Takıların bozdurulduğunu ve bedelinin ortak borca veya erkeğin şahsi kullanımına harcandığını gösterir makbuzlar, mesajlar vb.
  3. Sözleşme veya yazılı anlaşma: Düğünde veya evlilik sırasında takıların erkeğe verildiğini kanıtlayan yazılı belgeler (örnek: yerel adet protokolü, aile büyükleri huzurunda düzenlenmiş imzalı belge).

Erkek, “takıların kendisine iade edilmemek üzere verildiğini” veya “kadının gönüllü olarak bu takıları bağışladığını” ispatlayamadığı sürece, takıların geri ödenmesi yükümlülüğünden kurtulamaz.

Atıf: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2236 K. 2023/2268 T. 30.11.2023
Bağlantı: https://app.dejure.ai/dokuman/1383cf95-e78d-4620-b4cb-f816771f633c


3) “Aksi ispat” durumları nelerdir? Yani, takıların kadına ait sayılmaması için hangi durumların kanıtlanması gerekir?

Kural olarak kadına ait sayılan ziynetlerin aksinin ispatı için şu hususların ortaya konması gerekir:

  1. Takının Gerçekten Erkeğe veya Ailesine Bağışlandığı

    • Kadının açık rızası ile “bu takıyı sana veriyorum, bir daha istemeyeceğim” şeklinde bir bağış iradesi bulunduğunun ispatı.
    • Kimi zaman taraflar arasında sözlü veya yazılı “takıların borca harcanacağının ve kadının bu takıları talep etmeyeceğinin” kararlaştırıldığı ileri sürülebilir. Ancak bunun tanık veya belgeyle somut şekilde ispatı şarttır.
  2. Yerel Adet Gereği Erkeğe Ait Olduğu

    • Bazı yörelerde takıların erkeğe takılması, erkeğin ailesinin veya yakınlarınca verildiği durumlarda erkeğe ait sayılacağına dair güçlü ve yerleşik bir örf-adet kuralı varsa, bu durumun varlığı aynı şekilde tanık veya resmî belgeyle kanıtlanmalıdır.
    • Her yerel adet, mahkemece kendiliğinden kabul edilmez; “bu bölge örfü” iddiasını ortaya atan taraf, ısrarla ispat külfetini taşıyacaktır.
  3. Kadının Rızasıyla Ortak İhtiyaçlar İçin Harcandığı ve Geri İstenmeyeceğinin Açıklandığı

    • Eşler evlilik sırasında takıları borç ödemek, konut veya araba almak vb. ortak ihtiyaçlar için bozdurabilir. Ancak bundan dolayı ziynetlerin erkeğe devredildiği varsayılmaz.
    • Eğer harcama sırasında kadın “Bu takıları senin adına kullan, bir daha geri istemeyeceğim” demişse veya bu anlama gelecek bir davranışta bulunmuşsa, erkek bu durumu da tanık beyanı ya da yazılı belgeyle ispatlamalıdır.

Atıf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2194 K. 2024/126 T. 17.01.2024
Bağlantı: https://app.dejure.ai/dokuman/0df3207e-0f4c-4427-adfd-6e5eac643feb


Sonuç

  • Genel İlke: Düğünde takılan takılar, kim tarafından kime takılırsa takılsın kural olarak kadının kişisel malı sayılır.
  • İspat Yükü: Takıların erkeğe veya ailesine ait olduğunu ya da kadının iade hakkından vazgeçtiğini iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
  • Aksi İspat Koşulları: Takıların kadına bağışlanmadığına dair yerel adet, açık bağış, iade edilmemek üzere erkeğe verilme iradesi gibi durumlar mutlaka delillerle (tanık, belge, kayıt vb.) kanıtlanmalıdır.

Boşanma yargılamasında mahkemeler, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, sunulan delilleri ve yerleşik içtihatları dikkate alarak karar vermektedir. Her somut olayın özelliğine göre, hangi takıların kadına ait sayılacağı ya da hangi takıların yerel adet veya özel anlaşmayla erkeğe mal edileceği hususu ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, ziynet alacağı davası açıldığında veya boşanma davası içinde bu konuya ilişkin talepte bulunulduğunda, tarafların iddia ve savunmalarını destekleyen delilleri somut ve tutarlı şekilde sunmaları büyük önem taşır.