Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
CİNSEL İSTİSMAR SUÇUNA İLİŞKİN SORULAR VE EMSAL KARARLAR
Cinsel istismar suçu Türk Ceza Kanunu’nun özellikle TCK 103 maddesinde düzenlenmekte olup, bu madde çocuğa karşı (18 yaşını doldurmamış kişiye karşı) gerçekleştirilen cinsel davranışları cezalandırmaktadır. Aşağıda, cinsel istismarın değişik türleri, mağdurun yaşı ve failin kimliği gibi unsurların cezaya etkisi, ayrıca hangi hallerin şikâyete tâbi olduğu, emsal Yargıtay kararları ışığında değerlendirilmektedir.
1. Cinsel İstismarın Farklı Türleri (Sarkıntılık, Vücuda Organ Sokulması) İçin Öngörülen Cezalar Nelerdir?
TCK 103’te, çocuğun cinsel istismarı genel olarak “çocuğu cinsel yönden istismar eden kişinin sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı” öngörülmüştür.
- Sarkıntılık Düzenlemesi: Eğer fiil “sarkıntılık düzeyinde” kalmışsa, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Uygulamada “sarkıntılık”, cinsel amaçla yapılan ve ani–kesik, kısa süreli fiziksel temaslar olarak tanımlanır.
- Vücuda Organ (veya sair cisim) Sokulması: TCK 103/2’ye göre, cinsel istismarın nitelikli hâli sayılan vücuda organ veya sair bir cisim sokulması durumunda, on iki yıldan başlayan daha ağır cezalandırma söz konusudur (bu nitelikli hâl, suçun temel haline nazaran daha ağır cezayı gerektirir).
Emsal Karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/95 K. 2023/111 T. 01.03.2023 (https://app.dejure.ai/dokuman/1c39dbd9-1b6e-442b-9d26-ac682c06422e) kararında, TCK 103’te sarkıntılık hâli ile (ani ve kesik hareketler) tam bir cinsel istismar arasındaki sınırların uygulamada nasıl dikkate alınması gerektiği açıklanmıştır.
2. Mağdurun Yaşı, Ceza Süresini Nasıl Etkiler?
Cinsel istismar suçunda mağdurun yaşı, cezayı önemli ölçüde etkiler:
- 15 yaş altı (veya 15 yaşını doldurmuş olmakla birlikte fiilin anlamını algılama yeteneği gelişmemiş mağdurlar) herhangi bir rıza geçerli sayılmaksızın koruma altına alınır. Bu hâlde failin fiili, basit veya nitelikli cinsel istismar olarak cezalandırılır.
- 12 yaşını tamamlamamış mağdurlar söz konusu olduğunda, TCK 103 ek düzenlemelerle daha ağır cezalar öngörmüştür. Sarkıntılık hâlinde bile alt sınır yükselir (en az beş yıl). Tam cinsel istismarda ise alt sınır on yıldır.
- 15–18 yaş arası mağdurla cinsel davranışların cezalandırılması için, kural olarak cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden aranır. Aksi takdirde fiil reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104) olarak değerlendirilir ve bu suç şikâyete bağlıdır.
3. Failin Kimliği (Çocuk, Akraba, Kamu Görevlisi vb.) Cezada Artırıma Yol Açar Mı?
Evet. TCK’ya göre, cinsel istismar suçunda failin kimliği veya faille mağdur arasındaki ilişki bazen ek yaptırımlar veya cezayı artıran nedenler getirebilir. Örnekler:
- Failin üstsoy, altsoy, kardeş, üvey baba, üvey anne veya üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığından biri olması (TCK 103/3): Cezada artırım nedenidir.
- Failin vasisi, eğiticisi, öğreticisi, bakıcısı, koruyucu ailesi veya kamu görevlisi sıfatıyla nüfuzunu kötüye kullanması: Bu da artırım nedenidir.
- Failin de çocuk olması hâlinde, sarkıntılık suçunun kovuşturulması şikâyete bağlı sayılmaktadır (TCK 103/1-2. cümle).
4. Şikâyete Bağlı Suçlar Hangileridir ve Bu Durumun Sonuçları Nelerdir?
Çocuğun cinsel istismarı suçları kural olarak resen soruşturulur; yani mağdur veya yakını şikâyetçi olmasa dahi soruşturma ve kovuşturma yapılır.
- Ancak, TCK 103/1’deki sarkıntılık fiilinin failinin de çocuk olması durumunda, kanun bu hâli şikâyete bağlı kılmıştır. Yani fail de mağdur gibi henüz reşit değilse ve fiil “sarkıntılık” düzeyinde ise, mağdur, veli veya vasinin şikâyeti gerekir.
- Reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104) suçunda da şikâyet bir kovuşturma şartıdır. Mağdur şikâyetçi olmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Emsal Karar
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10590 K. 2023/8765 T. 21.12.2023 (https://app.dejure.ai/dokuman/492ff193-8427-4783-895d-16171c4bf2c4) kararında, failin de çocuk olduğu sarkıntılık hâlinde, soruşturma-kovuşturma yapılabilmesi için mağdur veya yasal temsilcisinin şikâyeti aranması gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Sonuç
Cinsel istismar suçu açısından, sarkıntılık fiili ile tam istismar arasındaki fark cezayı doğrudan etkiler; sarkıntılıkta (kısa, kesintili cinsel davranış) ceza daha düşükken, vücuda organ veya sair cisim sokulması söz konusuysa ceza daha yüksektir. Mağdurun yaşı küçüldükçe alt sınırlar yükselir; failin kimliği (akrabalık, vasilik, kamu görevlisi vb.) cezayı artırıcı neden olur. Failin de çocuk olduğu hâllerde, sarkıntılık şeklindeki cinsel istismar şikâyete bağlıdır; bu da kovuşturmanın başlaması için mağdur veya yasal temsilcisinin şikâyetçi olmasını gerektirir.