Blog

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi: Velayet Değişikliği Davalarında Nasıl Değerlendirilir?

Çocuğun üstün yararı ilkesi, velayet değişikliği davalarında en temel ilkedir. Bu ilke, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal gelişiminin en iyi şekilde sağlanmasını sağlar. Aşağıda, bu ilkeyi velayet değişikliği davalarında nasıl değerlendirileceğini açıklayan dört temel soruya cevap verilirken, ilgili emsal kararlardan alıntılar ve bağlantılarla (link) atıf yapılmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
velayet değişikliği dava
çocuğun üstün yarar
Yargıtay kararları
emsal kararlar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.


1. Çocuğun üstün yararı ilkesi velayet değişikliği davalarında nasıl değerlendirilir?

Velayet davalarında en temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Bu üstün yarar, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal gelişiminin en iyi şekilde sağlanması demektir. Yargıtay, çocuğun yararını ebeveynlerin taleplerinden üstün tutmaktadır:

“Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması hâlinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gerekir. Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.”
Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2554 K. 2020/3915 T. 17.09.2020 (farklı bir kararda geçmekle birlikte benzer ilkeleri ifade etmektedir)
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/6ef343be-330d-4324-a8cb-50b08e8a6428

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında da, yargılamanın çocuğun üstün yararını koruyacak biçimde yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Örneğin:

“Velayet davalarında asıl amaç, tarafların iddiaları ile mevcut delilleri değerlendirmek suretiyle çocuğun üstün yararına olanın belirlenmesidir...”
Künye: Anayasa Mahkemesi, B. 2019/35776, T. 02.06.2020
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/60ff0526-cf04-4e6a-adf5-111d8657ef13

Dolayısıyla yargılama makamları, çocuğun sağlığı, eğitimi ve kişilik gelişimi açısından hangi düzenlemenin daha elverişli olduğunu araştırmak, uzman raporları ve sosyal incelemelerle tespit etmek zorundadır.


2. Velayet değişikliği hangi somut durumların varlığında mümkün olabilir?

Velayet değişikliği talebinde bulunan ebeveynin, mevcut velayet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına aykırı hale geldiğini göstermesi gerekir. Örneğin:

  • Velayet hakkı sahibinin çocuğa karşı ihmal veya istismarı,
  • Velayet görevini kötüye kullanması veya yerine getirememesi (örneğin çocuğun eğitim hayatını ciddi şekilde aksatmak, psikolojik olarak zarar vermek),
  • Ebeveynin yaşadığı ortamın ciddi şekilde çocuğa zarar vermesi (kötü alışkanlıklar, şiddet, ilgisizlik vb.),
  • Ebeveynin çocuğun kişisel ilişki kurmasını sistematik biçimde engellemesi veya
  • Tarafların yeni evliliği, sık sık yurtdışı seyahati, çocuğun okul veya sağlık durumu gibi yeni olgular…

Yargıtay’ın bir kararında; boşanma davasından sonra velayet sahibi babanın görevi kötüye kullandığı veya ihmal- istismarda bulunduğu ispatlanamadığı, çocuğun babayla kalmaktan memnun olduğu anlaşıldığından, annenin velayet değişikliği talebinin reddine karar verilmiştir:

“Toplanan deliller, velayetin değiştirilmesi koşullarının oluştuğunu kabule elverişli değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı annenin velayetin değiştirilmesine yönelik davasının reddi gerekir.”
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/666 K. 2022/320 T. 15.03.2022
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/9600fd9f-97fe-41e1-a63c-c84a780ca2f5


3. Mahkemeler velayet değişikliği taleplerini değerlendirirken hangi delil ve faktörleri göz önünde bulundurur?

Mahkemeler, başta sosyal inceleme raporları olmak üzere:

  1. Uzman görüşü (psikolog, pedagog, sosyal hizmet uzmanı),
  2. Tarafların tanık beyanları,
  3. Tarafların barınma ve ekonomik durumları,
  4. Çocuğun yaşı, sağlık ve eğitim ihtiyaçları,
  5. Tarafların önceki velayet düzenlemesine uyup uymadıkları,
  6. Çocuğun görüşü (idrak çağında ise),
  7. Anne-babanın kötü alışkanlıkları olup olmadığı, çocuğa yeterli ilgi ve şefkat gösterip göstermedikleri...

Çocuğun yararına ilişkin kararlar, sıklıkla sosyal inceleme raporlarının önerileriyle şekillenmektedir:

“...Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılarak ... karar verilmelidir.”
Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/687 K. 2021/2814 T. 08.04.2021
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/7834c433-d39d-40a6-8b6d-1698cb8fc6d0


4. Çocuğun yaşı ve olgunluğu dikkate alınarak, çocuğun görüşü velayet davalarında ne kadar önemlidir?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri uyarınca, idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması gerekir. Mahkeme, çocuğu pedagojik ortamda dinleyerek ya da uzmanın raporu aracılığıyla çocuğun talebini öğrenir. Ancak çocuğun beyanı “mutlak belirleyici” olmayıp, üstün yarar ilkesine uygun düşmediği takdirde aksine karar da verilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin aşağıdaki kararı bu durumu özetlemektedir:

“...idrak çağında bulunan ortak çocukların görüşleri alınmalı, çocukların bedensel ve ruhsal gelişimini koruyan bir karar verilmelidir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.”
Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/666 K. 2022/320 T. 15.03.2022 (Benzer ilkeler)
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/9600fd9f-97fe-41e1-a63c-c84a780ca2f5

Kısacası, çocuğun görüşü velayet kararlarında önemli olmakla birlikte, tek ölçüt değildir. Mahkeme, çocuğun beyanını da dikkate alarak, velayeti hangi ebeveynin üstlenmesinin çocuğun her anlamda yararına uygun olduğunu tespit eder.


Sonuç

Velayet değişikliği davalarında temel kıstas, çocuğun üstün yararıdır. Mevcut düzeni değiştirecek “yeni vakıa ve olguların” varlığı kanıtlandığında, mahkeme, çocuğun menfaatine olacak şekilde velayeti değiştirebilir veya önceki düzeni koruyabilir. Bu süreçte sosyal inceleme raporları, tanık ifadeleri, uzman görüşleri ve çocuğun idrak çağında ise beyanı mahkemelerin kararına yön verir. Yargıtay’ın bu doğrultudaki içtihadı, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının gözetilmesi bakımından rehber konumundadır.


Bağlantısı Verilen Emsal Kararlar:

  1. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2554 K. 2020/3915 T. 17.09.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/6ef343be-330d-4324-a8cb-50b08e8a6428

  2. Anayasa Mahkemesi, B. 2019/35776, T. 02.06.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/60ff0526-cf04-4e6a-adf5-111d8657ef13

  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/666 K. 2022/320 T. 15.03.2022
    https://app.dejure.ai/dokuman/9600fd9f-97fe-41e1-a63c-c84a780ca2f5

  4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/687 K. 2021/2814 T. 08.04.2021
    https://app.dejure.ai/dokuman/7834c433-d39d-40a6-8b6d-1698cb8fc6d0