Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Dava veya Ceza Düşmesi Hâlleri İçin Müsadere, Adli Para Cezası, Yargılama Gideri ve Tazminat Sorumlulukları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) 74. maddesi, “Dava veya cezanın düşmesinin etkisi” başlığı altında, özellikle genel/özel af ve şikâyetten vazgeçme hâlleri ile sonuçlarına açıklık getirmektedir. Yine CMK 144. maddesi, hangi durumlarda haksız yakalama/tutuklama veya benzeri nedenlerle tazminat istenemeyeceğini düzenlemektedir. Aşağıdaki açıklamalar, Yargıtay kararları ışığında sorularınızı yanıtlamaktadır.
1. Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme durumlarında, müsadere edilen malların veya ödenen adlî para cezasının iadesi mümkün müdür?
TCK 74/1 hükmüne göre:
“Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını gerektirmez...”
Bu düzenleme açıkça, af veya şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davası ya da cezanın düşmesi hâlinde, daha önce müsadere edilmiş malların iade olunmayacağını, yine bu gerekçeyle tahsili yapılmış adlî para cezasının geri istenemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Emsal Karar:
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3865 K. 2023/6436 T. 25.09.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/2837606a-4169-4f50-a824-74a720fd7385
Kararda, “Genel af, özel af ve şikâyetten vazgeçmenin, müsadere edilen mal veya ödenmiş adlî para cezasının iadesine yol açmayacağı” vurgulanmıştır.
2. Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması veya tazminat (şahsi hak) davalarını nasıl etkiler?
TCK 74/2 hükmü şöyle düzenlenmiştir:
“Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez...”
Dolayısıyla:
- Bir ceza davası, af veya şikâyetten vazgeçme vb. sebeplerle düşmüş olsa bile, kendiliğinden malların iade zorunluluğu ortaya çıkmayabilir (zira iade, özel koşullara bağlıdır).
- Aynı şekilde, mağdurun tazminat (şahsi hak) davası açma imkânı da genel olarak devam eder. Bu davalar, ceza davası sonuçlarından bağımsız biçimde hukuk mahkemesinde görülebilir.
- Ancak, şikâyetten vazgeçme sırasında “şahsi haklardan da vazgeçildiğinin” ayrıca belirtilmesi hâlinde, mağdurun daha sonra hukuk davası açması mümkün değildir (TCK 73/7).
3. Cezanın düşmesi hâlinde tazminat ve yargılama giderleri talep edilebilir mi? Genel af durumunda yargılama giderleri de istenebilir mi?
TCK 74/3 hükmü şu şekildedir:
“Cezanın düşmesi, şahsi haklar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af hâlinde yargılama giderleri de istenemez.”
Buna göre:
- Cezanın düşmesi (örneğin zamanaşımı, genel/özel af, şikâyetten vazgeçme vb.) olayında, normalde mağdurun tazminat hakları veya yargılama giderlerine dair hükümler (ödenmesi kararlaştırılmışsa) geçerli olmaya devam eder.
- Fakat; genel af söz konusu olduğunda, yargılama giderleri de borçludan tahsil edilemez hâle gelir.
Emsal Karar:
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3865 K. 2023/6436 T. 25.09.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/2837606a-4169-4f50-a824-74a720fd7385
Kararda, cezanın düşmesinin şahsi haklara tesir etmediği, yalnızca genel af hâlinde yargılama masraflarının dahi istenemeyeceği açıkça ifade edilmektedir.
4. Genel af veya şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşen davalarda, CMK 144 uyarınca tazminat talebinde bulunulabilir mi?
CMK 144. maddesi, haksız yakalama/tutuklama vb. nedenlerle tazminat davası açılamayacak hâlleri düzenler. Anılan 144/1-c fıkrasında:
“Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen... kişilerin tazminat isteyemeyeceği...”
ifade edilmiştir. Bu kural, kanuna uygun yakalanıp tutuklanan ve sonrasında “af” veya “şikâyetten vazgeçme” gibi tamamen tarafların ya da devletin tasarrufu ile sonuçlanmış dava düşme hâllerini hedef alır. Dolayısıyla, bir kişi sadece af veya şikâyetten vazgeçme yoluyla davası düşmüşse, yakalama/tutuklama nedeniyle CMK 141 vd. hükümlerince tazminat talebinde bulunamaz.
Ancak, zamanaşımı yahut benzeri nedenlerle düşmüş davalarda, “düşme hali sanığın kusurundan kaynaklanmıyorsa” CMK 141 kapsamında tazminat istenebileceği yönünde Yargıtay kararları da mevcuttur. Her somut olayda, düşmenin hangi nedenle gerçekleştiğine bakılmalıdır.
Özet Cevaplar
- Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme hâlinde, müsadere edilmiş mallar iade edilmez, ödenmiş adlî para cezaları geri alınmaz (TCK 74/1).
- Kamu davasının düşmesi, mağdurun tazminat davası açma hakkını genelde ortadan kaldırmaz (TCK 74/2). Ancak şikâyetten vazgeçme sırasında, “şahsi haklardan da vazgeçtiğini” açıkça beyan eden mağdur, artık hukuk davası açamaz.
- Cezanın düşmesi, şahsi haklar veya yargılama giderleri hükmünü etkilemez. Yalnız genel af olması hâlinde, yargılama giderleri de sanıktan talep edilemez (TCK 74/3).
- Genel/özel af veya şikâyetten vazgeçme sebebiyle düşen davalarda, CMK 144/1-c gereğince, “kanuna uygun” yakalanma/tutuklama durumlarında haksız tutuklama tazminatı talebi kural olarak mümkün değildir. Ancak düşmenin niteliğine (örneğin, zamanaşımı sanığın kusurundan kaynaklanmıyorsa) bakarak istisnai hallerde tazminat doğabilmektedir.
Kaynakça / Karar Atıfları
-
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3865, K. 2023/6436, T. 25.09.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/2837606a-4169-4f50-a824-74a720fd7385- TCK 74 maddesine ilişkin detaylar, “af” ve “şikâyetten vazgeçme” hâllerinde iade ve yargılama giderleri hususu.
-
Diğer İçtihatlar
- (Belirtildiği üzere) TCK 74, CMK 144 ve ilgili Yargıtay kararları.
Bu şekilde, 5237 sayılı TCK’nın 74. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 144. maddesi temel mevzuat olup, müsadere edilen eşya ve adli para cezası iadesinin mümkün olmadığı, tazminat ve yargılama gideri konularının hangi hâllerde talep edilebilir veya edilemez olduğu açıklığa kavuşmuştur.