Blog

Dava Konusunun Devri ve Seçimlik Haklar: Emsal Kararlar Işığında İnceleme

Dava konusunun devri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 125. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde gerek davalı gerekse davacı tarafından yapılan devirler bakımından taraflara önemli seçimlik haklar tanımaktadır. Konuya ilişkin temel esaslar ve Yargıtay kararlarından özetleyebileceğimiz ilkeler aşağıda belirtilmiştir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
dava konusu devri
Yargıtay kararları
emsal kararlar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Dava konusunun devri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 125. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde gerek davalı gerekse davacı tarafından yapılan devirler bakımından taraflara önemli seçimlik haklar tanımaktadır. Konuya ilişkin temel esaslar ve Yargıtay kararlarından özetleyebileceğimiz ilkeler aşağıda belirtilmiştir.


1. Davalı dava konusunu devredince davacının hangi seçimleri var?

HMK m. 125/1’e göre davanın açılmasından sonra davalı taraf dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı iki farklı seçim hakkına sahiptir:

  1. Devreden (davalı) ile olan davadan vazgeçip devralana karşı davaya devam etme:
    Bu seçenekte davacı, asıl davadan devreden davalı bakımından vazgeçtiğini beyan ederek, yeni devralan kişiyi davada davalı sıfatıyla dahil eder. Dava davacı lehine sonuçlanırsa, devreden ile devralan, yargılama giderlerinden müteselsilen sorumludur.

  2. Devreden (davalı) hakkında tazminat davasına dönüştürme:
    Davacı, üçüncü kişiye devri kabul etmeyerek, devreden davalıya karşı mevcut davasını tazminat davasına çevirebilir. Böylelikle artık uyuşmazlık konusunun üçüncü kişide olmasından ötürü asıl edim talebi yerine, devredenin sorumluluğunun tazmini sağlanır.

Bu husus, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3926 K. 2023/4310 T. 02.10.2023 sayılı kararında açıkça vurgulanmıştır (
Karar metni için tıklayınız
).


2. Davacının tazminat davasını seçmesinin koşulları nelerdir?

  • Davalı, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmiş olmalıdır.
  • Davacı, bu devir sonrası davasından vazgeçmek yerine devreden davalıya karşı tazminat isteme yoluna gitmeye karar vermelidir.
  • Davanın tazminata dönüştürülmesiyle birlikte, artık mahkeme asıl hakkın ifasına değil, devreden davalının davacıya olan zararını ne şekilde tazmin edeceğine odaklanır.
  • Tazminatın kapsamı, dava konusu mal veya hakkın devri sebebiyle davacıya uğratılan zararın giderilmesini hedefler.

Konuyla ilgili olarak Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14681 K. 2021/1737 T. 01.03.2021 tarihli kararda da, davacının devreden davalı aleyhine tazminat davasına dönüşüm yapabileceği ve bunun usul ekonomisi gözetilerek değerlendirileceği belirtilmiştir (
Karar metni için tıklayınız
).


3. Davacının dava konusunu devretmesi durumunda süreç nasıl işler?

Dava konusu, davacı tarafından üçüncü kişiye devredildiğinde de benzer bir mekanizma öngörülür. HMK m. 125/1’in devamındaki hükme göre:

  • Davacının devri halinde, devralan üçüncü kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder.
  • Eğer dava davacı (artık davayı devralan kişi) aleyhine sonuçlanırsa, devreden eski davacı ile devralan yeni davacı yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.

Bu düzenleme, davanın tarafı değişse bile devamlılığı korumak ve usul ekonomisini sağlamak amacı taşımaktadır.


4. Yargılama giderlerinden devreden ve devralanın müteselsilen sorumlu olmasının nedeni nedir?

Hem davalı hem de davacı açısından devir halinde “devreden” ve “devralan” birlikte müteselsil sorumluluk altına konmuştur. Bunun temel nedenleri:

  1. Yargılamanın sürekliliğinin korunması: Devir nedeniyle davanın tarafı değişirken, karşı tarafın hak kaybı yaşamaması için devreden kişinin sorumluluğu devam ettirilir.
  2. Davayı üstlenen (devralan) kişinin, yargılama masraflarına dahil olması gerektiği: Devirle birlikte dava konusunun yeni muhatabı olan devralanın, yargılama sürecinde tüm hak ve sorumluluklarıyla taraf sıfatını kazanmasıdır.
  3. Hakkaniyet gereği: Dava konusu üzerinde tasarrufta bulunarak yargılama sürecini etkileyen tarafların, bu sürecin giderlerinden de zarar doğması halinde eş düzeyde sorumlu tutulmaları adil görülmüştür.

Bu yaklaşım, HMK m. 125’te açıkça düzenlenmiş olup, gerek Yargıtay kararlarında gerekse doktrinde usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkeleri gereği benimsenmiştir.


Sonuç

Dava konusunun devri, HMK m. 125 hükmüyle taraflara seçimlik haklar tanıyarak hak kayıplarının önüne geçmeye çalışır. Davalı tarafın devri halinde davacı, devralana yönelme veya devredene karşı tazminat davası açma tercihlerine sahiptir. Davacı tarafın devri halinde ise devralan, davada davacı sıfatıyla kaldığı yerden devam eder. Her iki durumda da yargılama giderlerinden devreden ve devralan tarafların müteselsil sorumluluğu, davanın konusunun devredilmesiyle ortaya çıkan menfaat ve risklerin paylaştırılmasını amaçlar.

Emsal Karar Atıfları

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3926 K. 2023/4310 T. 02.10.2023 (Link)
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14681 K. 2021/1737 T. 01.03.2021 (Link)

Bu kararlar, dava konusunun devrine ilişkin uygulamada en sık karşılaşılan hususları ve yargılama giderlerinin müteselsil sorumluluğunu ayrıntılı olarak ele almaktadır.