Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
DAVALARIN YIĞILMASI HAKKINDA GENEL BİLGİ
1. Davaların Yığılması İçin Gereken Şartlar Nelerdir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.110, “Davaların Yığılması” başlığıyla davacının, aynı davalıya karşı birden fazla talebini aynı dava dilekçesi ile ileri sürebilmesinin koşullarını düzenlemiştir. Buna göre:
-
Aynı Davalıya Karşı Olması
Birden fazla talep, aynı davalı için ileri sürülmüş olmalıdır. Davaların yığılmasında, davacı tek olup, yöneldiği davalı da aynıdır. -
Bağımsız Asli Talepler
Birbirinden bağımsız ve asli nitelikte birden çok talep bulunmalıdır. Yani talepler, aralarında ferilik ilişkisi (aslilik-ferîlik) kurulmaksızın, eşdeğer düzeyde “asıl” niteliktedir. -
Aynı Yargı Çeşidi
Birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içerisinde bulunması gerekir (örneğin, tamamının hukuk davası olması; idari veya ceza yargısına ait taleplerin aynı dilekçede ileri sürülememesi gibi). -
Ortak Yetkili Mahkemenin Bulunması
Tüm talepler açısından ortak yetkili bir mahkemenin varlığı aranır. Eğer taleplerden biri başka bir mahkemenin yetkisi (veya görevi) alanına giriyor ve ortak bir yetkili mahkeme bulunamıyorsa, davalar bu şekilde yığılma konusu yapılamaz.
Emsal Karar Atfı
-
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/667 K. 2025/173 T. 26.02.2025 kararında (
https://app.dejure.ai/dokuman/b1374851-de66-4052-b00f-f3b4ba1937ca
), “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir…” şeklinde HMK m.110 hükmüne yer verilmiştir. -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/265 K. 2024/493 T. 02.10.2024 kararında (
https://app.dejure.ai/dokuman/71677613-72e8-4aee-9079-3441d4735b38
) da HMK 110’un aradığı koşullar, özellikle aynı yargı çeşidi ve ortak yetkili mahkeme şartları belirtilmiştir.
2. “Aynı Yargı Çeşidi” İfadesi Ne Anlama Gelir?
“Aynı yargı çeşidi” ifadesi, birlikte ileri sürülen taleplerin tümünün hukuk yargılamasına tâbi olması (veya idari yargıya ait olması, ya da ceza yargısına ait olması) gerektiğini ifade eder. HMK 110 uyarınca, hukuki nitelikleri itibarıyla hukukun başka dallarına (idare, ceza vb.) ait olan talepler aynı dava dilekçesiyle birleştirilemez. Zira, davaların yığılabilmesi için tek bir yargı türü (hukuk yargısı) içerisinde kalmaları zorunludur.
Örneğin, haksız fiil kaynaklı alacak istemi ile tazminat istemi aynı yargı çeşidi (hukuk yargısı) içinde kaldığından, HMK m.110 koşullarını sağlıyorsa yığılabilir. Ancak ceza hukukuna yönelik bir şikâyet talebi veya idare mahkemesi görev alanına giren idari işlem iptali talebi, aynı dilekçeyle hukuk mahkemesi önüne getirilemez.
3. “Ortak Yetkili Mahkeme” Şartı Nasıl Belirlenir?
Davaların yığılmasında bir diğer koşul da tüm taleplerin ortak yetkili bir mahkeme önüne getirilebilmesidir. Burada:
- Her bir talep, normalde kendi özel yetki kuralları çerçevesinde incelenir.
- Bir araya getirilmiş bu taleplerin tamamı bakımından ortaklaşa yetkili (coğrafi olarak ve görev yönünden) bir mahkeme saptanabiliyor olmalıdır.
Örneğin, eğer bir talep bakımından İstanbul Mahkemeleri yetkiliyken, diğer talep bakımından sadece Ankara Mahkemeleri yetkili ise ve hiçbir ortak yetki kuralı bulunmuyorsa, iki talep aynı dava dilekçesinde ileri sürülemeyecektir. Ortak yetki yeri bulunduğu takdirde, davacı orada davalarını yığabilir.
SONUÇ
HMK m.110 gereğince, aynı davalıya karşı birden fazla bağımsız asıl talebin aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilmesi, dört ana şartın varlığına bağlıdır:
- Aynı davalı taraf,
- Birbirinden bağımsız asıl talepler,
- Tüm taleplerin aynı yargı çeşidinde (hukuk yargısı gibi) yer alması,
- Ortak yetkili bir mahkemenin bulunması.
Bu koşulların varlığı hâlinde davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) mümkündür. Aksi hâlde, taleplerin tek dilekçede bir araya getirilebilmesi mümkün olmaz.