Blog

Dava Zamanaşımı Nedir? TCK’da Nasıl Düzenlenmiştir?

Dava zamanaşımı, kanunda gösterilen sürelerin geçmesi halinde kamu davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde dava zamanaşımı süreleri suçun yaptırımının üst sınırına göre düzenlenmiştir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
dava zamanaşımı
tck
ceza hukuku
kamu davası

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

DAVA ZAMANAŞIMI NEDİR VE TCK’DA NASIL DÜZENLENMİŞTİR? Dava zamanaşımı, kanunda gösterilen sürelerin geçmesi halinde kamu davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde dava zamanaşımı süreleri suçun yaptırımının üst sınırına göre düzenlenmiştir. Örneğin, kanunda “beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda” sekiz yıllık bir zamanaşımı öngörülürken (TCK 66/1-e), daha ağır suçlar için on beş yıla kadar zamanaşımı gibi farklı süreler de söz konusu olabilmektedir.

Bu bağlamda Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1073 K. 2023/10573 T. 09.05.2023 tarihli bir kararında (
Link
dava zamanaşımının, “suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre içinde dava açılmaması veya dava açılmış olsa dahi kanuni süre içinde sonuçlandırılmaması hâlinde devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesi” şeklinde ifade edildiğini ve bu durumda ceza davasının düşeceğini belirtmiştir.


BİR DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞMESİ NE ANLAMA GELİR? DEVLETİN CEZALANDIRMA HAKKI ORTADAN KALKAR MI?
Davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesi, ceza muhakemesi sürecinin artık ilerleyemeyeceği ve o suçtan dolayı devletin cezalandırma yetkisinin ortadan kalkması anlamına gelir. Yani kamu davası açılamaz veya açılmışsa dahi yürütülemez, yürütülüyorsa da düşürülür. Bu konuda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2024/3420 K. 2024/4982 T. 03.10.2024 kararında (
Link
“Dava zamanaşımı devletin cezalandırma hakkını ortadan kaldırır.” vurgusu yapılmıştır. Dolayısıyla bu süreler geçince, devlet artık yargılama ve cezalandırma hakkını kullanmaktan kanunen vazgeçmiş sayılır.


DAVA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NASIL HESAPLANIR, HANGİ DURUMLARDA KESİLİR VEYA DURUR?
Zamanaşımının başlangıcı kural olarak suçun işlendiği tarihtir. TCK’nın 66. maddesi uyarınca, suç için kanunda öngörülen cezanın ağırlığına göre sekiz yıl, on beş yıl veya yirmi yıl gibi farklı süreler tanımlanır. Ayrıca:

  • Kesilme: TCK 67’de düzenlenir. Zamanaşımını kesen bir işlem (örneğin sanığın savunmasının alınması, iddianame düzenlenmesi, hüküm verilmesi vb.) gerçekleştiğinde, süre yeniden işlemeye başlar. Ancak kanun, toplam sürenin en fazla yarısına kadar uzayabileceğini belirtir.
  • Durma: Belirli hallerde (örneğin sanığın milletvekili dokunulmazlığı vb.), zamanaşımı işlemez; sebep ortadan kalkınca süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Örneğin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, E. 2019/1481 K. 2020/24 T. 09.01.2020 tarihli kararında (
Link
“Zamanaşımını kesen bir nedenin bulunması halinde, kesilme gününden itibaren ilgili suça ilişkin sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı…” belirtilmiştir.


MAHKEME KARARLARINDA BAHSEDİLEN “DAVANIN DÜŞMESİ” KARARI, SANIK İÇİN NE GİBİ SONUÇLAR DOĞURUR?
Davanın düşmesi, sanık açısından yargılanma sürecinin sona ermesi demektir. Zamanaşımı sebebiyle verilen düşme kararı, sanığın yeniden aynı eylemden ötürü yargılanamayacağı anlamına gelir. Dolayısıyla, devletin cezalandırma hakkı artık kullanılamaz ve sanık bu suç yönünden “lekelenme” ihtimalinden kurtulur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2019/257 K. 2023/671 T. 20.12.2023 tarihli kararında (
Link
davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesinin, “ilgili suçtan dolayı artık soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı, sanığın yargılanamayacağı ve ceza verilemeyeceği” anlamına geldiği açıkça vurgulanmıştır.

Bu durumda, yargılama maddi anlamda sonlanır. Hukuken sanık aleyhine daha ileri bir yaptırım uygulanamaz, çünkü kamu davası hukuken ortadan kalkmıştır.


KAYNAKÇA (ÖRNEK KARAR ATIFLARI)

  1. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1073 K. 2023/10573 T. 09.05.2023
    Link: https://app.dejure.ai/dokuman/8401ac04-fe0c-4cf7-a274-e79b96c237f9

  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3420 K. 2024/4982 T. 03.10.2024 (Karşı Oy Yazısı)
    Link: https://app.dejure.ai/dokuman/6ae54d64-f7aa-4f66-a81f-81ef5bd16897

  3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi, E. 2019/1481 K. 2020/24 T. 09.01.2020
    Link: https://app.dejure.ai/dokuman/4b735c53-72d7-4b95-a3d6-497ffe5d5919

  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/257 K. 2023/671 T. 20.12.2023
    Link: https://app.dejure.ai/dokuman/c970668d-90ae-44ac-acd3-e2c5932ab260


SONUÇ

  • 5237 sayılı TCK’nın 66 ve devamı maddelerinde tanımlanan dava zamanaşımı, ilgili sürelerin dolmasıyla devletin cezalandırma hakkının ortadan kalkması ve dolayısıyla kamu davasının düşürülmesi sonucunu doğurur.
  • Zamanaşımı süreleri, suçun cezasının üst sınırına veya özel düzenlemelere göre değişir; kesilme ve durma hallerinde süre yeniden işlemeye başlayabilir veya durabilir.
  • Zamanaşımı nedeniyle düşme, “sanık aleyhine yargılamanın devam edememesi ve ceza verilememesi” demektir. Dolayısıyla sanık bu konuda daha fazla sorumluluk altına girmez.

Yargıtay kararları da bu hususları teyit etmekte; zamanaşımı süresi geçtikten sonra yargılamaya son verilmesini ve kamu davasının düşmesini öngörmektedir.