Blog

Diplomatik Temsilcilik Dokunulmazlığı ve Uygulamada Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Diplomatik temsilcilik dokunulmazlığı, hem uluslararası antlaşmalar hem de ulusal yargı içtihatları ile şekillenen ve devletler arasında büyük öneme sahip bir koruma rejimidir. Aşağıda, konuyla ilgili mahkemelerce verilip kamuoyuna yansıyan bazı emsal kararlardan hareketle; diplomatik dokunulmazlığın dayanakları, kapsamı, sınırları ve istisnaları ele alınmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
diplomatik temsilcilik dokunulmazlığı
yargıtay kararları
konsolosluk dokunulmazlığı

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Diplomatik Temsilcilik Dokunulmazlığı Ve Uygulamada Emsal Kararlar

Diplomatik temsilcilik dokunulmazlığı, hem uluslararası antlaşmalar hem de ulusal yargı içtihatları ile şekillenen ve devletler arasında büyük öneme sahip bir koruma rejimidir. Aşağıda, konuyla ilgili mahkemelerce verilip kamuoyuna yansıyan bazı emsal kararlardan hareketle; diplomatik dokunulmazlığın dayanakları, kapsamı, sınırları ve istisnaları ele alınmaktadır.


1) Diplomatik Temsilcilik Dokunulmazlığının Uluslararası Hukuktaki Dayanakları Nelerdir ve Bu Kararlar Bu Dayanakları Nasıl Ele Almaktadır?

Diplomatik temsilcilik ve konsolosluk dokunulmazlığı, başta Viyana Sözleşmeleri (1961 tarihli “Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi” ve 1963 tarihli “Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi”) olmak üzere uluslararası hukukun temel metinlerinde düzenlenmiştir. Bu sözleşmeler, gönderen devlet temsilcilerinin “kabul eden devlet”te hangi ayrıcalık ve bağışıklıklara sahip olacağını belirler.

  • Anayasa Mahkemesi’nin 10.05.2023 tarihli kararında (Başvuru No: 2022/53952), “Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi” hükümlerine atıf yapılarak konsolosluk binalarının dokunulmazlığı (m.31 vd.) ve konsolosluk memurlarına tanınan sınırlı bağışıklıklar ayrıntılı biçimde vurgulanmıştır. Mahkeme, kabul eden devletin sadece “resmî konsolosluk işlevinin ifasıyla bağdaşmayacak durumlarda” ve ağır suç hâlinde belli işlemleri yapabileceğini belirtmiştir.

Bu kararda mahkeme, uluslararası antlaşmaların direktiflerine uygun olarak, konsoloslukların dokunulmazlığı ile ilgili normların her zaman mutlak olmadığını, ancak konsolosluk faaliyetleri çerçevesinde tanınan bir ayrıcalık olduğunu ifade etmiş; aynı zamanda konsolosluk binalarına “münhasıran konsolosluk işleri” dışında girebilme yetkisinin sınırlarını ele almıştır.


2) Mahkeme Kararlarında Diplomatik Dokunulmazlığın Sınırları Hangi Örnek Olaylar Üzerinden Çizilmektedir?

Dava örneklerinde, genellikle “kişisel eylem” ile “resmî görev kapsamındaki eylem” arasındaki farklar belirleyicidir. Dokunulmazlık, çoğu zaman “resmî görevlerin ifası sırasında işlenen fiiller” için geçerli görülmekte; şahsî veya ağır suç kapsamındaki davranışlar dokunulmazlık korumasından çıkarılabilmektedir.

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/6189 K. 2024/1258 T. 27.02.2024 kararında, bir muavin konsolosun kişisel nitelikteki eylemi (hastanede tartışma sırasında kasten yaralama) nedeniyle yargılanma meselesi ele alınmıştır. Mahkeme, “Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi” (m.41 ve m.43) hükümlerine dayanarak konsolosların “resmî görev alanı dışındaki” fiillerde dokunulmazlıktan yararlanamayacağına hükmetmiştir.

Buna paralel birçok kararda, diplomatların veya konsolosluk personelinin şahsî uyuşmazlıklarda işledikleri suçlar yönünden yargılamadan muaf tutulamayacakları; ancak resmî görev kapsamına giren işlemler bakımından farklı korumaya sahip olabilecekleri belirtilmiştir.


3) Gönderen Devletin Dokunulmazlığı Kaldırma Talebi Süreci Bu Kararlarda Bahsedilen Uluslararası Teamüller Çerçevesinde Nasıl İşlemektedir?

Çoğu vakada, kabul eden devlet yargı mercileri, diplomatik misyon mensubu hakkında bir soruşturma veya kovuşturma söz konusu olduğunda Dışişleri Bakanlığı üzerinden gönderen devletle iletişime geçmekte ve “dokunulmazlık kaldırma” süreci gündeme gelmektedir.

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/39808 K. 2023/2715 T. 08.05.2023 kararında, İran Başkonsolosluğunda görevli bazı diplomatlarla ilgili yürütülen soruşturmada, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün “diplomatik dokunulmazlığı” hatırlattığına ve dokunulmazlık kaldırma prosedürünün işletilmediğine vurgu yapılmıştır. Mahkeme, mevzuat gereği resmî yazışmaların tamamlanmamasının soruşturma yetkisini kısıtladığını belirtmiş, bu konuda gönderen devletin açık rızası veya “dokunulmazlığın kaldırılması” gibi usuller işletilmeden kapsamlı bir ceza yargılaması yapılamayacağını işaret etmiştir.

Uygulamada, “dokunulmazlığın kaldırılması” talebinin genellikle ilgili devlete iletildiği, ilgili devlet dokunulmazlığı kaldırmazsa yargılama yapılamadığı, bazı hallerde ise (özellikle ağır suç ve suçüstü gibi) uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan istisnaların devreye girebildiği görülmektedir.


4) “Resmî Görevler Dışında İşlenen Ciddi Suçlar” Kavramı Mahkeme Kararlarında Diplomatik Dokunulmazlığın İstisnası Olarak Nasıl Yorumlanmaktadır?

Mahkeme kararlarında, özellikle Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi m.43 veya Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi m.31 hükümlerine işaretle, diplomatik/ konsolosluk görevlilerinin “resmî görev” dışında işledikleri fiiller bakımından dokunulmazlığın sınırlanabileceği belirtilmiştir.

  • Yukarıda aktarılan Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında hastanedeki kavga “tamamen kişisel nitelikte” görüldüğü için konsolosluk memurunun yargılanmasına engel bulunmadığına hükmedilmiştir. “Ciddi suç” (ör. kasten yaralama, öldürme, ağır cinsel saldırı vb.) işleyen diplomatın resmî görev kapsamının dışında hareket ettiği anlaşıldığında, mahkemeler sıklıkla dokunulmazlığın kalkabileceğini belirtmektedir.

  • Ayrıca, “Konsolosluk İşleri” ile ilgili eylem olmayan durumlar (örneğin, özel ticari faaliyetler, kişisel anlaşmazlıklar) de Viyana Sözleşmesi’nde öngörülen istisna kapsamında yorumlanmakta ve bu tür suçlamalarda yargı mercilerinin, ilgili devletin dokunulmazlığı kaldırmaması hâlinde dahi sınırlandırıcı bazı adımlar (örneğin kovuşturmanın açılabilmesi) mümkün olabilmektedir.


Sonuç

Diplomatik temsilcilik dokunulmazlığı, ulusal mahkemelerin de büyük titizlikle uyguladığı, ama mutlak olmayan bir koruma rejimidir. Hem uluslararası antlaşmalara hem de iç hukuktaki düzenlemelere göre, “görev dışı” veya “ciddi kişisel suç” durumlarında dokunulmazlık ortadan kalkabilmekte; öte yandan misyon mensuplarının resmî görevleri aksatılmaksızın hak ve özgürlüklerinin korunmasına özen gösterilmektedir.

Yargı kararlarında, özellikle Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi’nde tanımlanan sınırlı dokunulmazlık rejimi vurgulanırken, diplomatik misyon şefleri ve mensuplarına tanınan ayrıcalıkların hangi koşullarda devre dışı kalabileceği netleştirilmektedir. Gönderen devletin dokunulmazlığı kaldırması süreci ise, genelde Dışişleri kanalıyla yürütülen diplomatik yazışmalar ve rıza beyanlarıyla şekillenmektedir. Dolayısıyla, diplomatik dokunulmazlığın uluslararası boyutu ve ulusal yargının sınırlı müdahale yetkisi, emsal kararlarla ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır.