Blog

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Diğer Mal Rejimi Türleri ile İlgili Emsal Kararlar Işığında Temel İlkeler

Eşler arasındaki mal rejimleri ve bu rejimlerin sona ermesi durumunda malvarlığının nasıl paylaştırılacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve ilgili yargı içtihatları çerçevesinde belirlenmektedir. Aşağıda, edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimi türleri, taşınmazların edinilmesinde eşlerin katkısının nasıl değerlendirildiği, farklı mal rejimi türlerinin birbirleriyle karşılaştırılması ve taşınmaz değerinin belirlenmesi ile paylaşım zamanlamasında göz önüne alınan kriterler, Yargıtay kararları ışığında açıklanmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~7 dakika
edinilmiş mallara katılma rejimi
diğer mal rejimi türleri
yargıtay kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Diğer Mal Rejimi Türleri ile İlgili Emsal Kararlar Işığında Temel İlkeler

Eşler arasındaki mal rejimleri ve bu rejimlerin sona ermesi durumunda malvarlığının nasıl paylaştırılacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve ilgili yargı içtihatları çerçevesinde belirlenmektedir. Aşağıda, edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimi türleri, taşınmazların edinilmesinde eşlerin katkısının nasıl değerlendirildiği, farklı mal rejimi türlerinin birbirleriyle karşılaştırılması ve taşınmaz değerinin belirlenmesi ile paylaşım zamanlamasında göz önüne alınan kriterler, Yargıtay kararları ışığında açıklanmaktadır.


1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Dışında Başka Hangi Mal Rejimi Türleri Bulunmaktadır?

4721 sayılı TMK uyarınca, eşler arasında yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir. Ancak tarafların evlilik birliği kurmadan önce veya kurduktan sonra yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile başka bir mal rejimi türünü kabul etmesi de mümkündür. Kanunda düzenlenen diğer mal rejimi türleri şunlardır:

  1. Mal Ayrılığı Rejimi: Her eşin yalnızca kendi malvarlığı üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğu rejimdir. Eşlerden her biri, evlilik içinde veya önce edinmiş olduğu malvarlığı değerlerini korumaya devam eder. Boşanma hâlinde, kural olarak diğer eşin bu mallar üzerinde alacak veya pay talebinde bulunması mümkün değildir.

  2. Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: 4721 sayılı Kanun’un 244-255. maddelerinde düzenlenmiştir. Eşler arasında yapılan sözleşmeyle kararlaştırılır. Bu rejimde, her eş, kendi malvarlığını yönetir ve tasarruf eder. Ancak ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenen mallar, rejim sona erdiğinde (boşanma vb.) eşler arasında eşit olarak bölüşülür.

  3. Mal Ortaklığı Rejimi: Özellikle 743 sayılı mülga Medeni Kanun döneminde daha çok tartışılan, 4721 sayılı TMK’da ise belirli şekil ve şartlara bağlanan bir rejimdir. Eşler, “ortaklık malları”nın dışındaki kendi kişisel mallarını da koruyabilir. Ancak ortaklık mallarına ilişkin tasarruflar ve tasfiye, bu özel düzenlemeye tabidir.

Emsal Karar Atfı

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2573, K. 2024/3329, T. 09.05.2024 (belge için tıklayınız) kararında, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimiyle kıyaslanması ve aile konutuna özgülenen taşınmazların, boşanma davalarında nasıl bölüşüleceği, 4721 sayılı TMK’nın 247 ve devamı maddeleri çerçevesinde detaylı biçimde ele alınmıştır.

2. Taşınmazın Edinilmesinde Eşlerin Katkısı Nasıl Değerlendirilir ve Eşit Paylaşım İlkesi Hangi Durumlarda Uygulanır?

2.1. Eşlerin Düzenli Gelirleriyle Yapılan Katkı

Mal ayrılığı veya edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazların tasfiyesinde, eşlerden birinin düzenli çalışması veya her ikisinin de aile bütçesine katkıda bulunması söz konusu olabilir. Mahkeme, bu durumda;

  • Eşlerin elde ettiği gelirleri,
  • Ailenin ortak giderlerine katılma zorunluluğunu (TMK m. 185),
  • Bakım ve iaşe yükümlülüklerini,
  • Hakkaniyet ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkelerini

göz önüne alır. Gelirler tam olarak ispat edilemediğinde, Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre hâkim, TMK m. 4 ve 6098 sayılı TBK m. 50 çerçevesinde denkleştirici adalet ilkesini uygular; uygun bir katkı oranı takdir eder.

2.2. Başka Malvarlıklarından Gelen Toplu Parayla Yapılan Katkı

Eşlerden birinin kişisel malı niteliğindeki başka bir taşınmazı satması veya miras/tarafından bağış yoluyla elde ettiği toplu parayı, evlilik içinde edinilen bir taşınmazın alımında kullanması hâlinde bu kısım kişisel maldan geldiği için “denkleştirme” ya da “değer artış payı alacağı” olarak dikkate alınır. Özellikle mal ayrılığı rejimi döneminde hem düzenli gelir hem de toplu para katkısı yapıldığı ileri sürüldüğünde, her biri ayrı oranda hesaplanmalıdır.

Emsal Karar Atfı

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1993, K. 2023/731, T. 23.02.2023 (belge için tıklayınız) kararında, taşınmaz alımında eşlerin katkısının nasıl belirleneceğine ve kişisel mal niteliğindeki paranın kullanılması durumunda hangi yöntemin izleneceğine dair ayrıntılı ilkelere yer verilmiştir.

2.3. Eşit Paylaşım İlkesi

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, TMK m. 236 gereği, artık değer ikiye bölünerek paylaşılır. Ancak bu, her zaman yüzde elli paylaşım yapılacağı anlamına gelmez. Kimi zaman, kişisel mallara ilişkin borçların edinilmiş maldan ödenmesi veya katkı payı alacağını doğuran durumlar ortaya çıkabilir. Bu gibi hâllerde, önce değer artış payı veya denkleştirme yapılır, kalan kısım (artık değer) ikiye bölünür.


3. Mahkeme Kararlarında Belirtilen Farklı Mal Rejimi Türleri (Örneğin Paylaşmalı Mal Ayrılığı) Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ile Nasıl Karşılaştırılır?

  • Paylaşmalı Mal Ayrılığı: Bu rejimde, eşler hangi malların kişisel olduğunu belirleyebilir. Ancak aileye tahsis edilen, ailenin ortak kullanımı ve yararına özgülenmiş mallar, rejim sona erdiğinde eşit paylaştırılır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde ise yasal karine gereği, kural olarak evlilik içinde edinilen tüm mallar “edinilmiş” sayılır. Paylaşmalı mal ayrılığında, kısmen “mal ayrılığı” esası uygulanırken, ailenin kullanımına özgülenen mallar bakımından bir nevi “paylaşım” yapılır.

  • Mal Ayrılığı: Her eşin kendi malını elinde tuttuğu, tasfiye sırasında kural olarak diğer eşin hak iddia edemediği bir rejimdir. Bu rejimde bile, bir eşin diğerinin mal varlığının edinilmesinde katkısı bulunduğu ispatlandığında “katkı payı alacağı” gündeme gelebilir.

  • Mal Ortaklığı: Klasik biçimde, eşlerin mal varlıklarının önemli bir kısmının ortak olması kabul edilir. Buna karşılık edinilmiş mallara katılma rejimi ise ortada edinilmiş mal-karşılığı alacak yaklaşımını benimser.

Emsal Karar Atfı

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2573, K. 2024/3329, T. 09.05.2024 (belge için tıklayınız) kararında, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin uygulanması ve aile konutu niteliği taşıyan taşınmazların, boşanmaya bağlı tasfiyedeki durumunun edinilmiş mallara katılma rejimiyle kıyaslanarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin ilkeler açıklanmıştır.

4. Taşınmazın Değerinin Belirlenmesi ve Paylaşım Zamanlaması Hangi Kriterlere Göre Yapılır?

4.1. Değer Tespit Tarihi

Edinilmiş mallara katılma rejimi veya değer artış payı/katkı payı hesaplamalarında taşınmazın dava tarihine en yakın sürüm değeri veya tasfiye tarihi itibarıyla değeri esas alınır. Yargıtay uygulamalarına göre:

  • Mal rejiminin boşanma davası ile sona ermesi hâlinde, boşanma davasının açıldığı tarih genellikle tasfiye hesaplamasında esas alınır.
  • Ancak bazı durumlarda veya sözleşmeyle farklı bir tarih öngörülmemiş ise, mahkeme, hakkaniyet gereği karar tarihine yakın bir değeri de dikkate alabilir.

4.2. Değer Artış Payı ve Katılma Alacağında Faiz Başlangıcı

Genel kural olarak, edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanma veya mal rejiminin sona erdiği tarihteki değer, değer artış payı veya katılma alacağının hesaplanmasında temel alınır. Faiz başlangıcı da:

  • Davanın açıldığı tarih (katılma alacağı gibi şahsi alacak niteliği ağırlıklı durumlarda) veya
  • Karar tarihinden itibaren
    olabilmektedir. Mahkeme, talep ve somut olaya göre karar vermektedir.

Emsal Karar Atfı

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5385, K. 2023/3551, T. 04.07.2023 (belge için tıklayınız) kararında, taşınmazın tasfiye zamanındaki sürüm değerinin esas alınması ve katkı payı-katılma alacağına faiz başlangıcı ile ilgili kriterler örneklenmiştir.

Sonuç

Eşler arasında mal rejimi sona ererken veya boşanma hâlinde, taşınmazlar ve diğer malvarlığı unsurlarının tasfiyesinde temel ilkeler özetle şöyledir:

  1. Mal Rejimi Türü: Eşlerin yasayla belirlenen edinilmiş mallara katılma rejimini veya sözleşme ile kabul ettikleri başka rejimi (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) dikkate almak gerekir.

  2. Katkı Payı ve Değer Artış Payı: Mal ayrılığı rejimi veya evlilik birliği içinde edinilen taşınmaza ilişkin katkı durumlarında, katkı payı ve değer artış payı gibi alacak hakları doğabilir.

  3. Eşlerin Gelirleri: Tasfiye sırasında, eşlerin evlilik boyunca elde ettikleri düzenli kazançlar veya bir defaya mahsus toplu kazançlar (miras, bağış, kişisel mal satışı vb.) özenle ayrıştırılarak hesaplama yapılır.

  4. Taşınmazın Değer Tespiti: Dava veya tasfiye tarihi itibarıyla piyasa koşulları gözetilerek bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz değeri belirlenir.

  5. Hakkaniyet İlkesi: Eşlerin gelir tespitinde yetersiz veri bulunduğunda, TMK m. 4 ve TBK m. 50 uyarınca hakkaniyete uygun oranlar takdir edilir.

Yargıtay kararları, mal rejimi tasfiyesinde her somut olayın özelliklerine göre çözüm getirmekte; eşlerin katkı durumları, söz konusu katkının nasıl ispatlandığı ve boşanma davasının açıldığı tarihe kadar taşınmazlarda yapılan tasarrufların niteliğini ayrıntılı olarak incelemektedir.


Bu metinde atıf yapılan kararların belgelerine aşağıdaki linkler üzerinden ulaşılabilir:

Bu kararlar, mal rejimleri ve özellikle edinilmiş mallara katılma rejimi ile ilgili pek çok uyuşmazlıkta yol gösterici niteliktedir.