Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Aşağıda, eski hâle getirme (EHG) kurumuna dair mahkemelerin yaklaşımı ve yasal dayanaklar incelenmektedir. Konu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.95 ve devamında düzenlenmiş olup; özellikle “elde olmayan sebepler” ve “süresinde yapılamayan işleme başka bir yoldan ulaşılabilme” gibi hususlar uygulamada önem taşımaktadır.
1. “Elde Olmayan Sebepler” ve Örnekler
HMK m.95/1 uyarınca, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği bir süre içinde elde olmayan sebepler nedeniyle usul işlemini yapamayan taraf, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Buradaki “elde olmayan sebepler”; tarafın kusuru olmaksızın ve “iradesi dışında” gerçekleşen, işlemi yapmayı fiilen imkânsız hâle getiren durumlardır. Örneğin:
- Ağır hastalık, ameliyat veya tedavi süreçleri (avukat veya tarafın sağlık sebebiyle işlem yapamaması),
- Yoğun kar yağışı, sel, deprem vb. mücbir sebep niteliğindeki afetler,
- Kesin suretle seyahat yasağı, kapanma hâli, köprü trafiğine kapatma gibi yol engelleri.
Emsal Karar:
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/13338 K. 2023/3498 T. 05.04.2023
[https://app.dejure.ai/dokuman/5469d902-9b83-4a36-b42f-f2e02e353525]
Kararda açıkça “elde olmayan sebepler”in HMK m.95 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, böyle bir engelin kanıtlanması hâlinde eski hâle getirme yoluna başvurulabileceği vurgulanmıştır.
Bazı kararlar, kanser tedavisi gören avukatın veya tek vekilin uzun süreli raporlu olmasının, “elde olmayan sebep” sayılabileceğine dikkat çekmektedir. Mahkemeler, söz konusu sağlık raporunun gerçekten iş görmeyi imkânsız kılacak nitelikte olduğunu inceleyerek, eski hâle getirme yolunu kabul ya da reddetmektedir.
2. “Süresinde Yapılamayan İşlemle Ulaşılmak İstenen Aynı Sonuca Başka Hukuki Yoldan Ulaşılabilme” Durumu
HMK m.95/2, eski hâle getirme talebinde bulunmayı istisnaî bir hak olarak düzenler ve devamında “Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.” hükmünü getirmektedir. Bu ifade, şu anlama gelir:
- Eğer kaybedilen hakkı başka bir kanun yolu veya farklı bir prosedür ile kurtarmak, aynı etkiyi elde etmek mümkün ise eski hâle getirme devreye girmez.
- Yargılamada, ilgili usul işlemini telafi edecek veya aynı neticeye götüren ikame bir yol varsa taraf, eski hâle getirmenin sıkı koşullarını aşamayacaktır.
Örneğin, süresinde itiraz edilemeyen bir ara karara karşı, eğer başka bir aşamada (örneğin nihai karara itiraz) veya farklı bir kanun yoluyla aynı itiraz incelenebiliyorsa, eski hâle getirme devre dışı kalabilir.
Emsal Karar:
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/642 K. 2021/2277 T. 25.10.2021
[https://app.dejure.ai/dokuman/8ab54223-a04d-4e4b-975a-c8e13ef2aa9b]
Kararda, “Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında başkaca hukuki bir yolla ulaşmanın mümkün olduğu” hâlde, eski hâle getirme yoluna gidilemeyeceğine yer verilmiştir.
3. Eski Hâle Getirme Talebinin Süresi ve Usulü
Eski hâle getirmeye ilişkin düzenleme, HMK m.95-101 arasında yer alır. Özellikle HMK m.96 ve m.97 usule dair kritiktir:
-
Süre:
- HMK m.96: “Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür.”
- Engelin kalktığı andan başlayarak iki haftalık süre içinde hem eski hâle getirme dilekçesi sunulmalı hem de yapılamayan işlem aynı dilekçe süresi içerisinde (veya birlikte) yapılmalıdır.
-
Dilekçenin İçeriği:
- HMK m.97: “Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.”
-
Hangi Makama Başvurulacağı:
- HMK m.98: Kaçırılan süre, hangi merci önünde kullanılacaksa eski hâle getirme talebi de oraya yapılır. Örneğin, temyiz süresi kaçırılmışsa, talep Yargıtaya; istinaf süresi kaçırılmışsa, talep bölge adliye mahkemesine yapılacaktır.
Emsal Karar:
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/482 K. 2020/133 T. 12.02.2020
[https://app.dejure.ai/dokuman/6d468e06-656d-4100-9a7b-81f3cf3f2385]
Kararda, “Eski hâle getirme talebinin dilekçeyle yapılacağı, dilekçede dayanak sebeplerin delilleriyle gösterilmesi ve gecikmeye neden olan olayın ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde süresinde yapılamayan işlemin de aynı zamanda yapılması gerektiği” ifade edilmiştir.
Sonuç
- Elde Olmayan Sebepler: Sağlık sorunları, mücbir sebep niteliğindeki doğal afetler, yol ve ulaşım engelleri gibi tarafın kusuru dışındaki durumlar “elde olmayan sebep” sayılabilir.
- Başka Hukuki Yolun Mevcudiyeti: Süresinde yapılamayan işlemle elde edilmek istenen sonucu, farklı bir başvuru ya da kanun yolu ile aynı şekilde sağlamak mümkünse, eski hâle getirme talebine başvurulamaz.
- Süre ve Usul: Engelin kalkmasından itibaren iki haftalık süre içinde hem eski hâle getirme talebinin yapılması hem de yapılamayan işlemin (örneğin temyiz, itiraz, vs.) aynı süre içinde ifası gerekir. Dilekçede dayanak sebep ve deliller gösterilmelidir.
Bu yönleriyle eski hâle getirme, usul hukuku bakımından sıkı koşullara bağlı, istisnai bir kurumdur. Tarafın ya da vekilinin kendi kusurundan kaynaklanmayan gerekçelerle işlemi süresinde yapamaması hâlinde, kaybedilen hakkı yeniden elde etme fırsatı sağlar. Ancak “süresinde yapılamayan işleme” aynı neticeyi veren başka bir yol varsa eski hâle getirme devreye girmez; ayrıca talep süresi ve içerik bakımından iki haftalık süre ile dilekçe usulüne sıkı sıkıya bağlıdır.