Blog

Emeklilik Sonrası Yıllık İzin Hakkı ve Önceki Sürelerin Birleştirilmesi: Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Emeklilik sonrası yıllık izin hakkı ve önceki sürelerin birleştirilmesi hakkında Yargıtay kararlarına atıf yapılmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
emeklilik
yıllık izin
önceki sürelerin birleştirilmesi
yargıtay kararları
emsal karar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Emeklilik Sonrası Yıllık İzin Hakkı ve Önceki Sürelerin Birleştirilmesi: Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren bir işçinin, aynı işyerinde (veya aynı işverene bağlı bir başka işyerinde) yeniden çalışmaya başlaması hâlinde yıllık izin bakımından önceki sürelerin dikkate alınıp alınmayacağı sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Bu konuda Yargıtay kararları, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesinde belirtilen ilkelere dayanmaktadır. Aşağıda, üç soruya ilişkin açıklamalar sunulmakta ve konuyla ilgili önemli Yargıtay kararlarına atıf yapılmaktadır.


1) Emeklilik sonrası aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçilerin yıllık izin hakkı hesaplamasında, emeklilik öncesi çalışma süreleri dikkate alınıyor mu?

Yargıtay, işçinin aralıklı şekilde aynı işverene ait işyerlerinde çalışması durumunda, önceki dönemin emeklilik, istifa vb. gerekçelerle feshedilip kıdem tazminatı ödenmesi olgusunun, yıllık izin bakımından otomatik bir “süre sıfırlama” etkisi doğurmayacağını belirtmektedir.

Emsal Karar:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/31297 K. 2020/15996 T. 12.11.2020
Link
Bu kararda, açıkça “İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması hâlinde önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz.” denilmektedir. Dolayısıyla emeklilik sebebiyle kıdem tazminatı ödenmesi, bir sonraki çalışma döneminde yıllık izne esas kıdem hesabını ortadan kaldırmamaktadır.


2) Emeklilik öncesi kıdem tazminatı ödenmiş olsa bile, emeklilik sonrası yıllık izin hakkı hesabında önceki çalışma süreleri birleştiriliyor mu?

Evet. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, önceki çalışmada yıllık izin bakımından tasfiye edilmemiş (yani ödenmemiş ya da kullandırılmamış) süreler, sonraki çalışma dönemine eklenir. Emeklilik sebebiyle fesih yapılmış ve kıdem tazminatı alınmış olsa da, bu tasfiye yalnızca kıdem tazminatı ve benzeri fesih haklarını ortadan kaldırır; kullanılmamış yıllık izin hakları bakımından kendiliğinden ortadan kaldırıcı etki doğurmaz.

Emsal Karar:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/30434 K. 2020/8780 T. 06.07.2020
Link
Kararda şu ifadeler dikkati çekmektedir:
…Önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz…
Ayrıca, “İşçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir…” ibaresiyle, eğer kullanılmayan izin ücreti o dönemde peşinen ödenmişse tekrar sonraki döneme eklenmeyeceği; ödenmemişse sonraki döneme eklenmesi gerektiği açıklanmıştır.


3) Yargıtay kararları, emeklilik öncesi kullanılmayan yıllık izin ücretleri ödenmemişse, bu sürelerin emeklilik sonrası yıllık izin hesabına eklenmesi gerektiğini mi vurguluyor?

Evet. Yargıtay, emeklilik feshi yapılmış ve örneğin kıdem tazminatı ödenerek sözleşme sona ermiş olsa bile, kullanılmayan yıllık izin sürelerinin ücreti fesihte ödenmemiş veya fiilen izin olarak kullandırılmamışsa, yeni dönemde yıllık izin hesabında önceki sürenin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Kısaca, önceki çalışmanın izin yönünden tam anlamıyla tasfiye edilip edilmediği önem kazanır.

  • Eğer fesih anında kullanılmayan izin tamamen ücrete çevrilip ödenmişse, artık o süreye ilişkin izin hakkı tasfiye edilmiştir.
  • Fakat ödenmedi ya da izni fiilen kullanmadı ise, sonraki çalışma döneminde izne esas süre hesabına eklenmesi gerekir.

Böylece işçinin dinlenme hakkı (yıllık izin), sırf emeklilik sebebiyle ortadan kalkmaz; emeklilik sonrası aynı işverene ait işyerlerinde çalışmaya devam edilmesi hâlinde, bu süreler yıllık izin hesabında birleştirilebilir.


Sonuç

  1. Emeklilik sonrası aynı işyerinde veya işverene bağlı işyerlerinde çalışmaya devam eden işçinin, önceki çalışma süresi yıllık izin bakımından sıfırlanmaz.
  2. Kıdem tazminatının ödenmiş olması, izin hesabını otomatik olarak etkilemez. Yıllık izin yönünden, işçinin önceki çalışma dönemi “tasfiye” edilip edilmediği (yani kullanılmamış izin ücretinin ödenip ödenmediği) dikkate alınır.
  3. Önceki fesihte kullanılmayan izin ücreti tam olarak ödenmemişse, yeni dönemde o sürenin de izne esas hizmete eklenmesi gerektiği Yargıtay kararlarında açıkça ifade edilmektedir.

Bu şekilde, işçinin emeğinin korunması ve yıllık izin hakkının (Anayasa m. 50, 4857 sayılı Kanun m. 53 vd.) etkin biçimde kullanılması amaçlanmıştır. Dolayısıyla emekli olup yeniden çalışmaya başlayan bir işçi, önceki hizmetinin izin yönünden tamamen tasfiye edilmediğini ortaya koyarsa, tekrar hesaplanacak yıllık izin süresinde o dönemin de eklenmesini talep edebilir.


Atıflar

  1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/31297 K. 2020/15996 T. 12.11.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/0076bf44-c18d-4d46-a93f-e1acd71c1877

  2. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/30434 K. 2020/8780 T. 06.07.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/e19f1a7f-e52e-4c1b-bce6-5efebac4c1fb