Blog

Feragat ve Kabul Hâlleri İçin Yargılama Giderleri İlişkin Esaslar

Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
feragat
kabul
yargılama giderleri
mahkeme kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Feragat ve Kabul Hâlleri İçin Yargılama Giderleri İlişkin Esaslar

(HMK m.312'nin Uygulamasına Dair Emsal Kararlar)


1. Feragat veya Kabul Durumunda Yargılama Giderleri Kim Tarafından Ödenir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) 312. maddesi uyarınca:

“Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir…”

Bu düzenlemeye göre, feragat eden davacı ya da kabul beyanında bulunan davalı —hangisi talep sonucuna karşı tek taraflı işlemde bulunursa— kural olarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.

Örneğin Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/738 K. 2024/332 T. 17.05.2024 tarihli kararında (documentID: df3be060-3deb-47d1-93e6-ea68c9e0e21e), kabul beyanı halinde davalının giderlere mahkûmiyetinin esas olduğu, ancak kanunun öngördüğü istisna koşulları oluşmuşsa giderden muaf tutulabileceği açıkça ifade edilmiştir:

HMK 312. maddesi: Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir…”

https://app.dejure.ai/dokuman/df3be060-3deb-47d1-93e6-ea68c9e0e21e


2. Davalının Yargılama Giderlerini Ödemekten Muaf Tutulmasının Şartları Nelerdir?

HMK 312. maddesi aynı zamanda bir istisna hükmü getirir. Madde metninde şöyle denmektedir:

“Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.”

Yani davalı, iki koşulu aynı anda sağlarsa giderlerden muaf olur:

  1. Davanın açılmasına kendi hâl ve davranışı ile sebebiyet vermemiş olmak,
  2. İlk duruşmada (aşağıda ayrıntı verilecektir) davacının talep sonucunu kabul etmek.

Örneğin Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/1346 K. 2021/6159 T. 27.10.2021 tarihli kararda (documentID: 6752773d-a62c-422c-ac52-44ef8a33d663) şu vurgulanmıştır:

“Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi giderleri öder… Ancak davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında kabul beyanında bulunmuş ise bu giderden muaf tutulur.”

https://app.dejure.ai/dokuman/6752773d-a62c-422c-ac52-44ef8a33d663


3. "Davalı davanın açılmasına kendi hâl ve davranışı ile sebebiyet vermemiş" ne anlama gelir?

Kanun, davalının gider muafiyeti için, davanın açılmasını gerektirecek bir tutumu olmamasını şart koşar. Yani eğer davalının daha önceki tutum ve davranışı, alacaklının (veya davacının) mecburen dava açmasına yol açıyorsa, davalı bu muafiyetten yararlanamaz.

Genellikle şu durumlar "kendi hâl ve davranışı ile sebebiyet vermeme" olarak değerlendirilir:

  • Davalıya, yargılama öncesinde uzlaşma/fatura vb. bildirim yapılmış ve davalı hiçbir şekilde sürüncemede bırakmamışsa,
  • Davalıya karşı önceden talep iletilmiş, kendisi zaman kaybetmeden kabul etmiş veya gerçekten dava açılmasını gereksiz kılacak tutum sergilemişse.

Eğer tam aksine, davalı "ödememek" veya "geciktirmek" gibi bir davranışla davaya neden olmuşsa, o hâlde 312. maddedeki muafiyetten yararlanamaz.

Bu husus, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/81 T. 07.02.2023 kararında (documentID: b9329efe-d436-42d1-b78a-48d290f108c2) şu şekilde belirtilmiştir:

"... davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediyse ve ilk duruşmada kabul beyanında bulunuyorsa giderlerden sorumlu olmaz..."
https://app.dejure.ai/dokuman/b9329efe-d436-42d1-b78a-48d290f108c2


4. HMK 312. Maddede Geçen "İlk Duruşma" Kavramı Neyi İfade Eder?

Kanunda "ilk duruşma" ifadesi, ön inceleme aşamasından sonra yapılan ilk tahkikat duruşmasını ifade eder. Uygulamada genelde:

  1. Ön inceleme duruşması yapılır; bu sırada uyuşmazlık konuları, sulh olasılığı vb. değerlendirilir.
  2. Tahkikat (yargılama) duruşmaları başlar.

Bazı yargı mercileri, "ilk duruşma"yı ön inceleme duruşması olarak da nitelendirebilir. Önemli olan, davanın esası hakkında incelemenin henüz başlamadığı, tarafların esas hakkındaki savunmalarını ileri sürmedikleri ilk oturumda (ilk celse) davalının tam kabul beyanı vermesidir.

Örneğin Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/738 K. 2024/332 T. 17.05.2024 tarihli kararda (documentID: df3be060-3deb-47d1-93e6-ea68c9e0e21e) vurgulandığı gibi:

"Davalının, HMK 312. maddede öngörülen şekilde ilk duruşmada —yani henüz tahkikata geçilmeden— davayı kabul etmesi gerekir."
https://app.dejure.ai/dokuman/df3be060-3deb-47d1-93e6-ea68c9e0e21e

Uygulamada hâkimler, davalının ilk duruşmadaki tutumuna bakarak, "zamanında kabul edildi mi, edilmedi mi?" diye değerlendirmekte ve kendi hâl ve davranışıyla dava açılmasına sebebiyet verip vermediğini de göz önünde bulundurmaktadır.


Sonuç

  • Feragat veya kabul hâlinde, feragat/kabul beyanında bulunan taraf kural olarak yargılama giderlerinden sorumludur (HMK m.312).
  • Davalının yargılama giderlerinden muaf olması için iki temel koşul aranır:
    1. Davanın açılmasına kendi davranışıyla sebebiyet vermemiş olmak,
    2. "İlk duruşma"da davacının talebini kabul etmek.
  • "Kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemek" ifadesi, davalının dava açılmasını gerektirecek bir tutum sergilememiş olmasını ifade eder.
  • "İlk duruşma" kavramı, uygulamada genellikle ön inceleme safhasından sonra esaslı tahkikata geçilen ilk oturumu işaret etmekte; esas hakkındaki inceleme başlamadan önceki kabul beyanı bu kapsamda değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.