Blog

Fevkalâde Mühlet ve Konkordato Sürecine İlişkin Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Fevkalâde mühlet, konkordato sürecine ilişkin temel soruların yanıtlanmasına ve konkordato taleplerinin nasıl değerlendirildiğine ilişkin örnek kararların ışığında yapılmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~6 dakika
fevkalade
konkordato
mahkeme kararlari

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Fevkalâde Mühlet ve Konkordato Sürecine İlişkin Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Gerek ekonomik dalgalanmalar gerekse işletmelerin nakit akışı sorunları nedeniyle fevkalâde mühlet (olağanüstü mühlet) kavramı, konkordato ve benzeri yasal koruma mekanizmalarında sıkça gündeme gelmektedir. Uygulamada; kesin mühlet, geçici mühlet, fevkalâde (ek) mühlet vb. farklı süreler öngörülebilmekte, bu mühletler içinde borçlunun konkordato projesini hazırlaması ve sunması beklenmektedir. Aşağıdaki başlıklar altında, fevkalâde mühlet kavramına yönelik temel sorular, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) çerçevesinde, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bir kararında yer alan örnek düzenlemeler ışığında yanıtlanmaya çalışılacaktır.

Emsal Karar Atfı:
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444 K. 2023/484 T. 11.05.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/8812cffd-6d55-4d75-b481-eabc69bb8417

Bu kararda, “Her hâlde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır.” şeklindeki kanuni düzenlemeye vurgu yapılmış; fevkalâde (ya da uzatma) sürelerinin sıkı bir şekilde sınırlandığı ifade edilmiştir.


1) Fevkalâde mühletin bitiminden önce konkordato projesi ve belgelerin sunulması zorunlu mudur?

Fevkalâde (olağanüstü) mühlet, genellikle yargılama sırasında normal mühlet veya kesin mühlet süresi içinde konkordato projesinin sunulamaması ya da özel bir engelin ortaya çıkması hâlinde, mahkemenin İİK’daki uzatma imkânını kullanarak tanıdığı ek süre niteliğindedir. Uygulamada, mahkemece öngörülen bu fevkalâde mühlet bitmeden konkordato projesi, finansal tablolar ve diğer gerekli belgelerin sunulması zorunludur. Eğer bu belgeler, fevkalâde mühlet (ya da normal mühlet) süresi dolmadan sunulmazsa, konkordatonun başarı şansı oldukça düşer ve mahkeme çoğu zaman konkordato talebini reddedip iflas yolunu açabilir.

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444 K. 2023/484 T. 11.05.2023 sayılı kararında da benzer şekilde, “mühlet süreleri dâhilinde konkordato projesi ve öngörülen raporların hazırlanarak mahkemeye sunulması gerektiği, aksi hâlde takip yasağının ortadan kalkacağı ve mühletin amacına ulaşmasının engelleneceği” belirtilmiştir.


2) Fevkalâde mühlet bittikten sonra konkordato mühleti veya yeni fevkalâde mühlet verilebilir mi?

Kanun, mühletlerin hangi şartlarda ve ne kadar süreyle uzatılabileceğini açıkça düzenlemiştir. Örneğin:

  • Geçici mühlet (3 ay + 2 ay ek süre)
  • Kesin mühlet (1 yıl + en fazla 6 ay uzatma)

Bunların haricinde, yargılama esnasında ortaya çıkan zorlayıcı veya özel durumlar nedeniyle mahkemece “fevkalâde” veya “ek” mühlet tanınması mümkün olabilmektedir. Ancak bu ek süreler de kanunda öngörülen toplam azami süreyi aşamaz.

Bu çerçevede, fevkalâde mühletin bitiminden sonra aynı davada yeniden farklı bir fevkalâde mühlet verilmesi kural olarak mümkün olmaz; çünkü yasa “Her hâlde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır.” (İİK m. 304/2 gerekçesine paralel) şeklinde hüküm koyarak üst sınır getirmiştir. Dolayısıyla, fevkalâde mühlet bitiminden sonra borçluya yeniden bir konkordato mühleti (ya da ikinci bir fevkalâde süre) tanınması genellikle imkânsız hâle gelir.


3) Fevkalâde mühletin devamı esnasında konkordato talebinde bulunulmazsa ne olur?

Fevkalâde mühlet, esasen konkordato (veya benzeri koruma) talebinin incelenmesi ve desteklenmesi amacıyla verilir. Eğer bu süreçte borçlu, konkordato talebini geri çekerse veya esaslı bir adım atmaz, konkordato projesini sunmaz ya da alacaklılarla anlaşma gayreti göstermeksizin mühletin dolmasını beklerse, fevkalâde mühlet süresi sonunda borçluya tanınan koruma (takip yasağı, haciz işlemlerinin durması vb.) ortadan kalkar. Bu durumda alacaklılar, takiplerine devam edebilir; borçlu da iflas riski ile karşı karşıya kalır.

Emsal Karar
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da benzer şekilde, “mühlet içinde konkordatonun amacına hizmet etmeyen veya mühletin uzatılmasına dair şartları yerine getirmeyen borçlunun, korunma kapsamının sona ereceği” ifade edilmiştir.


4) Mahkeme kararlarında fevkalâde mühletin ne kadar uzatılabileceği veya hangi durumlarda uzatılabileceği belirtiliyor mu?

İlgili kararlarda sıkça vurgulanan husus, mühlet uzatmalarının (özellikle fevkalâde mühlet) en çok altı aya kadar gerçekleştirilebileceğidir. Bunun dayanağı, İİK m. 304/2 ve devamı hükümlerinde yer alan “... her halde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır.” kuralıdır. Mahkemeler, komiser raporu, alacaklıların durumu ve borçlunun ek süre ihtiyacı gibi gerekçeleri değerlendirerek 6 ayı geçmeyecek biçimde fevkalâde (ek) mühlet tanıyabilir.

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444 K. 2023/484 T. 11.05.2023 tarihli karar metninde bu husus net şekilde ifade edilmiştir:

“Mahkeme, mühlet hükümlerinin uzatılması kararını verirken komiserden gerekçeli bir rapor isteyebilir. Her hâlde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır.

Bu nedenle, mahkemelerin kararlarında hangi durumlarda uzatma kararı verilebileceği (örneğin: borçlunun faaliyetlerini sürdürebilmesi, alacaklılarla uzlaşma olasılığının devam etmesi, komiser raporunda ‘fevkalâde’ engellerin varlığı) ayrıntılarıyla incelenmekte, ancak uzatma süresinin mutlak surette 6 ay üst sınırına tabi olduğu belirtilmektedir.


Sonuç

  1. Fevkalâde mühletin bitiminden önce konkordato projesi ve ek belgelerin sunulması, konkordatonun başarı şansı açısından zorunludur; aksi durumda borçluya tanınan yasal koruma (takip yasağı) sona erer.
  2. Fevkalâde mühlet bittikten sonra aynı dosyada tekrar konkordato mühleti veya yeni bir fevkalâde mühlet verilebilmesi, çoğunlukla yasal sınıra takılır; “altı aydan fazla uzatılamayacağı” kuralı gereği, ikinci kez uzatma yolu kapalıdır.
  3. Mühlet devam ederken konkordato talebinde bulunulmaması hâlinde ise, koruma süresi sonunda alacaklıların takip işlemleri yeniden başlayabilir, borçlu iflas riskiyle karşılaşabilir.
  4. Mahkemelerin verdiği fevkalâde mühlet uzatma kararlarında hangi hallerde uzatmaya gidilebileceği (komiser raporu, mali zorlukların varlığı vb.) ve azami uzatma süresinin 6 ay olduğu açıkça belirtilmektedir.

Dayanak ve Emsal Karar:
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/444 K. 2023/484 T. 11.05.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/8812cffd-6d55-4d75-b481-eabc69bb8417

İstinaf Dilekçesinin Reddi ve Sonuçları Hakkında Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) istinaf yoluna ilişkin süre ve şekil şartlarını ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Özellikle HMK 346. madde, istinaf dilekçesinin hangi hâllerde reddedileceğini, bu ret kararına karşı başvurulacak kanun yolunu ve sürecin nasıl işleyeceğini öngörür. Aşağıda, konuyla ilgili emsal bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile birlikte, üç temel soruya yanıt verilecektir.

Emsal Karar:
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/1684 K. 2021/2225 T. 12.11.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/aa588caf-54c5-45c8-9015-4256cb52b775

Kararda, 6100 sayılı HMK’nın 346. maddesinde düzenlenen istinaf dilekçesinin reddi hâllerine, istinaf yoluna başvurulacak süreye ve reddedilen dilekçeyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’nin inceleme yetkisine açıkça vurgu yapılmıştır.


1) İstinaf dilekçesinin reddedilme nedenleri nelerdir?

HMK 346/1 hükmüne göre, istinaf dilekçesi aşağıdaki hâllerde reddedilir:

  1. Kanuni süresi geçtikten sonra verilmesi: İstinaf süresi, kural olarak hükmün usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345). Bu süre geçtikten sonra yapılan başvurular, süre yönünden reddedilir.

  2. Kesin olan bir karara ilişkin olması: Kanun veya başka hükümlere göre istinaf yolu kapalı olan (kesin nitelikte) bir mahkeme kararına karşı başvuru yapılması hâlinde, istinaf dilekçesi reddedilir.

Bu iki durumda mahkeme, istinaf dilekçesinin reddine karar verir.


2) Ret kararına karşı istinaf yoluna başvurma süresi ne kadardır?

Yine HMK 346 uyarınca, ret kararının tebliğinden itibaren bir hafta içinde (bazı düzenlemelerde iki haftalık süreden de söz edilmekteyse de, 346/2’de genellikle bir haftalık süre öngörülmüştür) istinaf yoluna başvurulabilir. Kararı veren mahkeme, redde ilişkin kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ etmek ve giderlerini de 344. maddeye göre karşılamak zorundadır.

Bu bir haftalık süre içinde gerekli masraflar da yatırılırsa, dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilir.


3) Bölge adliye mahkemesi, ret kararını yerinde görmezse ne olur?

Dosya, istinaf mahkemesine ulaştığında, ilgili daire ret kararını inceler. Eğer bu kararı yerinde görmez (yani reddin hatalı olduğuna kanaat getirirse), “ilk istinaf dilekçesine” göre esaslı inceleme yapılmasına karar verir. Bu durumda, sanki dilekçenin reddi hiç olmamışçasına, istinaf başvurusu normal şekilde incelenir.

Özetle;

  • Mahkeme (ilk derece mahkemesi), süre geçtikten sonra veya kesin nitelikli karara istinaf dilekçesi sunulduğunda dilekçeyi reddeder.
  • Ret kararına bir hafta içinde istinaf yolu açıktır.
  • Bölge adliye mahkemesi reddin hatalı olduğunu tespit ederse, dosyayı esas yönden inceler.

Bu süreç, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/1684 K. 2021/2225 T. 12.11.2021 tarihli kararında da açıklanmış olup, “istinaf dilekçesinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, ret kararı yerinde bulunmazsa ilk istinaf dilekçesinin esasının inceleneceği” açıkça vurgulanmıştır.