Blog

Gabin Koşulları: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Gabin, bir sözleşmede taraflardan birinin, diğer tarafın zor durumda kalması, deneyimsizliği veya düşüncesizliğinden yararlanarak edimler arasında bariz bir dengesizlik yaratması olarak tanımlanır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 28’de düzenlenen bu kurum, sözleşmelerdeki “edimler arasındaki açık oransızlık” ve “sömürü kastı”nı hedef alır. Böylece zayıf konumda kalan tarafın korunması amaçlanır. Aşağıda, gabin kurumuna ilişkin temel unsurlar, hangi sözleşmelerde sıklıkla gündeme geldiği ve mahkemelerin bu konuda verdiği başlıca kararlarla uyguladığı hukuki sonuçlar ele alınacaktır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
gabin
aşırı yararlanma
türk borçlar kanunu
yargıtay kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

GİRİŞ

Gabin (aşırı yararlanma), bir sözleşmede taraflardan birinin, diğer tarafın zor durumda kalması, deneyimsizliği veya düşüncesizliğinden yararlanarak edimler arasında bariz bir dengesizlik yaratması olarak tanımlanır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 28’de düzenlenen bu kurum, sözleşmelerdeki “edimler arasındaki açık oransızlık” ve “sömürü kastı”nı hedef alır. Böylece zayıf konumda kalan tarafın korunması amaçlanır. Aşağıda, gabin kurumuna ilişkin temel unsurlar, hangi sözleşmelerde sıklıkla gündeme geldiği ve mahkemelerin bu konuda verdiği başlıca kararlarla uyguladığı hukuki sonuçlar ele alınacaktır.


1. Gabin (Aşırı Yararlanma) Koşulları

Gabin (TBK m. 28) bakımından iki temel unsur bir arada bulunmalıdır:

  1. Objektif Unsur (Edimler Arasındaki Açık Oransızlık)
    Sözleşmedeki karşılıklı edimler arasında, ilk bakışta göze çarpacak şekilde ciddi bir değer veya miktar farklılığı bulunmalıdır. Mahkemeler, “açık oransızlık” olup olmadığını, sözleşmenin kurulduğu andaki piyasa koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile somut olayın özelliklerini değerlendirerek tespit eder.

  2. Sübjektif Unsur (Zarar Görenin Zayıf Durumundan Yararlanma)
    Eş zamanlı olarak zarar görenin;

    • Zor durumda kalması (müzayaka hali),
    • Düşüncesizliği veya
    • Deneyimsizliği
      söz konusu olmalı ve diğer taraf bu özel hali bilerek istismar etmiş olmalıdır.

Bu iki koşul birlikte gerçekleştiğinde gabin nedeniyle sözleşme, zarar görene iptal hakkı (ya sözleşmeden dönme ya da oransızlığın giderilmesini talep etme) tanır.

Atıf:

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/454 K. 2024/461 T. 03.07.2024
    “...TBK da düzenlenen aşırı yararlanmanın meydana gelmesi için taraflardan birinin, diğerinin zayıf durumundan yararlanarak sözleşme ilişkisinin kurulması hallerinde meydana gelir.”
    Karar metni için

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/212 K. 2021/281 T. 21.04.2021
    “...bir sözleşmenin aşırı yararlanma nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi sonucu oluşması gerekir.”
    Karar metni için


2. En Sık Hangi Tür Sözleşmelerde Görülür?

Gabin iddiası, uygulamada genellikle aşağıdaki sözleşme ve hukuki işlemlerde gündeme gelmektedir:

  • Taşınmaz (Gayrimenkul) Satış Sözleşmeleri: Tapu değerinin düşük gösterilmesi ya da tarafın çok zor durumdayken taşınmazını piyasanın çok altında satması.
  • Hisse Devir Sözleşmeleri: Şirket hisselerinin, zor durumda kalan ortağın paylarını değerinin çok altında devretmesi.
  • Kredi Sözleşmeleri ve Finansal Protokoller: Ödemelerini aksatan veya ekonomik sıkışıklık yaşayan tarafın, fahiş şartlarla refinansman (yeniden yapılandırma) veya ek anlaşma yapması.
  • İş (Eser) Sözleşmeleri ve İbranameler: Hakkını tam bilmeyen veya çok acil nakit ihtiyacı olan işçi yahut alt yüklenicinin, aleyhine olacak şekilde fesih, ibra veya tasfiye protokolü imzalaması.

Atıf:

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1216 K. 2021/17 T. 20.01.2021
    “...bir sözleşmede taraflardan birinin diğerinin zayıflığını istismar ederek edimler arasında aşırı değer farkı yaratarak onu sömürmesine... Gabin denilmektedir.”
    Karar metni için

3. Mahkemelerin Kararları ve Uyguladığı Hukuki Sonuçlar

Mahkemeler, gabin tespit ettikleri durumlarda şu sonuçlarla karşılaşılabileceğini belirtmektedir:

  1. Sözleşmenin İptali (Geri Verme Talebi):
    Zarar gören taraf, sözleşme ile bağlı olmadığını beyan ederek verdiğini geri isteyebilir. Bu, sözleşmenin geriye etkili iptalini doğurur.

  2. Edimler Arasındaki Orantısızlığın Giderilmesi (Uyarlama):
    Bazı hallerde, sözleşmenin iptaline gerek kalmadan, gabinden zarar gören taraf, edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini talep edebilir. Böylece mahkeme, sözleşme bedelini yeniden uyarlayarak dengeyi sağlar.

  3. Hak Düşürücü Süre:
    TBK m. 28’e göre, zor durumda kalma (müzayaka) hâline dayanan taraf, bu durum ortadan kalktıktan sonra bir yıl içinde gabin iddiasını ileri sürmelidir. Ayrıca, her hâlükârda sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl geçmesiyle bu hak zaman aşımına uğrar.

Atıf:

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/5201 K. 2023/1511 T. 14.03.2023
    “...Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık oransızlık varsa ve bu oransızlık bir tarafın zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden karşı tarafça yararlanılmak suretiyle gerçekleşmiş ise... zarar gören, sözleşme ile bağlı kalmayacağını bildirerek verdiğini geri isteyebilir veya edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep edebilir...”
    Karar metni için

SONUÇ

Gabin (aşırı yararlanma), sözleşme serbestisi ilkesine getirilen önemli bir sınırlamadır. Taraflardan birinin zor, deneyimsiz ya da düşüncesiz durumundan bilerek faydalanmak ve bu sayede edimler arasında açık bir oransızlık yaratmak yasaca korunmaz.

  • Objektif koşul olarak ciddi bir değer veya miktar dengesizliği,
  • Sübjektif koşul olarak da bu oransızlığın zayıf tarafın özel durumundan yararlanılarak oluşturulması,
    gabin davasının temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Bu şekilde sözleşmenin iptali veya oransızlığın giderilmesi imkânı, özellikle taşınmaz satışları, hisse devirleri veya finansman sözleşmelerinde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Mahkemeler, gabin tespit etmeleri hâlinde sözleşmeyi iptal edebildiği gibi, dengeyi sağlama yoluyla kısmi uyarlamaya da gidebilmektedir.

Bu esaslar doğrultusunda, sözleşmede aşırı dengesizlik ve sömürü kastı olduğunu düşünen taraflar, hak düşürücü süreleri dikkate alarak yargı mercilerine başvurmalı ve gerekli ispat vasıtalarını sunmalıdırlar. Aksi hâlde, gabin iddiası dinlenemez hâle gelecektir.