Blog

Gece 22:00-01:00 Arası Gürültü Şikâyetleri ve Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Gürültüye ilişkin hukuki uyuşmazlıklarda, özellikle gece 22:00-01:00 saatleri arasında meydana gelen rahatsızlıklar hem komşuluk hukuku hem de ceza hukuku bağlamında ele alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 123. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinde yer alan “gürültü” kabahati, bu tip uyuşmazlıklarda en çok başvurulan hükümlerdir. Ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili ikincil mevzuat (Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği vb.) de gürültü sınır değerlerini ve yaptırımları düzenlemektedir. Aşağıda, konuyla ilgili mahkemelerin emsal kararlarına (Yargıtay kararları çerçevesinde) atıf yapılarak üç temel soru değerlendirilecektir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~5 dakika
gürültü
şikâyet
emsal kararlar
mahkeme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Gece 22:00-01:00 Arası Gürültü Şikâyetleri ve Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Gürültüye ilişkin hukuki uyuşmazlıklarda, özellikle gece 22:00-01:00 saatleri arasında meydana gelen rahatsızlıklar hem komşuluk hukuku hem de ceza hukuku bağlamında ele alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 123. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinde yer alan “gürültü” kabahati, bu tip uyuşmazlıklarda en çok başvurulan hükümlerdir. Ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili ikincil mevzuat (Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği vb.) de gürültü sınır değerlerini ve yaptırımları düzenlemektedir. Aşağıda, konuyla ilgili mahkemelerin emsal kararlarına (Yargıtay kararları çerçevesinde) atıf yapılarak üç temel soru değerlendirilecektir.


1. Mahkeme Kararlarına Göre, Gece 22:00-01:00 Arası Gürültü Şikâyetlerinde Hangi Tür Kanıtlar Yeterli Bulunmaktadır?

Gece saatlerinde (22:00-01:00) meydana gelen gürültü şikâyetlerinde, mahkemeler tarafından incelenen en önemli kanıtlar şunlardır:

  1. Tanık Beyanları ve Apartman Sakinlerinin İfadeleri
    Özellikle aynı binada veya komşu dairede oturan kişilerin kolluk kuvvetlerine ve savcılığa sundukları ifadeler oldukça önem taşır. Gürültünün sıklığı, gürültü düzeyinin süregelen bir rahatsızlık yaratıp yaratmadığı ve şikâyetçinin huzurunu ne derece bozduğu, komşu tanık anlatımlarıyla teyit edilmektedir.
    Örnek Karar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/3634 K. 2022/9344 T. 05.04.2022 (
    https://app.dejure.ai/dokuman/a079edca-cccf-48c9-9e3a-9674ce7b3f8b
    )
    Bu kararda mahkeme, gece yapılan aşırı gürültüye dair komşuların beyanlarını, kolluk güçlerine yapılan ihbar kayıtlarını ve tanık ifadelerini esas alarak “soyut iddianın ötesinde, süreklilik gösteren rahatsız edici düzeyde ses olduğuna” kanaat getirmiştir.

  2. Kolluğun Düzenlediği Tutanaklar
    Emniyet veya jandarma birimlerinin gürültü ihbarı üzerine tuttuğu tutanaklar da delil niteliğindedir. Mahkemeler, kolluk tutanaklarında “gece saatlerinde yüksek sesli müzik” veya “sürekli tekrarlanan bağırma vb. eylemler” gibi somut tespitleri, şikâyet sahibinin huzur ve sükûnunun bozulduğuna dair emare olarak kabul etmektedir.

  3. Ses/Video Kayıtları ve Teknik Ölçümler
    Taraflarca sunulan cep telefonu kayıtları, CD veya diğer dijital kayıtlar, mahkeme nezdinde incelenmekte ve uzmanlar aracılığıyla doğrulanmaktadır. Ayrıca Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan desibel ölçümleri (örn. teknik ekipmanla ses düzeyinin 50 dB(A)’yı aştığına dair raporlar) de güçlü delil sayılmaktadır.


2. Normal “Ev Faaliyetlerinden Kaynaklanan Gürültü” ile “Huzur ve Sükûnu Bozucu Gürültü” Arasındaki Ayrım Nasıl Yapılmaktadır?

Mahkemeler, “Ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü” ile TCK md. 123 kapsamındaki “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçu arasındaki farkı, eylemin “sırf rahatsızlık vermek kastıyla” yapılıp yapılmadığına göre ayırt etmektedir.

  • Normal Ev Aktiviteleri: Örneğin gündüz saatlerinde çocukların koşması, evde temizlik yapılması, çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi, vb. kullanımından kaynaklı sesler genellikle “olağan” kabul edilir.
  • Israrlı ve Rahatsız Edici Gürültü: Gürültü “olağanın” dışına çıkar ve bilinçli bir şekilde devamlılık arz ederse (gece geç saatlerde yüksek sesle müzik, kapılara vurma, eşyaları kasten sürükleme vb.), mahkeme huzur ve sükûnun bozulduğuna hükmedebilir.
  • Kast Unsuru (“Sırf Huzuru Bozma Saiki”): Mahkeme, eylemin kasıtlı ve tekrarlanan bir biçimde yapıldığını incelemektedir. Yargıtay kararlarında, bir kez yapılan ya da istem dışı gerçekleşen seslerin “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçu oluşturmayabileceği vurgulanmıştır.
    Örnek Karar: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1612 K. 2023/4622 T. 01.11.2023 (
    https://app.dejure.ai/dokuman/4d0c1d23-3380-4799-b820-b3d3bd0ff3e4
    )
    Bu kararda, çocukların olağan ev içi hareketlerinden kaynaklanan seslerin, kast unsuru taşımayan normal yaşam gürültüsü sayıldığı; ancak geç saatlerde kasten mobilya çekme, zemine vurma gibi eylemlerin “huzur ve sükûn bozma” olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

3. Mahkemeler, Gürültü Davalarında Apartmanlardaki Ses Yalıtımının Rolünü Nasıl Değerlendirmektedir?

Özellikle apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında, ses yalıtımı ve bina yapısının özelliği, çıkan gürültünün ne ölçüde rahatsızlık yaratacağını doğrudan etkiler. Mahkemeler şu noktalara dikkat etmektedir:

  1. Bina Yaşı ve Fiziki Koşullar
    Eski binalarda ses yalıtımı yetersiz olabilir. Mahkemeler, “gürültünün tamamen bina yapısından kaynaklandığı” ve faaliyetlerin normal ev kullanım sınırında olup olmadığı hususunu inceler. Eğer gürültü, sırf yalıtımsızlık nedeniyle “normalin üzerinde” duyuluyorsa, mağdurun rahatsızlığı öngörülebilir bir düzeyi aşmış kabul edilebilir.
    Örnek Karar: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1612 K. 2023/4622 T. 01.11.2023 (
    https://app.dejure.ai/dokuman/4d0c1d23-3380-4799-b820-b3d3bd0ff3e4
    )
    Kararda, “binanın fiziki yapısının eski olması, ısı ve ses yalıtımının yetersizliği, insanların normal gündelik hayat faaliyetlerinde ortaya çıkan gürültünün de abartılı bir şekilde alt kata ulaşabildiği” belirtilmiş; bu nedenle sırf bina kusuru sebebiyle oluşan seslerin “kastî gürültü” sayılamayacağı ifade edilmiştir.

  2. Yalıtım Eksikliğinin Giderebilirliği
    Bazı hâllerde mahkeme, bina yönetiminin ses yalıtımını iyileştirmesi veya gürültüye neden olan daire sahibinin (örneğin müzik stüdyosu, gece geç saatlerde yüksek sesli müzik yayını vb.) ek yalıtım tedbirleri almasını zaruri görür. İdari veya hukuk yargılamasında site yönetmeliği vb. düzenlemeler de dikkate alınarak, yalıtım yaptırımı veya yaptırımı destekleyici tedbirler öngörülebilir.


Sonuç

  • Gece 22:00-01:00 saatleri arasındaki gürültü şikâyetlerinde, mahkemeler tanık ifadeleri, kolluk tutanakları ve teknik ses ölçümleri gibi kanıtları esas almakta, şikâyetin ciddiyetini ve gürültünün sistematik olup olmadığını incelenmektedir.
  • Ev faaliyetlerinden kaynaklanan normal gürültü” ile “huzur ve sükûnu bozucu gürültü” ayrımı, kast, süreklilik ve olağan dışılık kıstaslarına göre yapılmaktadır. Bir kez yapılan ya da mecburi/olağan sesler yerine, özellikle gece saatlerinde tekrarlanan kasıtlı yüksek gürültü “bozucu” olarak görülmektedir.
  • Apartmanlardaki ses yalıtımı, davanın sonucunda belirleyici olabilmektedir. Yalıtımsız veya eski yapılarda, normal etkinliklerden kaynaklanan ses dahi alt/üst katı rahatsız edecek düzeye ulaşabiliyorsa, mahkeme “sırf rahatsız etme kastı” unsurunun oluşmayabileceği sonucuna varmaktadır. Ancak yalıtımı yetersiz binada kasıtlı şekilde yüksek ses çıkarılıyorsa sorumluluk doğabilmekte; mahkeme, bina yönetimi veya daire sahibinin ek tedbirler almasını isteyebilmektedir.

Bu doğrultuda, gece geç saatlerde gürültü şikâyetlerinde, mahkemeler somut deliller (tanık, tutanak, ses ölçümü) ve kast unsuru üzerinde yoğunlaşmakta, yalıtım koşullarını da tartışarak huzur ve sükûn ihlalinin varlığını ya da yokluğunu tespit etmektedir.


Atıf Yapılan Emsal Kararlar