Blog

Genel Sağlık Sigortası (GSS): Ekonomik Durumdan Bağımsız Sağlık Hizmetleri, Ayrımcılığın Önlenmesi ve Mali Sürdürülebilirlik

Genel Sağlık Sigortası (GSS) ve temel ilkeler, ekonomik eşitlik, ayrımcılığın önlenmesi ve mali denge konularında ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. GSS’nin temel amacı, herkesin sağlık hakkına erişimini garanti altına almaktır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~5 dakika
genel sağlık sigortası
temel ilkeler
ekonomik eşitlik
ayrımcılık
mali denge

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Genel Sağlık Sigortası (GSS): Ekonomik Durumdan Bağımsız Sağlık Hizmetleri, Ayrımcılığın Önlenmesi ve Mali Sürdürülebilirlik

Genel sağlık sigortası (GSS), sağlık hizmetlerine erişimin anayasal bir hak olduğu ilkesinden hareketle, bireylerin ekonomik durumlarından bağımsız olarak temel sağlık güvencesine sahip olmalarını amaçlayan bir sistemdir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSS Kanunu) ile getirilen bu sistem, zorunlu katılım ilkesine dayanır ve ülke sınırları içindeki herkesin (belirli istisnalar hariç) prim ödeyerek veya gelir testinden geçerek sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlamayı hedefler.


1. Genel Sağlık Sigortası, Bireylerin Ekonomik Durumlarından Bağımsız Olarak Sağlık Hizmetine Erişimini Nasıl Güvence Altına Alıyor?

GSS sisteminin temel yaklaşımı, “ülke sınırları içindeki herkesin sigorta kapsamına alınması” ilkesidir. Kanun, maddi imkânı kısıtlı olan bireylerin gelir testi sonrasında primlerinin devlet tarafından ödenmesine veya düşük primlerle sisteme girmesine imkân verir. Böylece ekonomik gücü yeterli olmayan kimseler de sağlık hizmetlerine erişimde engel yaşamaz.

Atıf:
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14130 K. 2022/17116 T. 30.12.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/e3ff4da6-aefc-442e-bf82-bc97021decab
Paragraf 14:

“...5510 sayılı Kanun’un 3/8 maddesinde ‘Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigorta’ olarak tanımlanmıştır. ... Sisteme üye olmak zorunlu olup, sistem prime dayalıdır... Herkesi kapsama alacak genel sağlık sigortası sistemi oluşturulması, herkese sağlık hizmeti verilmesi amaçlanmıştır.”

Bu yasal çerçevede, yoksul veya düzenli geliri olmayan bireylerin veya ailelerin primleri devlet tarafından karşılanarak, tedavi masrafları güvence altına alınır. Böylece gelir düzeyine bakılmaksızın herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanması pratiğe geçirilmiş olur.


2. Ayrımcılığın Önlenmesi İçin Hangi Mekanizmalar Bulunmaktadır ve Ne Kadar Etkilidir?

GSS kapsamında ayrımcılığın önlenmesi, birkaç başlık altında sağlanır:

  1. Zorunlu Kapsama: Sisteme katılımın isteğe bağlı olmaması, cinsiyet, yaş, meslek, gelir durumu vb. fark gözetilmeden herkesi kapsama alır.
  2. Gelir Testi ve Prim Desteği: Düşük gelir düzeyindekilere yönelik prim desteği ve devlet ödemesi, fakirlik nedeniyle sistem dışına itilme riskini ortadan kaldırır.
  3. Tek Tip Temel Paket: Temel sağlık hizmetlerine erişimde (acil, birinci basamak, temel tedavi vb.) belirli bir standart öngörülerek, hizmet sunumunda sosyal tabakalara göre farklı uygulamalar yapılmasının önüne geçilir.

Atıf:
Danıştay 10. Daire, E. 2019/10558 K. 2022/4543 T. 18.10.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/34247f78-0e82-476d-a874-b39f89a8aef1
Karar metninde, gelir testi ve primlerin devlet tarafından karşılanma düzenlemesinin, kimsenin sistem dışı kalmamasını sağladığına, bunun da ayrımcılığın önlenmesi bakımından etkili bir tedbir olduğuna işaret edilmiştir.

Sistemin ayrımcılığı engelleme konusunda etkinliği, uygulamanın düzenli takibine ve gelir tespitinin sağlıklı yapılmasına bağlıdır. Gelir testindeki olası hata veya kayıt dışı istihdam gibi sorunlar pratikte hala bazı bireyleri dezavantajlı hâle getirebilir. Ancak mevzuat yönünden ayrımcılığa imkân tanımayan, “herkes için temel sigorta” mantığı güçlüdür.


3. Anayasal Hak Olarak Sağlık Hizmetlerine Erişim ile Genel Sağlık Sigortasının Mali Sürdürülebilirliği Arasındaki Denge Nasıl Sağlanmaktadır?

a) Anayasal Dayanak

Anayasa’nın 56. maddesi, devletin herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını planlayacağını ve yaygın biçimde hizmet sunacağını belirtir. Bu çerçevede genel sağlık sigortası kurulabileceği de aynı maddede ifade edilmiştir.

Atıf:
Anayasa Mahkemesi, E. 2021/73 K. 2022/51 T. 21.04.2022 (paragraf alıntısı)
https://app.dejure.ai/dokuman/a348586c-0ba5-42d7-9b0d-965eb22382f5

“...Genel sağlık sigortasının sağladığı hizmetlerden yararlanma hakkının sınırsız olması durumunda, kamu mali sistemine aşırı bir yük getirileceği açıktır...”

b) Mali Sınırlar ve Sürdürülebilirlik

GSS’nin sınırsız hak tanıması, ekonomik açıdan mümkün olmadığından Kanun koyucu, mali dengeleri gözeterek bazı katılım payları, ilave ücretler ya da hizmet kısıtlamaları getirebilir. Böylece:

  • Katılım Payı: Hastanenin seviyesi, özel hastane katkısı vb. nedenlerle sembolik veya belirli oranda katılım payı ödenmesi.
  • İlave Ücret Sınırları: Belirli branşlarda ya da özel hizmetlerde ek ücret alınması.
  • Bütçe Kısıtları ve Sağlık Fiyatlandırması: Sağlık Hizmetlerini Fiyatlandırma Komisyonu vb. mekanizmalarla, hangi tedavilerin ne kadar ödeneceği belirlenir.

Örnek Atıf:
Danıştay 10. Daire, E. 2019/7261 K. 2023/8281 T. 14.12.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/93e3dfa6-a6da-4114-8017-52bd2391bf22
Kararda, GSS’nin anayasal temel hak boyutu olduğu fakat bütçe dengesi ve etkin finansman için kısmen kısıtlayıcı düzenlemelerin yapılabileceği vurgulanmıştır.

Böylece anayasal sağlık hakkı ile sistemin mali sürdürülebilirliği dengelenir. Devlet, her yıl sağlık bütçesini gözden geçirir, vergi ve prim gelirlerini artırıcı veya giderleri sınırlayıcı tedbirler alabilir. Kurumun (SGK) aktüeryal dengeleri koruması, uzun vadede tüm nüfusa hizmet sunabilmesini garanti altına alır.


Sonuç

  1. Ekonomik Bağımsız Erişim: Genel sağlık sigortası, herkes için temel bir sağlık güvencesi sağlar; düşük gelir düzeyindeki kişilerin prim ödemelerini devlet üstlenerek, ekonomik yetersizliğin sağlık hizmetine engel olmamasını amaçlar.
  2. Ayrımcılığın Önlenmesi: Zorunlu kapsama, gelir testi ve tek tip temel hizmet paketi, ayrımcı uygulamaları azaltır. Uygulamadaki aksaklıklar olsa da mevzuat ayrımcılığa izin vermez.
  3. Mali Denge: Devlet, prime dayalı ve katılım payı gibi araçlarla bütçe dengesini gözetmekte; aynı zamanda anayasal sağlık hakkını korumak için yeterli finansmanın ayrılmasını hedeflemektedir. GSS, sürdürülebilirliği esas alarak kısıtlı kaynakları toplumsal sağlık açısından optimal şekilde kullanmayı arar.

Sonuç itibarıyla GSS, “sağlık hakkı” ile “mali sürdürülebilirlik” arasındaki dengeyi kurmayı amaçlayan, ayrımcılığı önleme mekanizmalarına sahip bir yapıdır. Anayasal çerçeve ve ilgili yargı kararları da, kimsenin ekonomik gücü yüzünden sağlık hakkından mahrum kalmaması gerektiğini, ancak sistemin sürdürülebilirliği için belirli kısıt ve katkı paylarının kaçınılmaz olduğunu ortaya koymaktadır.