Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU HAKKINDA DEĞERLENDİRME
(Emsal Kararlar Işığında Yanıtlar) Güveni kötüye kullanma suçu (TCK m.155), failin kendisine belirli bir hizmet ilişkisi veya başka bir hukuki çerçevede emanet edilen mal veya parayı, teslim amacına aykırı şekilde zimmetine geçirmesi ya da bu zilyetliği inkâr etmesi durumunda ortaya çıkar. Aşağıda, bu suç tipine dair sıkça sorulan bazı sorular, Yargıtay ve diğer mahkeme kararlarından yapılan örnek atıflarla cevaplanmıştır.
1. Bu tür güveni kötüye kullanma suçları genellikle hangi sektörlerde ve pozisyonlarda yaşanmaktadır?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçları; işveren–çalışan veya hizmet alan–hizmet veren ilişkilerinde sıkça görülmektedir. Emsal kararlara göre en çok:
- Perakende ve Mağazacılık: Kasiyerlerin veya depo sorumlularının, tahsil ettikleri parayı veya stokları zimmetlerine geçirmesi,
- Banka ve Finans Sektörü: Kasa, tahsilat ya da satış temsilcisi çalışanların müşteri veya işveren adına toplanan paraları şirkete teslim etmeyerek uhdesinde tutması,
- Mali Müşavir / Muhasebe Pozisyonları: Vergi veya SGK prim ödemesi için işverenden alınan parayı gerçek amacın dışında kullanma,
- Lojistik / Kargo / Depo İşlemleri: Ürünlerin teslimi ve depolanması alanında çalışan personelin kendisine emanet edilen malları üçüncü kişilere satması veya iade etmemesi.
Örnek:
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/21037 K. 2020/2748 T. 20.02.2020
https://app.dejure.ai/dokuman/d4b6b36f-9554-4920-99f6-f39b2803878b
Kararda, kasa sorumlusu olarak çalışan işçinin, kasada bulunan parayı ve ürünleri zimmetine geçirdiği saptanmıştır.
2. Mahkemeler bu tür suçlarda sanıklara ne tür cezalar vermektedir?
(Hapis, para cezası, erteleme vb.)
Güveni kötüye kullanma suçu, TCK m.155 uyarınca:
- Basit Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155/1): 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası.
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155/2): Failin, hizmet, meslek veya sanat ilişkisi kapsamında işlediği halde cezada artırım yapılır (örneğin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis gibi uygulamalar).
Bu suç, uzlaştırma kapsamında olduğundan, yargılama sürecinde bazı dosyalarda uzlaşma sağlanarak ceza verilmeyebilmektedir. Mahkûmiyet kararı çıkarsa, mahkeme sanığa:
- Hapis cezasını erteleme,
- Hapis cezasını adlî para cezasına çevirme,
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)
uygulayabilmektedir.
Örnek:
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/60 K. 2022/452 T. 06.06.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/f88cdf05-49c4-40f2-8ba0-f1a7054baf2e
Bu davada, ceza yargılamasında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan hapis cezası ve buna bağlı adli para cezası kararlarına rastlanmıştır.
3. İşverenlerin bu tür güveni kötüye kullanma olaylarından kaynaklanan ortalama maddi zararları ne kadar olmaktadır?
Kararlar incelendiğinde zararın, kısa vadede birkaç bin TL’den yüz binlerce TL’ye kadar değişebildiği gözlemlenmektedir. Özellikle kasa sorumlusu, pazarlama/satış personeli, depocu, finans/muhasebe sorumlusu pozisyonlarındaki çalışanların uzun süreli suistimali sonucunda, işverenlerin çok daha büyük rakamlarda kayıplara uğradığı görülür:
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/21037 K. 2020/2748 T. 20.02.2020 (bkz. link yukarıda) davasında 6.921,18 TL zarardan söz edilmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/359 K. 2020/195 T. 20.02.2020
https://app.dejure.ai/dokuman/77bd304c-99e3-48dd-8c38-137a11791a62
Burada ise işverenin “büyük oranda maddi zarar”a uğratılması söz konusudur.
Ortalama zarar miktarı sektör, suistimal süresi ve çalışanın pozisyonuna göre çok değişkendir; bazı olaylarda on binlerce TL yahut milyonlarca TL kayıp dahi yaşanabilmektedir.
4. Güveni kötüye kullanma suçlarında uzlaştırma yoluna gidilen örnekler var mıdır?
Evet. Güveni kötüye kullanma (TCK m.155), uzlaşma kapsamına alınan suçlardandır. Özellikle 6763 sayılı Kanun ve 7188 sayılı Kanun değişiklikleri ile, soruşturma veya kovuşturma aşamasında bazı dosyalar uzlaştırma bürosuna sevk edilmekte, taraflar anlaşırsa dava açılmayabilmekte ya da düşme/hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu olabilmektedir.
Örnek:
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/28033 K. 2020/5096 T. 17.03.2020
https://app.dejure.ai/dokuman/d2d4fb61-3683-48e0-94bf-974ffbf7ca2b
Kararda, mahkûmiyet kararı sonrası temyiz incelemesi sırasında, eylemin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçu kapsamında uzlaştırma işlemlerine tabi olduğu, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Ayrıca birçok ceza dairesi kararında, “TCK 155/2”deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma işlemine tabi olduğu, uzlaşma yapılmadan yargılamaya devam edilmesinin hukuka aykırı bulunabildiği görülmektedir.
Sonuç
- Sektör ve Pozisyonlar: En sık perakende, kasa, depo, finans/muhasebe, lojistik gibi alanlarda; çalışanların kendilerine teslim edilen para veya malları zimmete geçirdiği hallerde karşımıza çıkmaktadır.
- Cezalar: Hapis, adli para cezası, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması vb. yaptırımlara rastlanır. Cezanın alt ve üst sınırı TCK 155’e göre belirlenir.
- Maddi Zararlar: Binlerce liradan milyonlara kadar zararın oluştuğu olaylar mevcuttur; sektör ve suistimalin süresi önemlidir.
- Uzlaştırma: TCK m.155 uzlaştırma kapsamındadır; taraflar uzlaşırsa kamu davası açılmayabilir veya dava sonuçlanmadan düşebilir.
(Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; her somut olay, özelliğine göre ayrı değerlendirilir. Yukarıda atıf yapılan kararlar, örnek Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararları niteliğindedir.)