Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Aşağıda, güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin temel hususlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m.155 çerçevesinde ve emsal yargı kararları eşliğinde değerlendirilmiştir. Makalede yer verilen kararlara ilişkin doküman bağlantıları ayrıca eklenmiştir.
1. Güveni kötüye kullanma suçu hangi şartlarda daha ağır cezayı gerektirir?
TCK m.155, güveni kötüye kullanma suçunun temel şekli (birinci fıkra) ile nitelikli hâlini (ikinci fıkra) düzenler.
- Temel şekli: “Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde ... zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi...” ifadesiyle suç tanımlanır. Bu hâlde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası öngörülür.
- Daha ağır ceza gerektiren nitelikli hâl (TCK m.155/2): Suçun,
- meslek ve sanat,
- ticaret veya
- hizmet ilişkisinin
yanı sıra “hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etme yetkisi” nedeniyle faile teslim edilmiş mal hakkında işlenmesi hâlinde uygulanır. Bu durumda verilecek ceza, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası şeklinde düzenlenmiştir.
Örnek Karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/140, K. 2021/477 T. 14.10.2021 (doküman)
“Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde fail hakkında bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası verilir.”
2. Bu suçla ilgili hangi kanun maddeleri uygulanır ve bu maddelerdeki cezalar nelerdir?
Güveni kötüye kullanma suçu, TCK m.155’te düzenlenmiştir:
-
TCK m.155/1 (Temel Hâl)
- Metin: “Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde ... zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”
- Ceza miktarı: 6 aydan 2 yıla kadar hapis + adlî para cezası.
-
TCK m.155/2 (Nitelikli Hâl)
- Metin: “Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası verilir.”
- Ceza miktarı: 1 yıldan 7 yıla kadar hapis + 3.000 güne kadar adlî para cezası.
Örnek Karar
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/807 K. 2024/342 T. 15.01.2024 (doküman)
“... TCK 155 inci maddesinin 1 ve 2. fıkralarında açıkça düzenlendiği üzere, suçun nitelikli hâlinde fail hakkında bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası öngörülmüştür.”
3. “Zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak” ifadesi ne anlama gelir ve hangi eylemleri kapsar?
Zilyedliğin devri amacı dışında tasarruf, zilyetliği devralan kişinin malı:
- Teslim amacına aykırı şekilde kullanması,
- Mal üzerindeki tasarrufun başkasının menfaati veya kendi menfaati doğrultusunda yapılması,
- Mal üzerinde sanki malikmiş gibi satış, rehnetme, tüketme, bozma veya değişiklik yapma,
- Ya da o malı kendisine hiç verilmemiş gibi (inkâr ederek) elinde tutma
gibi fiilleri ifade eder.
Bu husus, kanunda “... kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunma veya bu devir olgusunu inkar etme” şeklinde tanımlanır.
Örnek Karar
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2021/3573, K. 2021/4454, T. 19.04.2021 (doküman):
“...Zilyetliği devredilen mal üzerinde, malikmiş gibi satmak, rehnetmek, tüketmek, değiştirmek ya da malı veriliş amacının dışında kullanmak, suçu oluşturur. Bu şekilde ‘zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunma’ gerçekleşir...”
4. Güveni kötüye kullanma suçunun unsurları nelerdir?
(a) Suçun Konusu
- Suçun konusunu taşınır veya taşınmaz mal oluşturur.
- Malın başkasına ait olması gerekir.
(b) Devrin İradi Gerçekleşmesi
- Malın zilyetliği, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak amacıyla rızaen devredilmelidir.
- Kişi, söz konusu malı “emanet” olarak ya da “belirli bir amaç için” teslim almıştır.
(c) Fiil
- Failin, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devri inkar etmesi.
- Örneğin; emaneten aldığı eşyayı satması, kendine mal etmesi, yalanla reddetmesi gibi.
(d) Manevi Unsur
- Kast aranır. Fail, başkasına ait bu malı kendisine emenet edildiğini bilerek ve devredilen amaç dışında tasarrufta bulunarak hareket eder.
- Bu suçun taksirli şekli düzenlenmemiştir.
(e) Şikâyet ve Soruşturma
- Temel hâl (TCK 155/1) şikâyete tâbidir. Mağdurun 6 ay içinde şikâyet etmemesi durumunda soruşturma yapılamaz.
- Nitelikli hâl (TCK 155/2) de şikâyete bağlıdır; ancak zarar gören şikâyet hakkını kullanırsa soruşturma yürütülür.
Örnek Karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2019/497, K.2020/133, T.25.02.2020 (doküman)
“... Suç, zilyetliği devredilen malın devredilme amacı dışında kullanılmasından ya da devir olgusunun inkar edilmesinden ibarettir. Bu halde failin kastının bulunması şarttır...”
Sonuç
Güveni kötüye kullanma suçu; başkasına ait malın, belirli bir amaç için zilyetliği devredilmiş olmasına rağmen bu amaca aykırı şekilde kullanılması, tasarrufta bulunulması veya teslim olgusunun inkâr edilmesiyle ortaya çıkar.
- Temel hâlde fail 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır.
- Suçun, hizmet ilişkisi veya ticaret vb. çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza 1 yıldan 7 yıla kadar hapis şeklinde artırılır. Bu durum, “daha ağır” hâli oluşturur.
- “Zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak”, emanet alınan mal üzerinde (örneğin malikmiş gibi) satma, kullanma, reddetme veya herhangi bir suretle amacı aşan tasarrufta bulunma olarak tanımlanır.
- Suçun oluşabilmesi için, zilyetliğin iradi olarak devredilmesi, failin de kasten bu amaç dışında hareket etmesi aranır.
Bu çerçevede, TCK 155 güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin temel düzenleme olup, emsal kararlarda da bu unsurlar açıkça vurgulanmıştır.