Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
HÂKİMLERİN YARGILAMA FAALİYETLERİNDEN KAYNAKLI DEVLET ALEYHİNE TAZMİNAT DAVASI
Türk hukukunda hâkimlerin yargısal faaliyetlerinden doğan sorumluluğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. ve devamı maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddelerde öngörülen esaslar, hâkimlerin verdiği karar veya yürüttüğü yargılama faaliyetinden dolayı zarar gören kişilere, devlet aleyhine (doğrudan hâkim aleyhine değil) tazminat davası açma hakkı tanımaktadır.
Aşağıda, HMK 46 ve devamı maddeleri çerçevesinde merak edilen belli başlı sorular, emsal kararlar ışığında yanıtlanmaktadır.
1. Hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden kaynaklı hangi sınırlı sebeplerle devlet aleyhine tazminat davası açılabilir?
HMK m. 46’ya göre, hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı yalnızca belirli ve sınırlı sebeplere dayanılarak devlet aleyhine tazminat davası açılabilir. Kanun’da tahdidi (sınırlı) olarak sayılan bu sebepler şunlardır:
- Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
- Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
- Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
- Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
- Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş ya da söylenmeyen bir sözün hüküm veya karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilerek buna dayanılarak karar verilmiş olması.
- Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.
Bu sebepler dışında, örneğin “hâkimin hukuki hataya düşmesi” tek başına sorumluluk nedeni sayılmaz. Tazminat davası, kanunda sayılan bu maddelerden en az birine dayanılarak açılabilir.
Emsal Karar:
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/452 K. 2022/540 T. 14.04.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/b00715f4-ff36-458e-9dd1-66889c3db451
Kararda, HMK m. 46’da düzenlenen sorumluluk nedenlerinin sınırlı olduğu ve sadece maddede sayılan hâllerde devlet aleyhine dava açılabileceği vurgulanmıştır. -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2399 K. 2017/1215 T. 25.10.2017
https://app.dejure.ai/dokuman/090eab5c-bf36-4ad2-9397-c4b8a7fbfaae
Hâkimin yargılama faaliyetinden dolayı sorumluluğuna gidilebilmesi için kanunda belirtilen nedenlerin varlığı aranmış; bu nedenlerin varlığı halinde tazminatın devlete karşı istenebileceği belirtilmiştir.
2. Devlet aleyhine tazminat davası açma süreci nasıl ilerler ve dava hangi mahkemede açılır?
-
Kime Karşı Dava Açılır?
HMK m. 46 uyarınca dava doğrudan hâkim aleyhine değil, devlet aleyhine açılır. Zarar gören taraf, davayı devlete yöneltir. -
Görevli ve Yetkili Mahkeme
HMK m. 47 ve 48’de, bu davaların ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararları nedeniyle Yargıtay ilgili hukuk dairesinde açılacağı düzenlenmektedir.- Yargıtay başkan ve üyeleri gibi kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararları içinse, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilk derece mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
- Verilen kararlar da ilgili kanun yollarına tâbidir.
-
Davanın Açılabilmesi İçin Ceza Soruşturması Şart Mı?
Hayır. Tazminat davası açılması, hâkime karşı ceza soruşturması açılması veya hâkimin ceza mahkûmiyeti şartına bağlanamaz (HMK m. 46/2). -
Davanın İspat Yöntemi
Davacı, hangi sorumluluk sebebine dayanıyorsa (örneğin “kayırma” veya “hakkın yerine getirilmemesi”), iddiasını somut bilgi ve belgelerle ispat etmek zorundadır. Mahkeme, davayı hâkime resen ihbar eder; bu şekilde yargılama sürdürülür.
3. Devletin ödediği tazminat sonrası sorumlu hâkime rücu süreci nasıl işler ve hâkim için ne gibi sonuçlar doğurur?
-
Rücu Davası:
HMK m. 46/3 uyarınca, “Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.”
Yani devlet, zararı ödedikten sonra ilgili hâkime karşı, bu tazminatı geri almak amacıyla rücu davası açabilir. -
Hâkim Aleyhine Rücu Davası:
Bu dava, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür. Hâkim kasten veya ağır kusurlu şekilde davranmışsa, devlete ödenen miktarı kişisel malvarlığıyla ödemek zorunda kalabilir. Bu durum, hâkim açısından maddi ve mesleki anlamda büyük bir sorumluluk oluşturur. -
Ceza Soruşturmasından Bağımsızlık:
Rücu süreci, hâkim aleyhine ceza davası yürütülüp yürütülmediğinden bağımsızdır. Önemli olan, zarar ödemesini devletin yapmak zorunda kalmış olması ve hâkimin bu zarara hukuka aykırı fiiliyle sebebiyet verip vermediğidir.
Emsal Karar:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/452 K. 2022/540 T. 14.04.2022 (aynı karar) (
https://app.dejure.ai/dokuman/b00715f4-ff36-458e-9dd1-66889c3db451
) “Devletin, ödediği tazminatın tahsili için 1 yıllık süre içinde sorumlu hâkime rücu etmesi gerektiğini” açıkça ifade etmektedir.
4. Tazminat davası açmak için belirli bir süre var mıdır, varsa bu süre ne kadardır?
Türk hukukunda 6100 sayılı HMK’da, hâkimlerin sorumluluğuna dair tazminat davaları açısından özel bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yer almamaktadır. Ancak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 93/A maddesinde geçmişte düzenlenen bazı süre hükümleri, sonradan yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel durumda, genel zamanaşımı kuralları uygulama alanı bulmaktadır. Buna göre:
- Borçlar Kanunu (BK) m. 72’ye göre haksız fiilden doğan tazminat istemleri, zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
- Uygulamada, devlet aleyhine açılacak dava için genellikle BK m. 72 kıyasen uygulanmakta, 2 yıllık ve 10 yıllık süreler dikkate alınmaktadır.
Emsal Karar:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/712 K. 2018/1632 T. 08.11.2018
https://app.dejure.ai/dokuman/ca6df7a7-287b-47df-9380-b1c0243ab6bc
Kararda, 2802 sayılı Kanun’un 93/A maddesinin yürürlükten kaldırılması sonrasında, dava açma süresinin genel haksız fiil zamanaşımı kuralları çerçevesinde belirleneceği ve bu sürenin BK m. 72 doğrultusunda 2 yıl (öğrenme) ve herhâlde 10 yıl olduğu belirtilmiştir.
Sonuç
Hâkimlerin yargısal faaliyetinden dolayı sorumlulukları, nitelik ve şartları son derece sınırlı tutulan bir sistem içinde düzenlenmiştir. Mağdur veya zarar gören taraf, ancak HMK m. 46’da sayılan sınırlı durumlarda tazminat talebini devlete yöneltebilir. Devletin haksız fiil niteliğinde sayılabilecek veya kanuna bariz aykırı kararlar sonucu ortaya çıkan zararı ödemesi hâlinde ise, devletin sorumlu hâkime karşı 1 yıl içinde rücu hakkı doğar. Tazminat davası, özel bir ceza soruşturması şartına bağlı olmayıp, genel zamanaşımı süreleri çerçevesinde açılmaktadır.
Bu çerçevede, hâkimlerin tarafsızlık ve yargılama etkinliğinin korunması amaçlanırken, aynı zamanda kanunda sınırlı sebepleri bulunması koşuluyla mağdurların hak arama özgürlüğü de teminat altına alınmıştır.
Yararlanılan Emsal Kararlar ve Linkleri
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/452 K. 2022/540 T. 14.04.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/b00715f4-ff36-458e-9dd1-66889c3db451 -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2399 K. 2017/1215 T. 25.10.2017
https://app.dejure.ai/dokuman/090eab5c-bf36-4ad2-9397-c4b8a7fbfaae -
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/712 K. 2018/1632 T. 08.11.2018
https://app.dejure.ai/dokuman/ca6df7a7-287b-47df-9380-b1c0243ab6bc
Bu kararlar, hâkimlerin sorumluluk davasına ilişkin temel esasları ortaya koymakta ve uygulamada yol gösterici nitelik taşımaktadır.