Blog

Haklı Savunma, Zorunluluk Hali ve Kolluk Yetkileri

Türk Borçlar Kanunu m. 64 uyarınca meşru müdafaa, ıztırar hali ve kendi hakkını koruma durumları ile kolluk görevlilerinin silah kullanma yetkisinin hukuki sınırları.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
Haklı Savunma
Meşru Müdafaa
Zorunluluk Hali
TBK 64
Kolluk Yetkileri

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 64. maddesi, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran özel durumları (meşru müdafaa, ıztırar hali ve kendi hakkını koruma) düzenlemektedir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi kararları, kamu görevlilerinin güç kullanma sınırlarını netleştirmiştir. Yargı kararları ışığında konuya ilişkin detaylı açıklamalar aşağıda sunulmuştur.


1. Haklı savunma durumunda, saldırana verilen zarardan kimler sorumlu tutulamaz?

Haklı savunma (meşru müdafaa) halinde, saldırıyı defetmek amacıyla saldırganın şahsına veya mallarına verilen zarardan dolayı savunmada bulunan kişi sorumlu tutulamaz.

"TBK'nun 64.maddesi "Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz. Kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için diğer bir kişinin mallarına zarar verenin, bu zararı giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler.Hakkını kendi gücüyle koruma durumunda kalan kişi, durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak ise ve hakkının kayba uğramasını ya da kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da yoksa, verdiği zarardan sorumlu tutulamaz." hükmünü içermektedir." (İstanbul 11. ATM, 2018/397 K.).

Emsal Karar


2. Bir kişinin malına zarar vererek kendisini veya başkasını koruması durumunda tazminat nasıl belirlenir?

Zorunluluk hali (ıztırar hali) olarak adlandırılan bu durumda, zarar verilen kişi saldırgan değildir; ancak tehlikeyi savuşturmak için onun malına zarar verilmiştir. Bu durumda tazminat miktarı, hâkimin takdirine göre belirlenir.

"Kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için diğer bir kişinin mallarına zarar verenin, bu zararı giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler." (Konya BAM 3. HD, 2025/103 K.).

Emsal Karar


3. Hakkını kendi gücüyle koruyan kişi, hangi durumlarda verdiği zarardan sorumlu tutulamaz?

Bireyin, devletin müdahalesini bekleyemeyeceği kadar acil durumlarda kendi hakkını koruması (ihkak-ı hak) belirli şartlar altında hukuka uygun sayılır.

"Hakkını kendi gücüyle koruma durumunda kalan kişi, durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak ise ve hakkının kayba uğramasını ya da kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da yoksa, verdiği zarardan sorumlu tutulamaz." (Antalya 1. ATM, 2022/195 K.).

Emsal Karar


4. Kolluk görevlilerinin güç ve ateşli silah kullanma yetkisi hangi şartlara bağlıdır?

Kolluk kuvvetlerinin silah kullanması "mutlak zorunluluk" ve "orantılılık" ilkelerine tabidir. Silah kullanımı ancak diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı en son çare olarak görülmelidir.

"Kolluk görevlileri; ölüm veya ağır yaralanmaya sebebiyet verecek yakın bir tehlikeye karsı kendilerini veya başkalarını savunma, yaşamı ciddi şekilde tehdit eden özellikle ağır nitelikli bir suçun islenmesini önleme, bu tür bir tehlike yaratan ve emirlere karsı gelen bir kimseyi yakalama veya bu tür bir kimsenin kaçmasını önleme amaçları dışında ve söz konusu amaçları gerçekleştirmede daha hafif yöntemler yetersiz kalmadığı sürece başkalarına karsı ateşli silah kullanamaz. Her halükarda, ateşli silahlara, ancak yaşamı koruma açısından büsbütün kaçınılmaz olduğu hallerde başvurulmalıdır." (AYM, 2013/3924 B.).

Emsal Karar


Sonuç

TBK m. 64 çerçevesinde; haklı savunma yapan kişi saldırgana verdiği zarardan sorumlu değildir. Zorunluluk halinde üçüncü kişiye verilen zarar hakkaniyete göre tazmin edilir. Kendi hakkını koruma yetkisi ise yalnızca devlet yardımının yetişemediği ve hakkın kaybolma riskinin bulunduğu hallerde geçerlidir. Kolluk görevlileri için ise silah kullanımı; orantılılık ve mutlak zorunluluk şartlarına bağlı, yaşam hakkını koruma odaklı istisnai bir yetkidir.

KAYNAKÇA / EMSAL KARAR ATIFLARI

  1. İstanbul 11. ATM, E. 2013/289, K. 2018/397, T. 26.04.2018 https://app.dejure.ai/dokuman/fcc7f239-60a9-42b4-a4d8-6225e5538a54
  2. Konya BAM 3. HD, E. 2024/1755, K. 2025/103, T. 10.02.2025 https://app.dejure.ai/dokuman/3a2598e0-9403-4ef6-9e9a-117b05211f2a
  3. Antalya 1. ATM, E. 2020/293, K. 2022/195, T. 24.02.2022 https://app.dejure.ai/dokuman/404b941c-20e5-4c51-8bd5-d0a514414c7e
  4. Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru, B. 2013/3924, T. 06.01.2015 https://app.dejure.ai/dokuman/7349b794-7a4a-46a3-8e1e-f3f1f435645a