Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki ve Zarar Göreceği Yer Kavramı Üzerine İnceleme
Haksız fiil, hukuk düzeninin kişilerin malvarlığına veya şahsiyet değerlerine karşı koruma altına aldığı menfaatlerin ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkan sorumluluk hâlidir. Türk hukukunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 16. maddesi, haksız fiilden doğan davalarda hangi mahkemelerin yetkili olacağını özel olarak düzenlemiştir. Aşağıda, bu maddenin uygulamasıyla bağlantılı soruları emsal kararlar ışığında yanıtlamaya çalışacağız.
1. Haksız fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer kavramları somut olaylarda nasıl tespit edilmektedir?
HMK m. 16 uyarınca, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”
Bu düzenleme, uygulamada şu şekilde somutlaştırılmaktadır:
- Haksız fiilin işlendiği yer: Fiilin icra edildiği fiziksel veya hukuki mekân olup, fiilin fail tarafından gerçekleştirildiği veya faaliyetin yapıldığı yerin saptanmasıyla belirlenir.
- Zararın meydana geldiği yer: Fiil ile zarar arasındaki illiyet bağının somut olarak ortaya çıktığı yerdir. Örneğin trafik kazalarında kaza yeri, iftira veya hakaretin sonuç doğurduğu (zararın somutlaştığı) yer gibi.
Emsal niteliğindeki bir kararda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8608 K. 2017/2890 T. 20.03.2017 (
https://app.dejure.ai/dokuman/7cc8445c-b401-4798-94bd-203f570deb6c
) “Zararın nerede somutlaştığının tespiti, fiil ile zarar arasındaki illiyet ilişkisinin kurulduğu ve zararın dışa yansıdığı yer dikkate alınarak yapılmalıdır.” şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Benzer şekilde, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/140 K. 2022/509 T. 09.06.2022 (
https://app.dejure.ai/dokuman/70dc8999-56e8-4cc4-a5ba-3c1d92cce4b8
) kararında da haksız fiilin meydana geldiği yerin tespitinde somut olay özelliklerinin önemine dikkat çekilmiştir.
2. Zararın gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi hangi durumlarda gündeme gelir?
HMK m. 16’nın düzenlemesinde, “zararın gelme ihtimalinin bulunduğu yer” de açıkça yetkili mahkemeler arasında sayılmıştır. Burada kanun koyucunun amacı, zararın henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesi yüksek ihtimal olan durumlarda mağdurun hak arama özgürlüğünü artırmaktır.
Örneğin:
- Haksız fiil kapsamında bir çevre kirliliği söz konusuysa ve bu kirlilik komşu bölgeye de zarar vermesi muhtemel bir nitelikteyse, henüz zarar gerçekleşmemiş olsa bile o bölgede dava açmak mümkün hale gelir.
- İnternet ortamında işlenen haksız fiillerde (itibar zedeleme, kişisel verilerin izinsiz paylaşımı vb.), zararın farklı coğrafi noktalarda doğması öngörülebiliyorsa, zararın gelme ihtimalinin bulunduğu her yerde dava açılabilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/5513 K. 2014/4865 T. 01.04.2014 (
https://app.dejure.ai/dokuman/7790d653-3a7d-4115-b691-de78f053c1ea
) sayılı kararında, “Zararın gelme ihtimalinin varlığı, somut olayda ortaya konulmalı ve ihtimalin ciddiyeti değerlendirilmelidir.” ifadelerine yer vererek bu kavramın önemini vurgulamıştır.
3. Bu madde, zarar görenin hukuki korunmasını nasıl kolaylaştırmaktadır?
HMK m. 16’nın en önemli özelliklerinden biri, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılmasıdır. Bu, zarar gören açısından büyük bir kolaylıktır. Şöyle ki:
- Yargılama Masraflarının Azalması: Zarar gören, ikametgâhında veya yakın olduğu yerde dava açabileceğinden, başka bir yere seyahat etme zorunluluğu, masraflar ve zamansal kayıplar azalır.
- İspat Kolaylığı: Delillerin toplanması veya tanıkların dinlenmesi için kişinin yaşadığı bölgedeki mahkemenin görevlendirilmesi süreci, zarar gören için prosedürel avantaj sağlar.
- Koruma ve Müdahale: Zararın doğduğu veya doğma ihtimalinin bulunduğu yerde mahkemeye başvurulabilmesi, tedbirler alınması aşamasında hızlı hareket edilmesini mümkün kılar.
Özellikle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16320 K. 2015/12581 T. 23.11.2015 (
https://app.dejure.ai/dokuman/f315aa82-437a-49a4-80de-ec536ea7babc
) kararında, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilmesinin, “kişinin hızlı ve etkili bir şekilde yargı yoluna erişimini teminat altına aldığı” açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla bu hüküm, zarar görenin mağduriyetini en aza indiren özel bir yetki kuralı olarak dikkat çekmektedir.
Sonuç
6100 sayılı HMK’nın 16. maddesi, haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda yetki bakımından oldukça geniş ve zarar gören lehine koruyucu bir düzenleme getirmiştir. Hem haksız fiilin işlendiği yer hem de zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilme imkânı, mağdurun süratle ve daha az masrafla yargı yoluna başvurmasını mümkün kılar. Bu sayede zarar görenin hukuki korunması kolaylaşır ve hakkın geç elde edilmesi veya zarar görenin tekrar mağdur olması önlenir.
Yukarıda paylaşılan emsal kararlar, 6100 sayılı HMK m. 16’nın uygulanışına dair somut örnekler sunmakta; haksız fiil, zarar ve yetki ilişkisine dair ilkelerin nasıl somutlaştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle zararın fiilî veya muhtemel olduğu yerlerin tespiti, her somut olayın özelliklerine göre yapılmalı; zararın ortaya çıkma olasılığı ciddi şekilde değerlendirilerek yetkili mahkeme belirlenmelidir.
Atıf Yapılan Emsal Kararlar ve Linkler
-
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8608 K. 2017/2890 T. 20.03.2017
https://app.dejure.ai/dokuman/7cc8445c-b401-4798-94bd-203f570deb6c -
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/140 K. 2022/509 T. 09.06.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/70dc8999-56e8-4cc4-a5ba-3c1d92cce4b8 -
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/5513 K. 2014/4865 T. 01.04.2014
https://app.dejure.ai/dokuman/7790d653-3a7d-4115-b691-de78f053c1ea -
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16320 K. 2015/12581 T. 23.11.2015
https://app.dejure.ai/dokuman/f315aa82-437a-49a4-80de-ec536ea7babc
Bu kararlar, haksız fiilden doğan davalarda yer ve yetki sorunlarının çözümünde yol gösterici niteliktedir.