Blog

Hırsızlık Suçuna İlişkin Değerlendirme ve Emsal Kararlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 142. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin dört ayrı soru kapsamında açıklamalar yapılmaktadır. Sorular çerçevesinde özetlenen hususlar, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla desteklenmiş ve ilgili kararlara, mevzuata uygun atıf formatında bağlantılar eklenmiştir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~6 dakika
hırsızlık
suç
yargıtay kararları
bölge adliye mahkemesi kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Hırsızlık Suçuna İlişkin Değerlendirme ve Emsal Kararlar

Aşağıda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 142. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin dört ayrı soru kapsamında açıklamalar yapılmaktadır. Sorular çerçevesinde özetlenen hususlar, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla desteklenmiş ve ilgili kararlara, mevzuata uygun atıf formatında bağlantılar eklenmiştir.


1. “Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya” ifadesi hangi durumlarda hırsızlık suçunu nitelikli hâle getirir?

TCK’nın 142. maddesinin (suç tarihine göre) birinci fıkrasının (b) bendi veya 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası ikinci fıkrasının (h) bendinde, hırsızlık suçunun bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi, “nitelikli hâl” olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre:

  • Eşyanın mutlaka binanın veya eklenti niteliğindeki bir bölümün (örneğin depo, müştemilat, kapalı garaj vb.) içinde bulunduruluyor olması gerekir.
  • Eşyanın bina içinde bırakılmış olması, basit bir şekil veya kilitleyerek muhafaza etme şeklinde de olabilir. Önemli olan, hırsızlığa karşı alınmış fiziksel bir engelin veya koruyucu bir kapalı alanın varlığıdır.

Örnek vermek gerekirse, bir apartmandaki daireye veya işyerine girerek içeride muhafaza altına alınmış bir dizüstü bilgisayarı çalmak, bu nitelikli hâli oluşturur.

Emsal Karar:
“…Somut olayda, olay günü gece vakti şikâyetçiye ait ikamete pencere kilidini zorlayarak giren sanığın, içeride bulunan dizüstü bilgisayarı çalması şeklindeki eylemi 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur.”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21776, K. 2023/5986 T. 26.10.2023)
Karar Metni

Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, binanın veya eklentisinin, fail tarafından aşılması gereken bir mahremiyet alanı olması gerekir. Bu da çoğu zaman kapı, pencere veya kilitli bir mekanizmanın zorlanmasını ya da hileyle aşılmasını içerir.


2. TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan “âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya” kavramı hangi tür eşyaları kapsar ve hangi kriterlere göre değerlendirilir?

TCK 142/1-e (6645 sayılı Kanun öncesi 142/1-e; 6545 sayılı Kanun sonrası 142/1-e bendinin uygulama alanı):

  • “Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya” kavramı, eşyaların toplumda yaygın bir alışkanlık (âdet) veya kullanım biçimleri nedeniyle dışarıda, korumasız biçimde bırakılmalarını ifade eder.
  • Malikin her türlü önlemi (kilit, kapalı mekân vb.) almadan, kamuya açık bir yerde, sürekli veya geçici olarak eşyanın durmasının zorunlu ya da geleneksel olduğu hâlleri kapsar.
  • Örneğin: tarlada geçici olarak bırakılan tarım aletleri, inşaat alanında bırakılan inşaat malzemeleri, parkta veya sahil kenarında kullanım amaçlı muhafaza edilen kayıklar ve ağlar vb.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bir kararında, açıkta bırakılmış eşyaya ilişkin şu ifadelere yer vermiştir:

“Fıkrada, âdet veya tahsis ve kullanım gereği açıkta bırakılmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi bir nitelikli unsur olarak kabul edilmiştir… Örneğin tarlalarda bırakılan tarım araçları, inşaat yerine yığılan malzeme bu kapsama girer.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/498, K. 2022/556 T. 15.09.2022)
Karar Metni

Burada dikkat edilmesi gereken kriter, eşyanın dışarıda durmasının zorunluluğu veya yaygın bir âdete dayanan kullanım biçiminin bulunmasıdır. Aksi takdirde, sırf açık bir alanda bırakılan eşya için bu nitelikli hâl geçerli olmayabilir.


3. “Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanarak” hırsızlık suçu hangi hallerde gerçekleşir ve uyku hâlindeki kişilere karşı işlenen hırsızlıklar bu kapsamda mıdır?

TCK 142/2-a bendinde düzenlenen “kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak” hırsızlık, mağdurun sağlık durumu, fiziksel veya zihinsel zafiyeti, ölüm veya benzeri bir nedenle malını koruyamayacak hâlde bulunması hâlinde uygulanır. Akıl hastalığı, yatalak olma, ağır kaza geçirme, baygınlık, şok hâli vb. durumlar bu kapsamdadır.

  • Uyku hâli: Yargıtay içtihatlarında uykuda bulunan mağdurun, genellikle “malını koruyamayacak durumda” sayılmadığı belirtilir. Çünkü uyuyan kişi, kısmen de olsa hırsıza karşı önlem alabilecek potansiyele sahiptir. Bu nedenle, sırf mağdurun uyuması, tek başına 142/2-a’nın uygulanmasını gerektirmez.

Örneğin, Yargıtay 2. Ceza Dairesi bir kararında şu ifadeyi kullanmıştır:

“Akıl hastalığı, yatalak hasta, trafik kazası sonucu şok hâli vb. durumlar bu nitelikli hâlin kapsamındadır. Uyku hâlinde bulunan kişilere karşı işlenen hırsızlık suçunda ise TCK 142/2-a uygulanmayacaktır.”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/7967, K. 2023/809 T. 22.02.2023)
Karar Metni

Dolayısıyla, failin mağdurun uyuyor olmasını fırsat bilerek hırsızlık yapması hâlinde, malını koruyamayacak durumdan yararlanma (142/2-a) değil, basit veya diğer nitelikli hâller (bina içinde olma vb.) söz konusu olacaktır.


4. Mahkeme kararlarında hangi durumlarda hırsızlık suçunun cezası artırılır?

Hırsızlık suçunda, cezanın artırılmasına neden olan “nitelikli hâller”, TCK’nın 142. maddesinde ayrıntılı biçimde sayılmıştır. Mahkemeler, şu hâllerin varlığında cezanın temel alt sınırının üstüne çıkabilir veya doğrudan daha yüksek ceza aralığı uygulayabilir:

  1. Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında işlenmesi (TCK 142/1-a).
  2. Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenmesi (TCK 142/2-h veya daha önceki fıkrada yer alan bend).
  3. Kişinin malını koruyamayacak durumda olması (142/2-a).
  4. Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya (142/1-e).
  5. Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla (ya da kilitlenmesini engelleyerek) kilit açmak suretiyle işlenmesi (142/2-d).
  6. Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi (142/2-e).
  7. Gece vakti işlenmesi (TCK 143) (cezayı artıran bir başka düzenleme).

Bu tür durumlar, hırsızlık suçunun basit hâlini (TCK 141) ağırlaştırır. Örneğin, bir evin kapısını kırarak gece vakti hırsızlık yapan faile, TCK 142/2-h ve 143 birlikte uygulanarak daha ağır ceza verilebilir.

Örnek:
“…Suçun gece vakti işlenmesi, ayrıca bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık yapılması, suçu TCK 142/2-h maddesiyle birlikte 143. maddedeki gece vakti düzenlemesi kapsamında nitelikli hâle getirir…”
(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13661, K. 2022/20823 T. 21.12.2022)
Karar Metni

Bunun dışında, failin suçu işlerken yakalanma biçimi ya da zararın miktarı vb. hususlar, TCK 61 uyarınca yargıcın cezanın alt veya üst sınırına yaklaşmasını etkileyebilir.


Sonuç

  • Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya, korunaklı bir alan içinde saklanan eşyayı ifade eder. Hırsızlık, bu alana girilerek yapıldığında nitelikli hâl uygulanır.
  • Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya, toplumda yerleşik bir kullanım veya zorunluluk nedeniyle dışarıda bırakılan eşya olup, çalınması hâlinde ceza artırılır.
  • Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanma hâli, ağır bir hastalık, baygınlık, ölüm vb. durumlar içindir. Uyku hâli, tek başına bu bende dâhil değildir.
  • Cezayı artıran diğer sebepler (gece vakti, taklit anahtarla kilit açma, bilişim sistemini kullanma vb.) TCK 142 ve 143. maddelerde ayrıntılı düzenlenmiş olup, mahkemeler bu maddeleri birlikte veya ayrı ayrı uygulayabilir.

Bu çerçevede, hırsızlık suçunun basit hâlinin (TCK 141) veya nitelikli hâlinin (TCK 142, 143) uygulanmasında, somut olayın özellikleri, failin eylemi sırasında kullandığı yöntemler ve mağdurun konumu titizlikle değerlendirilir. Mahkemeler, her bir durumu emsal kararlardaki kıstaslar çerçevesinde ele alarak sonuca varmaktadır.


Kaynakça / Karar Atıfları

  1. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21776, K. 2023/5986 T. 26.10.2023
    Bina veya Eklentilerinde Muhafaza Edilen Eşya
    https://app.dejure.ai/dokuman/6ad36985-0518-4c75-bf18-4e7f902d421e

  2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/498, K. 2022/556 T. 15.09.2022
    Açıkta Bırakılmış Eşya (TCK 142/1-e)
    https://app.dejure.ai/dokuman/4f713666-ddee-466c-be78-5b28f0e720b7

  3. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/7967, K. 2023/809 T. 22.02.2023
    Kişinin Malını Koruyamayacak Durumda Olması ve Uyku Hâli
    https://app.dejure.ai/dokuman/57298758-e291-4d61-81bc-374aac817555

  4. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13661, K. 2022/20823 T. 21.12.2022
    Nitelikli Hırsızlıkta Cezanın Artırılması (Gece Vakti, Bina vb.)
    https://app.dejure.ai/dokuman/59f6d230-ca48-45bd-aef8-3d8b7b75be87


Not: Yukarıda belirtilen karar künyeleri ve bağlantıları örnek niteliğindedir. Mahkemelerin benzer olaylar karşısında verecekleri kararlar, somut olaya ve delil durumuna göre farklılık gösterebilir.