Blog

HMK Madde 116’da Belirtilen İlk İtirazlar ve Uygulama Esasları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.116, davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülebilen ve mahkemenin öncelikle değerlendirdiği iki temel itirazı düzenler. Bu itirazlar, kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı olarak sıralanır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
itiraz
uygulama esasları
hukuk muhakemeleri kanunu

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

HMK Madde 116’da Belirtilen İlk İtirazlar ve Uygulama Esasları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.116 uyarınca “ilk itirazlar” olarak adlandırılan ve yargılamada davalı tarafından cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesi gereken iki temel itiraz bulunmaktadır:

  1. Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı
  2. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı

Aşağıda, bu iki itirazın ne anlama geldiği, hangi koşullarda ileri sürülebileceği ve cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin zorunluluğu açıklanmaktadır.


1. HMK Madde 116’da Belirtilen İlk İtirazlar

HMK 116 gereğince ilk itirazlar, davanın esasına girmeden önce öne sürülmesi gereken ve mahkemenin öncelikle değerlendirdiği itirazlardır. Söz konusu maddeye göre bu itirazlar şunlardır:

  • a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı:
    Eğer davaya bakan mahkeme, kanun gereği kesin şekilde yetkili değilse (yani “kesin yetki” söz konusu değilse), davalı, cevap dilekçesinde yetki konusunu itiraz olarak öne sürebilir.

  • b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı:
    Taraflar, aralarındaki hukuki uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümleneceğini geçerli bir tahkim şartı veya tahkim sözleşmesi ile kararlaştırmışlarsa, davalı bu durumu ilk itiraz olarak mahkeme önünde ileri sürebilir.

Bu iki husus, dava şartlarından (örneğin kesin yetki gibi) farklı olarak, ancak cevap dilekçesinde öne sürülebilmekte ve mahkeme tarafından ayrıca “ön sorun” şeklinde incelenmektedir.

Atıf:

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/637 K. 2022/35 T. 21.01.2022 (
    https://app.dejure.ai/dokuman/8513ce2b-5f11-4e0a-9de3-0fff922083ae
    ) kararında da, HMK 116’da “kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı” ve “tahkim itirazı”nın ilk itirazlar arasında yer aldığı vurgulanmıştır.

2. Kesin Yetki Kuralının Bulunmadığı Hâllerde Yetki İtirazı Ne Anlama Gelir?

  • Kesin olmayan (yani kanunla belirlenmemiş) yetki durumlarında, davalı, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemenin yetkisiz olduğunu savunabilir.
  • Bu itiraz, mahkemenin yetkisini ortadan kaldırabilecek bir savunmadır; ancak HMK 19. maddesine göre, zamanında ve usule uygun yapılmazsa mahkeme yetkili hâle gelir.
  • Yetkinin kamu düzeninden olmaması nedeniyle, hâkim re’sen (kendiliğinden) bu yetkisizliği dikkate alamaz; mutlaka davalı tarafından cevap dilekçesinde öne sürülmesi gerekir.

Atıf:


3. Uyuşmazlığın Tahkim Yoluyla Çözümlenmesi Gerektiği İtirazı Hangi Durumlarda Geçerlidir?

  • Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı mahkeme yerine hakem veya hakem kuruluna götürme iradesini ifade eder. Bu irade, genellikle bir tahkim şartı veya ayrı bir tahkim sözleşmesi ile ortaya konur.
  • Davalı, ortada geçerli bir tahkim kaydı olduğunu düşünüyorsa, cevap dilekçesinde tahkim itirazını ileri sürmek zorundadır (HMK 116).
  • Mahkeme, tahkim itirazının varlığında öncelikle tahkim kaydının geçerliliğini değerlendirir. Eğer geçerli bir tahkim anlaşması söz konusu ise ve bu hususta başka bir engel yoksa, mahkeme davayı usulden reddeder.

4. İlk İtirazların Cevap Dilekçesinde İleri Sürülme Zorunluluğu ve Sonuçları

  • HMK 117 gereğince, ilk itirazlar (yetki itirazı veya tahkim itirazı) en geç cevap dilekçesinde öne sürülmek zorundadır.
  • Eğer davalı bu itirazlarını, yasal süresi içinde sunması gereken cevap dilekçesinde ileri sürmezse, sonradan bu savunmalara dayanamaz ve mahkeme de kendiliğinden bunları dikkate alamaz.
  • Zamanında yapılmayan itirazlar yönünden “dinlenemezlik” sonucu doğar; mahkeme itirazı usul bakımından reddeder ve uyuşmazlığın esasına girer.
  • İlk itirazlar, dava şartlarından sonra ancak esas incelenmeden önce, ön sorun gibi incelenir ve karara bağlanır.

SONUÇ

HMK 116’da belirtilen ilk itirazlar;

  1. Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı” ve
  2. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı
    olmak üzere iki tanedir.

Bu itirazların cevap dilekçesinde açıkça ve usulüne uygun olarak ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde, mahkemece sonradan re’sen dikkate alınamayacağı gibi davalı da bu haklarını kaybetmiş olur. Tahkim veya yetki itirazları, mahkemenin öncelikle incelemesi gereken ve esas incelemeden önce sonuçlandırdığı “ilk itirazlar” olarak, yargılamanın şekillenmesinde önemli bir rol oynar.