Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
HMK 203. Maddesinde Belirtilen “Tanık Dinlenebilir Haller”: Pratik Uygulama, En Sık Karşılaşılan İstisna ve İstisnaların Kapsadığı Hukuki İşlemler
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 203. maddesi, “Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnaları” başlığını taşımakta olup, aynı Kanun’un 201. maddesinde düzenlenen “senede karşı tanıkla ispat yasağı”nın hangi hâllerde ortadan kalkacağı açıklanmıştır. Normalde senede bağlı hukuki işlemler (belirli parasal sınırları aşması hâlinde) ancak yazılı delille ispatlanabilir. Ancak HMK 203. maddesi, bazı özel durumlarda tanık dinlenebileceğini ve bu şekilde senede karşı ileri sürülen iddiaların senetsiz delillerle (örneğin tanıkla) ispat edilebileceğini hüküm altına almıştır.
1. HMK 203. Maddesinde Belirtilen “Tanık Dinlenebilir Haller” Pratikte Ne Anlama Geliyor ve Hangi Davalarda Karşımıza Çıkıyor?
HMK 203/1 hükmü der ki:
“Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir:
a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.
b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.
c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler.
ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma (hata, hile, ikrah, gabin) iddiaları.
d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları.
e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli.”
Bu düzenleme, senede karşı senetle ispat kuralının (HMK m.201) katı biçimde uygulanması hâlinde hakkın ispatında maddi imkânsızlık veya olağanüstü zorluk doğabilen durumlar için tanıkla ispatın yolunu açar.
Pratikte sıklıkla, yakın akrabalar arasında “senede bağlanması gelenek hâline gelmemiş” işlemler (HMK 203/1-a, b) veya irade sakatlığı iddiaları (hata, hile, ikrah, gabin) (HMK 203/1-ç) sebebiyle tarafların tanıkla ispat hakkından yararlanmak istediği görülür. Özellikle şu tür davalarda HMK 203. maddesi devreye girer:
- Aile içi işlemlerde (kardeşler, eşler, anne-baba ile çocuklar arasında) “yazılı sözleşme düzenlemenin adet olmadığı” durumlarda açılan alacak veya edim davaları,
- İrade bozukluğu (örneğin senedi “hile veya korkutma” sonucu imzaladığını iddia eden tarafın) ileri sürüldüğü menfi tespit davaları veya iptal davaları,
- Yangın, deprem gibi olağanüstü koşullarda gerçekleştirildiği iddia edilen işlemlerin ispatı,
- Üçüncü kişinin muvazaa iddiasında bulunduğu tapu iptali, menfi tespit yahut alacak davaları.
2. Bu Mahkeme Kararlarında En Sık Bahsedilen Tanık Dinleme İstisnası Hangisi ve Uygulanma Koşulları Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan istisnalardan biri, “Hukuki işlemlerde irade bozukluğu” (HMK 203/1-ç) hükmüdür. Burada hata, hile, ikrah, gabin gibi iradeyi sakatlayan durumların varlığı ileri sürülüyorsa, söz konusu hukuki işlemin senede bağlanmış olup olmadığına bakılmaksızın, tanık dahil her türlü delille ispat yapılabilir.
Bunun mantığı şudur:
- Hata, hile, ikrah iddiaları senede yazılması beklenemeyecek nitelikte “maddi vakıalar”dır; senetle ispat kuralının burada katı biçimde uygulanması, fiilen hakkı kanıtlama imkânını ortadan kaldıracaktır.
- Bu sebeple Kanun, irade fesadı hâllerinde tanık dahil her türlü delilin serbestçe kullanılabileceğini kabul etmiştir.
Uygulanma koşulları:
- İrade sakatlığı iddiasının, hukuki işlemin kurulduğu veya sözleşmenin düzenlendiği aşamada gerçekleşmiş olması,
- Bu sakatlığın, senetle ispat zorunluluğuna karşın tanıkla da ispatının kaçınılmaz ve haklı görülmesi,
- İrade bozukluğu iddiasının gerçekte “taraf muvazaası” veya “senede karşı senetle ispat” kuralını aşmaya yönelik olmayıp gerçekten hile, ikrah vb. durumları barındırması.
Bu istisna, resmi senetle düzenlenmiş bir sözleşme olsa dahi geçerlidir (TMK m.7, HMK m.203/1-ç). Örneğin bir taşınmazın resmi şekilde devredilmesi sırasında “hile veya korkutma” olduğu iddia ediliyorsa, tanık deliline başvurulabilir ve sözleşmenin iptali istenebilir.
3. Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnaları (HMK 203/1 a, b, c, ç, d, e) Hangi Tür Hukuki İşlemleri Kapsıyor?
(a) Altsoy-üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler
- Burada amaç, yakın hısımların gündelik hayattaki işlemlerde çoğu zaman senet düzenlemeye gitmemesidir. Örneğin anne-baba ile çocuk arasında küçük miktarlı bir borç ilişkisi sıkça yazılı sözleşmeye bağlanmaz. Kanun bu tür yakın akrabalık ilişkilerinde, senede karşı tanıkla ispat yasağını esnetir.
- Ancak dikkat: Eğer arada bir senet düzenlenmişse, o senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak iddialar normalde yine “senede karşı senetle ispat” kuralına tabi olur. Akrabalık sadece senede bağlanması teamül hâline gelmemiş işlemler için tanıkla ispatı mümkün kılar.
(b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler
- Örneğin küçük meblağlı bir apartman aidatı yahut manavdan alışveriş gibi uygulamada senede bağlanması yaygın olmayan işlemler.
- Hangi işlemin “senede bağlanmasının teamül olarak yerleşmiş bulunmadığı” yargılamada somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
(c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler
- Burada fiilen yazılı belge hazırlamak veya senet düzenlemek güç ya da imkânsız hâle gelir (örneğin deprem esnasında verilen bir borç). Bu tip olağanüstü durumlarda senede bağlama zorunluluğu pek çok kez yerine getirilemez. Dolayısıyla tanıkla ispat istisnası uygulanır.
(ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları
- Yukarıda açıklandığı gibi en sık pratikte karşımıza çıkan kategori budur. Hata, hile, ikrah, gabin gibi iradeyi sakatlayan durumlar, senetle ispat kuralının istisnalarını oluşturur.
- Bu hâllerde tanıkla ispat yahut her türlü delil kullanılabilir.
(d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları
- Bir hukuki işlemin ya da düzenlenmiş senedin tarafı olmayan üçüncü kişi, “Bu sözleşme/senet gerçekte yoktur, aranızda muvazaalı işlemdir, hakkımı gasp etme amacıyla düzenlendi” diyorsa, bu kimse zaten sözleşmenin tarafı olmadığı için “senede karşı senetle ispat” kuralına tabi tutulamaz.
- Muvazaa (özellikle “alacaklıdan mal kaçırma” amacıyla yapılan temlikler) davalarında, üçüncü kişi iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir.
(e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle (ya da resmî memur/noterlikte) kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli
- Senet, örneğin sel felaketi, hırsızlık, yangın gibi nedenlerle yitirilmişse, bu durumda “senet aslı”nın ibrazı maddeten imkânsız hâle gelir. Kanun, böyle durumlarda da tanıkla ispat dâhil çeşitli yollara izin verir.
Emsal Kararlara Atıflar
-
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/312 K. 2025/33 T. 16.01.2025,
“...Ancak, HMK’nın 203. maddesinde hangi hâllerde tanık dinlenebileceği açıklanmış olup; a) Altsoy ve üstsoy... b) İşin niteliğine... c) Yangın, deniz kazası... ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu... d) Hukuki işlemlere... e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen... şeklinde düzenlenmiştir...”
[Belge bağlantısı: https://app.dejure.ai/dokuman/13686eed-bd9b-4e7c-8a97-8e45a6f1775b] -
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, E. 2024/1027 K. 2025/257 T. 11.02.2025,
“6100 sayılı HMK 'nun ‘Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağı’ başlıklı 201. maddesinde ‘...tanıkla ispat olunamaz’ düzenlenmişse de 203. maddesinde tanıkla ispat kuralının istisnaları sıralanmıştır...”
[Belge bağlantısı: https://app.dejure.ai/dokuman/44dab207-697b-43a0-a6bc-90d77a1a1f23]
Yukarıdaki kararlar da göstermektedir ki HMK 203. maddesi, senetle ispat kuralının katı uygulanmasının hak kaybına yol açacağı belirli kategorilerde tanıkla ispatı olanaklı kılan çok önemli bir istisnalar düzenlemesidir. Özellikle irade fesadı iddiaları (m.203/1-ç) ve yakın akrabalık ilişkilerinde senede bağlanmasının adet olmadığı işlemler (m.203/1-a, b) uygulamada sıklıkla görülen örneklerdir.