Blog

İdari Kolluktan Adli Kolluğa Geçiş ve Hukukî Sonuçlar: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

İdari kolluktan adli kolluğa geçiş, yasal dayanakları ve kolluk görevlilerinin yetki ve sorumluluk sınırlarının ayrımını gerektirir. Bu süreç, kamu düzeni ve suç işlenmesini önleme amacıyla idari ve adli kollukların birleştirilmesiyle ilgilidir. Aşağıda, idari kolluktan adli kolluğa geçişin yasal dayanakları, kolluk görevlilerinin yetki ve sorumluluk sınırları, kamu düzeni ve suç işlenmesi açısından pratik faydaları, idari ve adli kolluk görevlerinin birleşmesinin soruşturma gizliliğine etkileri hakkında emsal kararlardan yararlanılarak ayrıntılı bir değerlendirme yapılmıştır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~5 dakika
idari kolluk
adli kolluk
yasal dayanaklar
kolluk görevlilerinin yetki ve sorumluluk sınırları
kamu düzeni
suç işlenmesi

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

İdari Kolluktan Adli Kolluğa Geçiş Ve Hukukî Sonuçlar

Aşağıda yer verilen açıklamalar, idari kolluktan adli kolluğa geçişin yasal dayanakları, bu süreçte kolluk görevlilerinin yetki ve sorumluluk sınırları, kamu düzeni ve suçluların adalete teslimi açısından pratik faydaları ile idari ve adli kolluk görevlerinin birleşmesinin soruşturma gizliliğine etkileri hakkında emsal kararlardan yararlanılarak hazırlanmıştır.


1) İdari Kolluktan Adli Kolluğa Geçişin Yasal Dayanakları

İdari kolluk, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu (m. 11, 32) ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu gibi mevzuatta düzenlenmiş; kamu düzeni, genel güvenlik ve suç işlenmesini önleme amacıyla görev yapan kolluktur.

  • 5442 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvetlerinin amiri vali olup suç işlenmesini önlemek ve kamu düzenini sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Adli kolluk ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.164 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre, adli kolluk görevlileri; Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda soruşturma işlemlerini yürüten kolluk birimleridir.

Bu iki kolluk türünün ayrımı esasen amaç ve yetki farkından kaynaklanır:

  1. İdari kolluk: Suç işlenmesini önlemek, kamu düzeni ve güvenliği sağlamak, idari kararları uygulamak.
  2. Adli kolluk: Suç işlendiği şüphesi doğduğunda, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatıyla delil toplamak, şüpheliyi yakalamak, gerekli soruşturma işlemlerini yürütmek.

Geçişin yasal dayanakları şu şekilde özetlenebilir:

  • 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu m. 11 (valinin idari kolluğu sevk ve idare yetkisi).
  • 5271 sayılı CMK m. 164 (adli kolluğun tanımı ve görev alanı).
  • 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m. 2 ve ek maddeler (polisin hem önleyici/idari hem adli görevleri).

Emsal Karar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15383 K. 2021/12670 T. 07.10.2021
(Bkz. Link)

Bu kararda, kolluk birimlerinin CMK 164/2 gereğince Cumhuriyet savcısının emir ve talimatı olmadan adli işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu, idari kolluğun adli bir sürece dahil olmasının ancak savcının emirleri doğrultusunda meşruluk kazanacağı ifade edilmiştir.


2) Görev Değişikliği Sırasında Kolluk Görevlilerinin Yetki ve Sorumluluk Sınırları

İdari kolluk görevlileri -polis, jandarma gibi- esasen valinin veya kaymakamın emri altında kamu düzenini sağlamakla yükümlüdür. Ancak bir suç şüphesi belirdiğinde veya Cumhuriyet savcısı soruşturma başlattığında, aynı kolluk görevlileri bu kez adli kolluk sıfatıyla hareket eder. Bu dönüşümün sınırları:

  1. Yetki:

    • İdari kollukta, mülki amirin (vali, kaymakam) emirlerine tabidirler.
    • Adli kolluğa geçildiğinde, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları belirleyici olur (CMK m. 164/2).
  2. Sorumluluk:

    • İdari görevleri sırasında -örneğin kimlik sorma, önleyici arama, huzur operasyonları- yaptıkları işlemler idari mevzuat çerçevesinde yürütülür.
    • Adli işlemde ise soruşturma gizliliğine riayet, CMK’daki usul hükümlerine uyma ve delil toplama sorumluluğu doğar. Kolluğun, bu aşamada savcının talimatı olmaksızın işlem yapması hukuka aykırılığa neden olabilir.

Emsal Karar

Danıştay 10. Daire, E. 2016/3583 K. 2022/3632 T. 28.06.2022
(Bkz. Link)

Bu kararda, idari kolluk ile adli kolluk arasındaki görev farkı vurgulanmış, genel kolluk hizmetinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde yürütülmekle birlikte, adli sürece geçildiğinde Cumhuriyet savcısı emir ve talimatının esas olduğu teyit edilmiştir.


3) Kamu Düzeni ve Suçluların Adalete Teslimi Açısından Pratik Faydaları

  • Kesintisiz Kolluk Hizmeti: İdari kolluk, suç önleme ve kamu düzenini korumada anında müdahale kabiliyetine sahiptir. Suç işlendiğinde, adli kolluk olarak Cumhuriyet savcısıyla koordineli biçimde delil toplanması ve failin yakalanması kolaylaşır.
  • Hızlı Tepki: Aynı personelin hem idari hem adli yetkilerinin bulunması, olay yerine kısa sürede ulaşmayı ve soruşturmanın gecikmeden başlamasını mümkün kılar.
  • Uzmanlaşma: Kolluk, idari görevlerinde topladığı istihbarat veya edindiği yerel bilgi birikimini, adli süreçte isabetli delil toplama ve şüpheli yakalamada kullanabilir.

4) İdari ve Adli Kolluk Görevlerinin Birleştirilmesinin Soruşturma Gizliliğine Etkisi

Soruşturma gizliliği, 5271 sayılı CMK m. 157’de düzenlenmiştir. Adli kolluk faaliyeti başladıktan sonra, kolluğun savcının talimatlarına tabi olması nedeniyle, özellikle suç delillerinin korunması ve soruşturmanın sızmaması esastır. Ancak:

  1. İdari kolluk konumundayken elde edilen verilerin, adli soruşturmada usule uygun biçimde kullanılması gerekir.
  2. Soruşturma gizliliği, idari amirlerin (vali, kaymakam) “adli” nitelikte bilgi talepleri bakımından kısıtlamalara tabidir. Zira CMK m. 164/2 uyarınca kolluk, adli görevi sırasında yalnızca savcının emirlerini yerine getirir, vali veya kaymakamın adli nitelikteki emirlerine uyması söz konusu değildir.
  3. Bu düzenleme, soruşturmanın selametini ve gizliliğini koruyarak olası usulsüz müdahaleleri engeller.

Emsal Karar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15383 K. 2021/12670 T. 07.10.2021
(Bkz. Link)

Kararda, adli kolluğun “yalnızca Cumhuriyet savcısı” tarafından verilen emir ve talimatlara uymakla yükümlü olduğu; idari kolluğun adli sürece geçmesi hâlinde, soruşturma gizliliği açısından savcının bilgisi ve onayı olmaksızın işlem yapılamayacağı belirtilmiştir.


Sonuç ve Değerlendirme

  1. Yasal Dayanaklar: 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 5271 sayılı CMK başta olmak üzere, kolluğun idari ve adli görevleri net biçimde ayrıştırılmıştır.
  2. Görev Değişikliğinde Sınırlar: İdari kolluk görevlileri, suç şüphesi hâlinde adli kolluğa geçer ve bu aşamada savcının emir ve talimatları esas olur.
  3. Pratik Faydalar: Kolluk personelinin aynı olayda idari olarak önleyici, akabinde adli sıfatla delil toplayıcı rol üstlenmesi, etkin ve hızlı bir suçla mücadele mekanizması sağlar.
  4. Soruşturma Gizliliği: Adli kolluğa geçildiğinde, yalnızca savcının emirlerine tabi olunduğundan, soruşturmanın gizliliği korunur ve usulsüz müdahalelerden kaçınılır.

Bu esaslar çerçevesinde, kolluğun idari ve adli görev alanları arasındaki geçiş, hem yasal düzenlemelerle hem de yargısal içtihatlarla belirlenmiş olup, uygulamada kamu düzeninin sağlanması ve suçların etkin biçimde soruşturulmasını kolaylaştıran bir yöntemdir.