Blog

İfade Özgürlüğü ve Sınırları: Yargısal Kararlar Işığında Değerlendirme

İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel yapı taşlarından biridir. Ancak bu özgürlük, mutlak ve sınırsız değildir. Hem Anayasa’nın 26. maddesinde hem de ilgili yargı içtihatlarında ifade özgürlüğüne getirilebilecek sınırlamaların başkalarının şeref ve itibarının korunması, kamu düzeni, milli güvenlik ve benzeri meşru amaçlarla mümkün olduğu kabul edilmektedir. Aşağıda, emsal kararlar ışığında ifade özgürlüğünün sınırları, müdahalelerin demokratik toplum düzeniyle uyumu ve hangi tür ifadelerin korunduğu hususları özetlenmektedir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
ifade özgürlüğü
sınırlamalar
demokratik toplum düzeni
mahkeme kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

İfade Özgürlüğü ve Sınırları: Yargısal Kararlar Işığında Değerlendirme

Giriş:
İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel yapı taşlarından biridir. Ancak bu özgürlük, mutlak ve sınırsız değildir. Hem Anayasa’nın 26. maddesinde hem de ilgili yargı içtihatlarında ifade özgürlüğüne getirilebilecek sınırlamaların başkalarının şeref ve itibarının korunması, kamu düzeni, milli güvenlik ve benzeri meşru amaçlarla mümkün olduğu kabul edilmektedir. Aşağıda, emsal kararlardan hareketle ifade özgürlüğünün sınırları, müdahalelerin demokratik toplum düzeniyle uyumu ve hangi tür ifadelerin korunduğu hususları özetlenmektedir.


1. Mahkeme Kararlarına Göre İfade Özgürlüğünün Sınırları

  • Temel Sınırlama Sebepleri:
    Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğü; başkalarının şöhret ve haklarının korunması, kamu düzeninin veya milli güvenliğin sağlanması, genel ahlak veya sağlığın korunması gibi meşru gerekçelerle sınırlandırılabilir.

    • Örnek: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/102 K. 2023/644 T. 03.10.2023 (
      https://app.dejure.ai/dokuman/f4a5dab7-2538-4838-af9c-083198602948
      ) kararında da belirtildiği üzere “ifade özgürlüğü, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmamalıdır”. Mahkeme, davalı tarafından ileri sürülen ifadelerin, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına ağır saldırı niteliğine vardığı saptandığında ifade özgürlüğünün aşıldığı sonucuna varmıştır.
  • Öngörülebilir ve Kanunla Sınırlama Şartı:
    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarında da, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın mutlaka kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunması gerektiği, aksi takdirde Anayasa’nın 13. maddesindeki “temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilir” ilkesinin ihlal edilmiş olacağı ifade edilmektedir.

    • Örnek: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/505 K. 2022/1374 T. 25.10.2022 (
      https://app.dejure.ai/dokuman/c0cb043c-e91e-4b38-9ef4-96c4a56f1d02
      ) kararında, ifade özgürlüğü üzerindeki sınırlamalarınyasa ile öngörülmesi, meşru amacı bulunması ve zorunlu toplumsal ihtiyaca karşılık gelmesi” gerektiğine değinilmiştir.

2. İfade Özgürlüğüne Müdahalelerin Demokratik Toplum Düzenine Uygunluğu

  • “Demokratik Toplumda Gerekli Olma” Kriteri:
    Mahkemeler, bir ifade özgürlüğü kısıtlamasının “demokratik bir toplumda gerekli” olup olmadığını değerlendirirken; orantılılık, ölçülülük ve zorlayıcı toplumsal ihtiyaç gibi ölçütleri dikkate almaktadır.

    • Örnek: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/4607 K. 2020/916 T. 26.02.2020 (https://app.dejure.ai/dokuman/7591bc4b-a65c-420e-a5a6-91d7be9de64a) kararında, müdahalenin “ölçülü ve istisnai” nitelikte olması, bu açıdan “demokratik toplum düzeninin gerekliliği” kriterine uygun bulunmasının önemine işaret edilmiştir.
  • İlgili ve Yeterli Gerekçe:
    Müdahalenin gerekçelerinin “ilgili ve yeterli” olması gerekir. Aksi takdirde, sınırlama hukuka aykırı sayılır. Mahkemeler, “yasayla öngörülme” ve “meşru amaç” unsurlarını inceledikten sonra, hakimlerin kararlarında orantılılık testini uygulayıp uygulamadığı üzerinde durur.

  • Ölçülülük ve Zorunlu İhtiyaç:
    Yargı organları, sınırlamanın “zorunlu toplumsal ihtiyaç” ile doğrudan bağlantılı olup olmadığına bakar. Örneğin bir kişinin ağır hakaret içerikli ifadelerine karşı hükmedilen orantısız yaptırımlar, demokratik toplum düzeni kriterine aykırı kabul edilir.


3. Mahkemelerin İfade Özgürlüğü Kapsamında Koruduğu İfade Türleri

  • Eleştiri ve Muhalif İfadeler:
    Demokratik toplumlarda siyasetçilere, kamu görevlilerine ve devlet politikalarına yöneltilen sert, sarsıcı veya rahatsız edici eleştiriler dahi, “toplumsal tartışma ve çoğulculuk” gereği olarak koruma altındadır. Mahkemeler, siyasetçilerin ve kamu otoritelerinin daha geniş eleştiriye katlanması gerektiğini sıkça vurgular.

  • Kamu Yararı Taşıyan Yayınlar ve Haberler:
    Basın özgürlüğü kapsamında, kamuyu ilgilendiren konulara dair haber ve yorumların cezalandırılmasına dair davalarda, “toplumsal değeri yüksek” görüşlerin korunması esastır. Elbette haberin gerçeğe uygunluğu ve güncelliği gibi unsurlar da göz önünde bulundurulur.

  • Hoşa Gitmeyen ya da Rahatsız Edici İfadeler:
    Yargısal içtihatlar, ifade özgürlüğünün sadece zararsız veya genel kabul gören fikirler için değil, aynı zamanda toplumu rahatsız edebilecek, sarsıcı veya aykırı düşünceler için de gerekli olduğunu belirtir. Örneğin, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da vurgulandığı gibi, “hoşa gitmeyen sözlerin de korunduğu” ancak bunların kişilik haklarını ölçüsüz biçimde ihlal edemeyeceği ifade edilir.


Sonuç

Yukarıdaki karar örnekleri göstermektedir ki, Türk yargısı, ifade özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu kabul etmekte ancak bu özgürlüğün kişilik haklarını ağır biçimde ihlal edecek dereceye ulaşması hâlinde sınırlandırılabileceğini belirtmektedir. Sınırlamaların kanuna dayanması, meşru amaca hizmet etmesi ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması şarttır. Mahkemeler; “ilgili ve yeterli gerekçe”, “orantılı müdahale” ve “zorunlu toplumsal ihtiyaç” gibi ölçütlerle özgürlük-sınırlama dengesini kurmaya çalışmaktadır.

Atıf Verilen Emsal Kararlar

  1. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/102 K. 2023/644 T. 03.10.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/f4a5dab7-2538-4838-af9c-083198602948
  2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/505 K. 2022/1374 T. 25.10.2022
    https://app.dejure.ai/dokuman/c0cb043c-e91e-4b38-9ef4-96c4a56f1d02
  3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/4607 K. 2020/916 T. 26.02.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/7591bc4b-a65c-420e-a5a6-91d7be9de64a

Bu çerçevede;

  1. İfade özgürlüğü, gerek Anayasa gerekse uluslararası sözleşmelerde güvence altındadır ancak başkalarının itibarlarını korumak gibi meşru sebeplerle kanuna dayanarak sınırlandırılabilmektedir.
  2. Müdahaleler, ancak “demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun” ve “ölçülü” olduğunda hukuka uygun sayılmaktadır.
  3. Kamu yararına ilişkin siyasi ve toplumsal eleştiriler, toplumsal tartışma özgürlüğünün bir parçası olduğundan, geniş biçimde korunmaktadır. Hoşa gitmeyen veya sivri dilli açıklamalar dahi koruma kapsamındadır; yeter ki ölçülülük aşılmasın ve ağır hakaret niteliğine bürünmesin.