Blog

İhtiyati Tedbir Kararlarının Hukukî Şartları ve Yargılama Sürecinde Uygulamaları

İhtiyati tedbir kararlarının hukukî şartları ve yargılama sürecinde uygulamaları hakkında yargı kararlarının esaslarını içerir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
İhtiyati tedbir
kararlar
hukukî şartlar
yargılama süreci
uygulamalar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARLARININ HUKUKİ ŞARTLARI VE YARGILAMA SÜRECİNDEKİ UYGULAMALARI

İhtiyati tedbir, mahkemelerin dava süresince veya bazen dava açılmadan önce talep edenin hakkını korumak amacıyla başvurduğu bir geçici hukuki koruma müessesesidir. Uyuşmazlık konusu hak henüz kesin biçimde belirlenmemiş ve yargılama sürmekte iken, hakkın elde edilmesinin tehlikeye girmemesi veya imkânsız hâle gelmemesi için geçici olarak önlem alınır. Bu bağlamda, kanun koyucu ihtiyati tedbirin hangi hâllerde ve hangi şartlarla uygulanabileceğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.389 ve devamı maddelerinde düzenlemiştir.

Aşağıdaki sorular çerçevesinde, emsal mahkeme kararlarından alıntılarla birlikte ihtiyati tedbirin temel esaslarına değinilecektir.


1) İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mahkemelerin aradığı hukuki şartlar nelerdir?

HMK m.389/1 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

  • Burada dikkat çeken nokta, ihtiyati tedbir kararının ancak “uyuşmazlık konusu” olan mal, hak veya alacak üzerinde verilebilmesidir. Para alacağı davalarında kural olarak ihtiyati haciz yoluna başvurmak gerekir; bunun dışında kalan ve para alacağına konu olmayan ya da uyuşmazlık konusunun malvarlığı unsuru olarak muhafazası gereken hâllerde ihtiyati tedbir tercih edilir.

  • Ayrıca, ihtiyati tedbire temel teşkil edecek bir hakkın bulunması ve bu hakkın tehlikeye düşmesinin güçlü bir ihtimal olarak ortaya konması aranır. Mahkeme, “hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıran” veya “tamamen imkânsız hâle getiren” bir durum söz konusu ise tedbir kararı verebilir.

Örnek Emsal Karar:

“Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi veya gecikme sebebiyle sakıncalı ya da ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olduğunda ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir.”
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/939 K. 2023/1367 T. 18.12.2023
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/5ff79906-5a5a-4336-a58d-60f8bdd1fa2c


2) Mahkemeler, hak kaybı riskini ve ihtiyati tedbir talebini desteklemek için ne tür delilleri yeterli görmektedir?

İhtiyati tedbir, davanın esasını çözmez; geçici bir koruma sağlar. Bu nedenle, tedbir talep eden tarafın, dava esası bakımından “yaklaşık ispat” derecesinde haklılığını ortaya koyması çoğunlukla yeterli kabul edilmektedir.

  • Yaklaşık ispat, kesin bir delil veya tam ispat zorunluluğundan farklı olarak, haklı olma ihtimalinin yüksek görülmesi şeklinde yorumlanır. Kanun, “istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması”nı arar.

  • Mahkeme, bu aşamada ayrıntılı bir delil değerlendirmesi yapmaz. Dosya kapsamında sunulan belge, sözleşme, yazışma, ihtarname, tanık beyanları vb. her türlü belge, tedbir talebinin dayandığı hakkın varlığını kuvvetle muhtemel kılıyor ise ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Örnek Emsal Karar:

“Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.”
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/3529 K. 2022/4699 T. 12.10.2022
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/4fff5657-cbcd-4c08-afed-bc194bbfda94


3) Hangi durumlarda mahkemeler ihtiyati tedbir talebini reddetmekte ve bu kararlarda hangi gerekçeler öne çıkmaktadır?

a) Uyuşmazlık konusu olmaması:
Para alacaklarında asıl geçici koruma yolu ihtiyati haciz olduğundan, dava konusu olmayan veya uyuşmazlık kapsamına girmeyen malvarlığı unsurları için ihtiyati tedbir talep edilmesi durumunda talep reddedilir.

b) Yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilememesi:
Talep eden taraf, hakkını kuvvetle muhtemel gösterecek düzeyde kanıt sunamazsa mahkeme tedbir talebini reddeder.

c) İhtiyati tedbirin davanın esasını çözme sonucunu doğurması:
Tedbir, geçici bir korumadır; esas hakkındaki hükmün yerine geçmemelidir. Dava konusunu tamamen çözecek nitelikte bir tedbir talebi de reddedilir.

Örnek Emsal Karar:

“Somut olayda, davanın para alacağına ilişkin olması ve dava konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edilmesi, HMK 389. maddesindeki ‘uyuşmazlık konusu hakkında’ ibaresiyle bağdaşmadığından mahkemece talebin reddine karar verilmesi yerindedir.”
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/703 K. 2022/725 T. 15.09.2022
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/cd271517-6126-414d-afee-6a6479d236ab

Aynı şekilde, ihtiyati tedbir talebinin, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle yaklaşık ispat eşiğine ulaşmadığı durumlarda veya talep şekli itibariyle yargılamayı gerektirecek ihtilafın henüz netleşmediği hâllerde de reddedilebileceği görülmektedir.


Sonuç

İhtiyati tedbir, hak kaybını önlemek ve yargılama sonunda elde edilmesi beklenen hakkın gerçekleşebilirliğini güvence altına almak amacıyla öngörülmüş geçici bir hukuki koruma yoludur. Mahkemeler, HMK m.389’da öngörülen koşullar çerçevesinde, talep edenin yaklaşık ispat düzeyinde haklılığını kanıtlamasını ve uyuşmazlığın doğrudan konusunu oluşturan şey/hak üzerinde zarara yol açacak risklerin varlığını yeterli görebilmektedir. Buna karşılık, uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığı değerleri için veya para alacağına dayalı ihtilaflarda, şartları oluşmamışsa ihtiyati tedbir talebi reddedilmektedir.

Bu noktada, her somut olayda mahkeme, iddia ve savunmaları, mevcut delilleri, uyuşmazlık konusunu ve gecikme ile oluşabilecek zarar riskini göz önünde tutarak geniş bir takdir yetkisi kullanmakta; kararın yerindeliğini ise yaklaşık ispat seviyesinde değerlendirmektedir.