Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
İhtiyati Tedbirle İlgili Üç Temel Soruya Emsal Kararlar Işığında Cevaplar
İhtiyati tedbir müessesesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya gecikme sebebiyle telafisi güç bir zararın ortaya çıkacağından endişe edildiği hâllerde, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aşağıdaki sorular, uygulamada sıkça karşılaşılan üç önemli hususu özetlemektedir.
1. İhtiyati tedbir dava açılmadan önce verildiğinde, iki haftalık dava açma süresi geçirilirse tedbirin akıbeti ne olur?
HMK madde 397/1 uyarınca, ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden tarafın bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açması ve davayı açtığına ilişkin belgeleri, kararı uygulayan memura ibraz etmesi zorunludur. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Bu husus, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3297 K. 2024/3105 T. 19.11.2024 tarihli kararda şu şekilde vurgulanmıştır:
“(...) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak (...) Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.”
Karara ait doküman bağlantısı:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3297 K. 2024/3105 T. 19.11.2024
Aynı ilke, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/2163 K. 2024/288 T. 31.10.2024 tarihli kararında da açıkça belirtilmektedir:
“(...) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.”
Karara ait doküman bağlantısı:
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/2163 K. 2024/288 T. 31.10.2024
Dolayısıyla, iki haftalık yasal sürede dava açılmaması hâlinde tedbir “başka bir işleme gerek kalmaksızın” kendiliğinden sona ermektedir.
2. İhtiyati tedbir kararı nihai kararın kesinleşmesine kadar mı geçerlidir, yoksa daha önce de kalkabilir mi?
HMK madde 397/2’ye göre, “ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.” Yani kural olarak tedbir, esas hakkındaki yargılama sonuçlanıp karar kesinleşinceye dek sürer. Bununla birlikte, tedbir:
- HMK madde 393/1’de öngörülen uygulama süresi içinde infaz edilmezse,
- HMK madde 397/1’deki 2 haftalık dava açma süresi içinde dava açılmazsa,
- HMK madde 396’daki “durum ve koşulların değişmesi” hâlinde mahkemeden talep üzerine kaldırılırsa
- Veya mahkemece resen veya itiraz sonucu kaldırılmasına karar verilirse
daha önce de sona erebilir.
3. İhtiyati tedbirin kalkması veya kaldırılması durumunda hangi mercilere bildirim yapılır?
HMK madde 397/2, “Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir” şeklindedir. Uygulamada, tedbir kararı hangi sicil veya kuruma bildirilmişse (tapu müdürlüğü, ticaret sicili, gümrük idaresi vb.) ve/veya hangi icra dairesince infazı sağlanıyorsa, tedbirin kalktığı da aynı mercilere bildirilir. Böylelikle, sicilde veya ilgili dosyada tedbir kaydı silinir ve uygulama son bulur.
Örneğin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3297 K. 2024/3105 T. 19.11.2024 tarihli kararda, tedbirin kendiliğinden kalkması veya kaldırılması hâlinde ilgili sicillere ve kurumlara gerekli bildirimlerin yapılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
“(...) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir. İhtiyati tedbir dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır.”
Sonuç ve Özet
- Dava açmadan önce alınan tedbirde, kararın uygulanmasını isteyen taraf, kararın infazını talep ettiği tarihten başlayarak iki hafta içinde esas davasını açmaz ve bu açma işlemini belgelendirmezse, tedbir kendiliğinden ortadan kalkar.
- Tedbir kural olarak, nihai kararın kesinleşmesine dek devam eder. Ancak kanunda ve yargı uygulamasında belirtilen koşullar gerçekleştiğinde (1 haftalık uygulama talebinin yapılmaması, 2 haftalık dava açma süresinin kaçırılması, mahkemenin kaldırması vb.) daha önce de sona erebilir.
- Tedbirin kalkması veya kaldırılması hâlinde, kararı uygulayan icra dairesi veya ilgili siciller (tapu, ticaret sicili vb.) gecikmeksizin haberdar edilir ve sicildeki tedbir kaydı kaldırılır.
Bu esaslar dahilinde, 6100 sayılı HMK’nın ilgili düzenlemeleri ve emsal kararlar göz önüne alındığında, ihtiyati tedbirin usulüne uygun şekilde devam etmesi veya kalkması, kanunda yer alan süre ve koşulların titizlikle takip edilmesine bağlıdır.
Atıfta Bulunulan Kararlar ve Linkleri
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3297 K. 2024/3105 T. 19.11.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/e3864574-14a8-468d-a7d0-f41d23cc7900 -
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/2163 K. 2024/288 T. 31.10.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/ecb878f6-f88b-4eb3-a98d-b962c20ae815
(Bu yazıda yer alan bilgi ve atıflar, HMK ve ilgili yargı kararları kapsamına dayanmakta olup bilgi amaçlıdır.)