Blog

İlk Derece Mahkemelerinin Hangi Kararlarına Karşı İstinaf Yoluna Başvurulabilir?

İlk derece mahkemelerin nihai kararları, ihtiyati tedbir/haciz kararları veya ihtiyati tedbir/haciz taleplerinin reddi ya da bunların kabulü hâlinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurmak mümkündür. Bu yazıda, bu kararların ne olduğu, istinafa götürülebilirlikleri ve kesinlik sınırının ne olduğu ele alınmıştır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
istinaf
ihtiyati tedbir
haciz
karar
mahkeme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

İstinaf Kanun Yolu ve Uygulama Sınırları Hakkında Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

İstinaf, ilk derece mahkemelerince verilmiş olan bazı kararlara karşı başvurulabilen olağan kanun yoludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) özellikle 341. madde ve devamında, hangi kararların istinafa götürülebileceğini ve hangi durumlarda kesinlik sınırının devreye gireceğini ayrıntılı olarak düzenlemiştir.

Aşağıda, (1) ilk derece mahkemelerinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, (2) üç bin Türk Lirasını (TL) geçmeyen malvarlığı davalarında istinafın mümkün olup olmadığı ve (3) manevi tazminat davalarına ilişkin istinaf sınırı, emsal yargı kararları ışığında ele alınacaktır.


1) İlk derece mahkemelerinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir?

HMK 341/1’e göre, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz taleplerinin reddi ya da bunların kabulü hâlinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurmak mümkündür.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2023/340 K. 2023/319 T. 01.03.2023 tarihli kararında (link), açıkça “ilk derece mahkemelerince verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir/haciz kararları hakkında itiraz üzerine verilen hükümlerin istinafa götürülebileceğini” vurgulamıştır. Aynı kararda, HMK 341’de sayılan istisnalar dışında kalan ara kararların ise genellikle itiraza veya ek bir kanun yoluna tâbi olmadığı belirtilmiştir.

Benzer şekilde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1603 K. 2024/1774 T. 28.11.2024 tarihli kararında (link), HMK 341. maddesinin lafzını aynen hatırlatarak; “Nihai kararlar ve ihtiyati tedbir/hacizle ilgili itiraz kararları” dışında kalan hususlarda istinaf başvurusuna imkân tanınmadığını yinelemiştir.


2) Üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarında istinaf mümkün müdür?

HMK 341/2’ye göre, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını (TL) geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir ve bu kararlar hakkında istinaf yoluna başvurulamamaktadır.

  • Burada belirtilen 3.000 TL tutarı, yasada çeşitli yıllarda yapılan değişikliklerle güncellenebilir; ancak ilke olarak kanunda öngörülen parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davaları kesin kabul edilir ve istinafa tabi değildir.
  • Bazı kararlar incelendiğinde, bu sınırın (örneğin farklı yıllarda 3.560 TL, 5.000 TL vb.) mevzuatta güncellediği görülebilir. Önemli olan, dava tarihindeki geçerli parasal sınırdır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2023/340 K. 2023/319 T. 01.03.2023 tarihli kararda (link), “miktar veya değeri üç bin TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarının istinafa götürülemeyeceği” açıkça ifade edilmiştir. Böylece bu tip davalarda ilk derece mahkemesi kararı kesinleşir.


3) Manevi tazminat davalarında istinaf sınırı var mıdır?

HMK 341’de yer alan istisnalardan biri de manevi tazminat davalarıdır. Buna göre, manevi tazminat davalarında, davanın parasal değeri üç bin TL’nin altında kalsa dahi istinaf yoluna başvurmak mümkündür. Yani, manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı uygulanmaz ve alacağın miktarına bakılmaksızın istinaf hakkı saklı tutulur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi aynı kararında (link), **“Üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davaları kesindir; ancak manevi tazminatta, miktara bakılmaksızın istinafın mümkün olduğu”**nu vurgulamıştır. Böylelikle manevi tazminat davaları, parasal sınır engeline takılmaksızın incelenebilmektedir.


Sonuç

  1. İlk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir/haciz hakkındaki kabul veya ret kararlarına itiraz üzerine verilen hükümler, istinaf yoluyla incelenebilir.
  2. Malvarlığı davalarında, kanunda belirtilen parasal sınırı (örneğin 3.000 TL) geçmeyen uyuşmazlıklar, kesin kabul edildiği için istinafa gidilemez. Ancak manevi tazminat davaları bu sınırlamaya tâbi olmayıp, miktara bakılmaksızın istinaf edilebilir.
  3. Özellikle alacağın bir kısmının dava edilmesi hâlinde, kesinlik sınırı alacağın tamamı üzerinden hesaplanır. Alacağın tamamının dava edildiği durumdaysa, ret edilen kısım sınırı geçmiyorsa da istinaf yolu kapalıdır.

Bu hususlar, uygulamada sıklıkla dikkate alınmakta ve HMK 341 ile devamındaki maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılmaktadır. Yargı mercileri, istinafa uygunluk incelemesinde davanın niteliğini (malvarlığı veya manevi tazminat olup olmadığı), parasal değeri ve kesinlik sınırını özenle gözetmektedirler.

Atıf yapılan emsal kararlar: