Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
KANUNDA BELİRTİLEN SÜREDEN SONRA DELİL SUNMA YASAĞI VE İSTİSNALARI
Yargılama sürecinde taraflar, uyuşmazlık konusundaki iddia ve savunmalarını yasal süresi içinde ileri sürmeli ve bu iddia ve savunmalarını kanıtlayıcı delilleri de yine kanunda öngörülen sürelerde sunmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.145, süresi geçtikten sonra delil bildirmenin kural olarak yasak olduğunu belirlemekle birlikte belirli koşullarda istisnaya izin verir. Bu makalede, kanunda belirtilen süreden sonra delil sunma yasağının hangi durumlarda geçerli olduğu, mahkemenin ne zaman delilin sonradan sunulmasına izin verebileceği ve “yargılamayı geciktirme amacı” ile “tarafın kusuru” kavramlarının nasıl değerlendirildiği, emsal kararlardan örneklerle açıklanacaktır.
1. Kanunda Belirtilen Süreden Sonra Delil Sunma Yasağı Hangi Durumlarda Geçerlidir?
HMK sistemine göre, tarafların delillerini düzenli ve sürprizden uzak bir şekilde bildirmeleri amaçlanmıştır. Dava açılırken (dava dilekçesinde) veya cevap dilekçesi sunulurken öne sürülmesi gereken deliller, ancak kanunda belirtilen sürede sunulabilir.
- HMK m.145/1 bu konuda şu hükmü içermektedir:
“Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler...”
Buna göre, dava ve cevap dilekçesi aşaması tamamlandıktan sonra kural olarak yeni bir delil bildirmek yasaktır. Bu düzenlemenin gerekçesi, davaların gereksiz uzamasına sebebiyet veren “sonradan, süresiz ve sınırsız delil sunma” uygulamasını engellemektir.
Örnek Emsal Karar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/9652, K. 2020/441, T. 21.01.2020
[https://app.dejure.ai/dokuman/2c6c4148-8727-4a16-aa1d-7e602ec4b0cf]
Bu kararda, Yasa koyucunun tarafların süresi geçtikten sonra delil göstermesini emredici bir düzenlemeyle yasakladığı, temel kuralın bu yönde olduğu, ancak istisnaen HMK m.145 çerçevesinde bazı durumlarda sonradan delil sunulmasına izin verilebileceği vurgulanmıştır.
Ayrıca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/691 K. 2022/351 T. 21.04.2022 kararında (https://app.dejure.ai/dokuman/02d8d6b2-63bb-4521-9706-6858bc54735f), açıkça tarafların dilekçeler aşamasında delillerini sunmaması ve hiçbir gerekçe de göstermemesi durumunda, tahkikat aşamasında sonradan delil bildirmenin kural olarak mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
2. Mahkeme, Delilin Sonradan Sunulmasına Hangi Şartlarda İzin Verebilir?
HMK m.145 aynı zamanda bir istisna hükmü getirerek, belirli koşullarda mahkemenin yeni bir delil sunulmasına olanak tanımaktadır. Maddede şöyle denilmektedir:
“…Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.”
Bu hüküm gereğince, iki temel koşuldan en az birinin varlığı halinde, mahkeme takdir yetkisini kullanarak sonradan delil sunulmasını kabul edebilir:
- Delilin geç sunulmasının yargılamayı geciktirme amacı taşımaması
- Tarafın iyi niyetle hareket ederek, vaktiyle elde edemediği ya da sonradan farkına vardığı bir delili makul gerekçelerle sunması.
- Süresinde ileri sürememe hâlinin taraf kusurundan kaynaklanmaması
- Eğer taraf, delili süresi içinde elde edememesini makul sebeplerle açıklayabiliyorsa (örneğin, delilin varlığından çok geç haberdar olması, resmî bir engel vb.), mahkeme bu istisnayı uygulayabilir.
Örnek Emsal Karar
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/203, K. 2024/611, T. 15.10.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/c106f0a6-54e7-4fbc-a350-084e2c243094
Mahkeme kararında, HMK m.145’teki bu istisnaların uygulanabilmesi için tarafın gecikmedeki kusursuzluğunu ispat etmesi gerektiği ve delilin gerçekte varlığının veya elde edilmesinin imkânsız olduğu koşulların ispatı halinde sonradan delil sunmaya izin verilebileceği vurgulanmıştır.
3. “Yargılamayı Geciktirme Amacı” ve “Tarafın Kusuru” Kavramları Mahkeme Kararlarında Nasıl Değerlendirilmektedir?
a) Yargılamayı Geciktirme Amacı
Eğer taraf, yeni delili salt zaman kazanmak veya karşı tarafı hazırlıksız yakalamak amacıyla ileri sürüyorsa, mahkeme bu delili reddeder. Yargılama ekonomisi ve dürüstlük ilkesi gereğince, keyfî ve kötü niyetli delil sunulmasına engel olunur.
- Mahkemeler, geç sunulan delilin dosyaya katkısı, bildirilen açıklama veya mazeretin inandırıcılığı ve davanın geldiği aşamaya göre bu amacı olup olmadığını inceler.
Örnek:
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/9652, K. 2020/441 T. 21.01.2020 (https://app.dejure.ai/dokuman/2c6c4148-8727-4a16-aa1d-7e602ec4b0cf) kararında, yeni sunulan delilin yargılamanın uzamasına hizmet etme ihtimali varsa, mahkemenin bu durumu titizlikle incelemesi gerektiği, salt süre kazanma ya da oyalanma taktiğinin kabul edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
b) Tarafın Kusuru
Tarafın, delili zamanında ileri sürmemesindeki asıl neden kendi ihmal veya isteği ise, sonradan delil sunma kabul edilmez. Yani taraf, süresinde getirilebileceği hâlde ihmalkâr davrandığı bir delili, tahkikatın ileri safhalarında mahkemeye sunamaz.
- Ancak tarafın kusuru dışında gelişen engeller (örneğin, resmi makamlardan belge temin edememe, delilin varlığından geç haberdar olma vb.) söz konusu ise, bu takdirde mahkeme delilin kabulüne izin verebilir.
Örnek:
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/691 K. 2022/351 T. 21.04.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/02d8d6b2-63bb-4521-9706-6858bc54735f
Kararda, delilin geç sunulması tamamen tarafın ihmalkârlığından kaynaklandığı için mahkemece reddedildiği, buna karşılık tarafın delili elde edememesine dair resmi engel vb. bir mazeret sunmadığı için m.145’teki istisnanın uygulanmadığı ifade edilmiştir.
Sonuç
- Süreler Geçtikten Sonra Delil Bildirme Yasağı (HMK m.145): Davada düzenli yargılama ve sürpriz beyanların engellenmesi amacıyla, taraflar kural olarak dilekçeler aşaması bitince yeni delil gösteremez.
- İstisnalar: Mahkeme, sonradan delil sunulmasına ancak iki koşuldan (yargılamayı geciktirme amacı olmaması veya kusur bulunmaması) en az birinin varlığı halinde izin verebilir. Bu takdir hakkı, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesinin bir yansımasıdır.
- Yargılamayı Geciktirme Amacı ve Kusur İncelemesi: Mahkemeler, tarafın gecikmede kusurlu olup olmadığını ve delilin kötü niyetle sunulup sunulmadığını inceler. İhmal, keyfî uzatma veya dürüstlük kuralına aykırılık hallerinde yeni delil kabul edilmez.
Bu bağlamda, HMK m.145’in getirdiği temel ilke “süre geçtikten sonra delil sunulamaz, ancak haklı, kusursuz ve yargılama ekonomisiyle uyumlu nedenler varsa mahkeme istisnaen kabul edebilir” şeklinde özetlenebilir. Mahkemelerin uygulaması, “yargılamayı geciktirme amacı” ve “tarafın kusuru” kavramlarını somut olayda inceler ve takdir yetkisini bu incelemenin sonucuna göre kullanır.