Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Karşı Davaya İlişkin Yetki Kuralları ve Emsal Kararlar
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) m. 13’te, “Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. Bu kural, çoğunlukla özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmakta ve karşı davanın, asıl davanın görüldüğü mahkemede açılmasını sağlamaktadır. Aşağıdaki sorular çerçevesinde bu husus incelenmekte, ilgili emsal kararlarla açıklanmaktadır.
1) Kesin yetki olmayan durumlarda karşı davaya hangi mahkemeler bakabilir?
HMK m. 13 uyarınca, dava “kesin yetki” alanına girmiyorsa, yani kanunla belirlenmiş tek veya sınırlı bir yetki söz konusu değilse, asıl davanın görüldüğü mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkili hâle gelir. Dolayısıyla, kesin yetki bulunmayan tüm uyuşmazlıklarda -eğer karşı davanın dayandığı hukuki ilişki veya talep asıl davayla bağlantılı ise- asıl davanın açıldığı mahkeme karşı davayı da görebilir.
Örnek Karar:
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/151 K. 2024/568 T. 12.09.2024
Mahkeme, davalı vekilinin HMK m. 13’e (“Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir.”) dayanarak açtığı karşı davanın asıl davanın görüldüğü yer mahkemesinde incelenebileceğini belirtmiştir.
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/86053612-ff96-4549-a3ff-938f914c0802]
2) Asıl davaya bakan mahkemenin karşı davaya bakma yetkisi hangi şartlara bağlıdır?
-
Kesin Yetki Bulunmaması:
HMK 13’te açıkça “kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde” ifadesi yer alır. Eğer kanun, ilgili dava için kesin yetki öngörmüşse (örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi gibi), asıl davaya bakan mahkeme karşı davayı inceleyemez. -
Karşı Davanın Asıl Davayla Aynı Mahkemede Görülebilir Olması:
Karşı dava, esasında asıl davanın konusuyla ilişkili veya aynı prosedürel çerçevede değerlendirilebilen bir talep olmalıdır. Bu noktada, HMK m. 13’e göre spesifik bir “bağlantı” aranmasa da fiilen karşı davanın asıl dava dosyasıyla birlikte yürütülmesinde hukuki yarar bulunmalıdır. -
Yetki İtirazı Yapılmaması (Kesin Yetki Hâli Dışında):
Eğer karşı dava, kesin yetki kuralı dışı bir alana giriyorsa (örneğin genel yetki veya sözleşmeyle belirlenmiş bir yetki yoksa) ve davalı-karşı davalı usulüne uygun yetki itirazında bulunmadıysa, asıl davanın görüldüğü mahkeme karşı davayı da görebilir.
Örnek Karar:
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/43 K. 2024/518 T. 04.07.2024
Mahkeme, “kesin yetki öngörülmeyen davalarda karşı davanın asıl dava mahkemesinde açılabilmesi için usule uygun yetki itirazı yapılmamış olması” şartına vurgu yapmıştır.
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/d9362067-de05-4e56-9e6f-c0d0e24ee51e]
3) Kesin yetki olmaması ve asıl davaya bakan mahkemenin yetkili olması kuralının istisnaları var mıdır?
-
Kesin Yetki Durumu (Dava Şartı):
En önemli istisna, kesin yetki halleridir. Kanun, bazı davalarda mahkemenin yetkisini kamu düzeniyle ilişkilendirir ve bu davalar sadece o mahkemede görülür (örneğin, HMK m. 12 uyarınca taşınmazın aynına ilişkin davalar). Kesin yetki hallerinde, karşı davayı da aynı mahkeme göremezse, yani asıl davaya bakan mahkeme yetkili değilse, karşı davanın ayrılması veya yetkisizlikle reddi gerekir. -
Yetki Sözleşmesiyle Belirlenen Tek Mahkeme (Tek Mahkeme Anlaşması):
Eğer taraflar, “sadece X mahkemesi yetkilidir” şeklinde bir anlaşma yaptıysa ve bu durum HMK m. 17 kapsamında geçerliyse, pratikte o mahkemenin yetkisi belirlenmiş olur. Bunun “kesin yetki” gibi uygulanması, tarafların sözleşmesiyle oluşmuş bir tek yetki halidir. Ancak doktrinde, bunun kanundan değil, sözleşmeden kaynaklanan bir “kesinlik” niteliği taşıdığı belirtilir. -
Yetki İtirazı (Zamanında ve Usulünce Yapılması):
Karşı davada da, davalı (aslında asıl davada davacı konumunda olan taraf) yetki itirazında bulunuyorsa, bu itirazın cevap süresinde yapılması zorunludur. Aksi takdirde, kesin yetki olmaması halinde mahkeme, resen yetkisizlik kararı veremez.
Örnek Karar:
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/92 K. 2023/455 T. 12.07.2023
Kararda, “tarafların sözleşmede tek bir mahkemeyi yetkili kıldıkları ve bunun kesin yetki halinde değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla karşı davanın asıl davanın görülmekte olduğu yer mahkemesinde açılamayacağı” ifadesiyle, yetki sözleşmesinin tek yetkili mahkeme öngörmesi durumunda asıl davaya bakan mahkemenin yetkili olmadığı yönünde karar verilmiştir.
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/a77aa35d-c734-40e9-82dd-242f3c536d44]
Sonuç ve Özet
- Kesin yetki olmayan durumlarda, HMK m. 13 gereğince, asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya da bakmakla yetkilidir.
- Bunun için:
- Davada kesin yetki kuralının bulunmaması,
- Yetki itirazının usulüne uygun ve süresinde yapılmaması (veya yapılmış ama reddedilmiş olması) gerekir.
- İstisna: Kanunla belirlenmiş kesin yetki söz konusuysa veya tarafların sözleşmesiyle fiilen “tek mahkeme” yetkili kılınmışsa, asıl davaya bakan mahkemenin karşı davaya bakma yetkisi ortadan kalkabilir.
Kaynak Kararlardan Bazıları
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/151 K. 2024/568 T. 12.09.2024
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/86053612-ff96-4549-a3ff-938f914c0802] - İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/43 K. 2024/518 T. 04.07.2024
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/d9362067-de05-4e56-9e6f-c0d0e24ee51e] - Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/92 K. 2023/455 T. 12.07.2023
[Link: https://app.dejure.ai/dokuman/a77aa35d-c734-40e9-82dd-242f3c536d44]
(Bu kararlar, HMK m. 13 kapsamında kesin yetki bulunmadığı takdirde asıl davaya bakan mahkemenin karşı davaya da bakabileceğini, buna karşılık kesin yetki veya tek yetki sözleşmesi gibi istisnaların var olduğunu göstermektedir.)