Blog

Kıdem Tazminatı ve İlgili Emsal Kararlar

Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince belirli şartların gerçekleşmesi durumunda işçiye tanınan önemli bir haktır. Aşağıda, emeklilik dışındaki hak kazanma koşulları, emeklilik sonrası başka bir işte çalışma hâlinde kıdem tazminatının durumu ve evlilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden kadın işçinin kıdem tazminatı hakkı; ilgili emsal kararlarla birlikte açıklanmıştır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
kıdem tazminatı
Yargıtay kararları
emsal kararlar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Kıdem Tazminatı ve İlgili Emsal Kararlar

Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince belirli şartların gerçekleşmesi durumunda işçiye tanınan önemli bir haktır. Aşağıda, emeklilik dışındaki hak kazanma koşulları, emeklilik sonrası başka bir işte çalışma hâlinde kıdem tazminatının durumu ve evlilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden kadın işçinin kıdem tazminatı hakkı; ilgili emsal kararlarla birlikte açıklanmıştır.


1. Kıdem Tazminatında Emeklilik Dışındaki Hak Kazanma Koşulları

1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde kıdem tazminatına hak kazanılacak durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Emeklilik sebebiyle fesih bu koşullardan yalnızca biridir. Emeklilik dışındaki diğer şartları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • İşveren tarafından fesih: Kanunda gösterilen haklı sebepler dışında (4857 sayılı Kanun m.25/II dışı) işveren tarafından yapılan fesihler.
  • İşçi tarafından fesih: İşçinin, iş kanunlarında düzenlenmiş haklı nedenlere (4857 sayılı Kanun m.24) dayanarak sözleşmeyi derhal sona erdirmesi.
  • Muvazzaf askerlik hizmeti: Askerlik görevi dolayısıyla iş sözleşmesini fesheden işçi.
  • Kadın işçinin evlilik nedeniyle feshi: Evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini sona erdiren kadın işçi (detayları aşağıda ayrıca açıklanmıştır).
  • İşçinin ölümü: İş sözleşmesinin işçinin ölümü ile sona ermesi hâlinde yasal mirasçıları.

Bu hususa ilişkin olarak, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki düzenlemeleri açıklayan Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, E. 2022/8548, K. 2022/15198, T. 24.11.2022 tarihli kararı (Link) dikkate değerdir. Kararda; “muvazzaf askerlik hizmeti, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteği ile iş akdini sona erdirmesi ve iş sözleşmesinin haklı fesih sebepleri” gibi durumlarda işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı vurgulanmıştır.


2. Emeklilik Sonrası Başka İşte Çalışmanın Kıdem Tazminatına Etkisi

İşçinin emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini sona erdirdikten hemen sonra veya kısa bir süre içerisinde başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, kural olarak kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. İş Kanunu’nda öngörülen emeklilik (veya yaş hariç diğer emeklilik şartlarının tamamlanması) sebebiyle fesih hakkı, işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasını engelleyen bir “kötüniyetli kullanım” olarak değerlendirilemez.

Bu konuda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin, E. 2016/27701, K. 2020/630, T. 20.01.2020 tarihli kararı (
Link
) emsal niteliğindedir. Kararda; “işçinin emeklilik amacıyla iş sözleşmesini feshettikten sonra başka bir işte çalışmaya başlamasının kanuni hakkın kötüye kullanımı sayılamayacağı ve kıdem tazminatına hak kazanmasına engel oluşturmayacağı” açıkça belirtilmiştir.


3. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşçi İçin Kıdem Tazminatı Süresi

Kanun, evlilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi hakkını kadın işçiye tanımıştır. Buna göre kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi kendi isteğiyle sona erdirdiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak bir yıllık süre geçtikten sonra bu sebeple fesih hakkı kullanılamaz.

Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E. 2016/1871, K. 2020/822, T. 03.11.2020 tarihli kararında (
Link
) detaylı şekilde değerlendirilmiştir. Kararda; “kadın işçinin, evlilik tarihinden başlayarak bir yıl içerisinde fesih hakkını kullanması durumunda kıdem tazminatına hak kazanacağı, bu sürenin dolmasından sonra evlilik gerekçesiyle fesih yapmasının kıdem tazminatı hakkı doğurmayacağı” açıkça ifade edilmiştir.


Sonuç

  1. Emeklilik dışındaki koşullarda kıdem tazminatına hak kazanmak için 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde sayılan durumlar (askerlik, haklı fesih, kadın işçinin evliliği vb.) önem taşır.
  2. Emeklilik sonrası başka bir işte çalışma, Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere kıdem tazminatını ortadan kaldırmamakta; bu durum, işçinin kanunla tanınan fesih hakkının kötüye kullanımı olarak değerlendirilememektedir.
  3. Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçi, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde fesih hakkını kullanırsa kıdem tazminatına hak kazanır. Aksi hâlde, bir yıllık sürenin geçmesinden sonra aynı nedenle fesih yapması kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.

Yukarıda belirtilen yargı kararları ve Kanun hükümleri doğrultusunda, kıdem tazminatı uygulamalarında işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların esası, her somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir. Ancak emsal kararlarda açıklandığı üzere, yasada sayılan fesih nedenlerini taşıyan işçiler kural olarak kıdem tazminatına hak kazanmaktadır.