Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Maaş Hesabına Bloke Konulması: Yasal Dayanak, Hukuka Aykırılık Halleri ve Kavramlar
Maaş veya emekli maaşının yattığı banka hesabına konulan bloke işlemleri, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve borçlu ile alacaklı arasındaki menfaat dengesini yakından ilgilendiren bir konudur. Aşağıdaki soruların yanıtları, 5510 sayılı Kanun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve emsal mahkeme kararları çerçevesinde ele alınmaktadır.
1. Maaş hesabına bloke konulması hangi yasal düzenlemelere aykırıdır?
Öncelikle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi, emekli maaşlarının (nafaka borçları ve sigorta primi borçları hariç) haczedilemeyeceğini açıkça düzenler.
Aynı şekilde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82 ve 83. maddeleri de maaş veya ücretlerin belirli orandan fazlasının haczedilemeyeceği, bu konudaki önceden yapılan anlaşmaların da geçersiz olduğunu belirtir.
Dolayısıyla, salt genel kredi sözleşmesi vb. imza atılması, kesinti veya bloke için tek başına yeterli yasal dayanak oluşturmaz. Şayet kanunda öngörülen haciz sınırları (örneğin maaşın 1/4’ü gibi) aşılacak şekilde veya borçlunun açık rızası olmaksızın maaş hesabının bloke edilmesi, kanunun emredici hükümlerine aykırı kabul edilir.
Örnek Karar:
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/141 K. 2021/580 T. 10.06.2021 (Belge Kimliği)
Bu kararda, emekli maaşının tümüne bloke koyan bankanın işlemi “5510 sayılı Kanun m.93 ve İİK m.83’e aykırı” bulunarak kaldırılmıştır.
2. Maaş hesabına bloke konulmasının hukuka aykırı sayıldığı durumlar nelerdir?
- Kanun yollarına başvurulmaksızın maaşın tamamına el konulması: Banka ya da alacaklı, kesinleşmiş icra takibi olmadan veya açık bir muvafakat elde etmeden maaş hesabına bloke koyarsa bu işlem hukuka aykırı sayılır.
- Önceden alınmış ‘sözleşme maddeleri’ veya ‘talimatlar’: İİK 83/a maddesine göre, haczedilemeyecek mal veya hakların önceden “feragat” edilerek haczedilmesinin kararlaştırılması geçerli değildir. Yani, önceden verilmiş “maaşın tamamı bloke edilebilir” gibi bir hüküm kural olarak geçersizdir.
- Haciz oranının aşılması: Maaşın en fazla 1/4 oranında haczedilebileceğine dair düzenleme (İİK m.83). Maaşın 1/4’ü yerine daha yüksek oranda bloke konulduğunda da işlemin hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir.
Örnek Karar:
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3008 K. 2024/1073 T. 11.03.2024 (Belge Kimliği)
Kararda, önceden imzalanan sözleşme maddelerinin “emekli maaşının tamamına bloke” şeklinde yorumlanamayacağı; mahsup/virman yetkisi olsa dahi İİK ve 5510 sayılı Kanun düzenlemeleri gereği emekli maaşının kanuni sınırın üstünde kesintiye uğratılamayacağı belirtilmiştir.
3. “Asgari yaşam koşulları” ve “temel hak ve özgürlükler” kavramları ne anlama gelmektedir?
- Asgari Yaşam Koşulları: Kişinin ve ailesinin insan onuruna yakışır bir seviyede geçim sağlayabilmesi için gereken asgari ekonomik geliri ifade eder. Maaş ve emekli aylıklarının hacze karşı korumalı olmasının temel gerekçelerinden biri, borçlunun ve ailesinin sokakta kalmamasını, açlığa mahkûm olmamasını sağlamaktır.
- Temel Hak ve Özgürlükler: Anayasa’da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan, kişinin yaşama hakkı, insan onuruna yaraşır yaşam sürme hakkı gibi dokunulmaz özlük haklarıdır. Maaş veya emekli aylığı kesintileri, kişinin yaşamsal ihtiyaçlarını doğrudan etkilediğinden, bu hakların korunması bakımından büyük önem taşır.
Bu husus, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/141 K. 2021/580 T. 10.06.2021 kararında da (bkz. Belge Kimliği) açık şekilde vurgulanmış, yaşam hakkı ve maddi geçim koşullarının korunması gerekçesiyle bloke işlemi iptal edilmiştir.
4. Borçlunun rızası veya yasal düzenleme çerçevesinde maaş hesabına bloke konulması ne demektir?
- Borçlunun Rızası: Kişi, kesinleşmiş icra takibi aşamasında veya sonrasında, maaşının belli bir kısmının alacaklıya ödenmesine açıkça izin verebilir. Bu durumda hukuken geçerli bir muvafakat söz konusudur.
- Yasal Düzenleme: Kesinti ya da haciz, icra takibi veya kanunun izin verdiği diğer yollardan (örneğin SGK prim borcu veya nafaka borcu gibi istisnalar) yapılırsa, söz konusu işlem hukuka aykırı değildir.
Yine de, önceden (henüz takip söz konusu olmadan) “maaşın tamamına bloke” anlaşması yapılması, İİK 83/a gereğince hükümsüz sayılır.
Sonuç
- 5510 sayılı Kanun m.93 ve İİK m.82, m.83 uyarınca emekli maaşları (nafaka ve prim borçları hariç) haczedilemez; diğer maaşların ise ancak 1/4’üne haciz konulabilir.
- Maaş hesabına bloke, kesinleşmiş icra takibi veya açık rıza olmadan, yahut kanuni haciz sınırlarını aşarak konulduğunda hukuka aykırı kabul edilir.
- “Asgari yaşam koşulları” ve “temel hak ve özgürlükler” kavramları, borçlunun ve ailesinin minimum geçim standardının korunmasına dayanır; bu standart gözetilerek maaşlar geniş biçimde korunur.
- Bloke konulabilmesi için, ancak yasal mevzuata uygun haciz veya borçlunun sonradan onayı aranır; bunun dışında tek taraflı sözleşme maddeleriyle maaşa tümüyle el konulması mümkün değildir.
Kaynak Emsal Kararlar:
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/141 K. 2021/580 T. 10.06.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/1a997171-eada-493d-b4f3-4b150eba0b4c- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3008 K. 2024/1073 T. 11.03.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/6ea95957-b9f6-44c6-8d82-060494d74f62