Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
"
MAĞDUR VE TANIK İFADELERİ, DELİL YETERSİZLİĞİ VE “ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR” İLKESİNE İLİŞKİN EMSAL KARARLARLA AÇIKLAMA
Suçlamaya konu olaylarda gerek mağdur ifadeleri gerekse tanık anlatımları, ceza yargılamasında belirleyici deliller arasında yer alır. Fakat mağdur ya da tanık beyanlarındaki çelişkiler, delil yetersizliği ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi (in dubio pro reo) çoğu zaman beraat sonucu doğurabilmektedir. Aşağıda bu konular, emsal nitelikteki bazı Yargıtay kararları ışığında ele alınmıştır.
1. Mağdur ve Tanık İfadelerindeki Çelişkiler Nelerdir?
Pek çok davada mağdurun beyanları ile tanık anlatımları arasında uyuşmazlık ya da birbiriyle tutarsızlık gözlemlenir. Örneğin;
- Zaman, yer veya olay sırası bakımından aşamalarda değişen ifadeler,
- Mağdurun farklı kurumlardaki (kolluk, savcılık, mahkeme) anlatımlarında birbiriyle bağdaşmayan detaylar,
- Tanıkların olay anını görmemiş olmalarına rağmen çelişkili şekilde ifade vermeleri,
- Aile içi husumet, çıkar çatışmaları veya başka nedenlerle taraflar arasında yaşanan ihtilaf.
Atıf:
-
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/422 K. 2023/10286 T. 20.12.2023
(https://app.dejure.ai/dokuman/03e6b8df-0f2b-48b3-8f9e-2baf4712e6e0)
Kararda, “mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu” özellikle vurgulanmıştır. -
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/3 K. 2020/454 T. 12.11.2020
(https://app.dejure.ai/dokuman/fec08caf-1133-45d2-add5-f798a42bf9ce)
Burada da mağdurun anlattıkları ile diğer tanıkların anlatımlarındaki çelişki üzerinde durulmuştur.
2. Hangi Deliller Yetersiz Bulundu ve Neden Mahkûmiyet İçin Yeterli Görülmedi?
Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı” delile ihtiyaç vardır. Eksik veya sadece soyut beyana dayalı deliller, mahkûmiyet için yeterli kabul edilmez. Örneğin:
- Soyut iddia: Mağdurun anlatımlarının başkaca somut delil ya da tanık beyanıyla desteklenmediği haller.
- Çelişkili ifade: Mağdur veya tanığın, olayın kritik noktalarında değişik şeyler söylemesi.
- Olaya dair hiçbir görgü tanığının bulunmaması ve rapor, kamera kaydı gibi başkaca teyit edici bulgunun olmaması.
Atıf:
-
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7853 K. 2024/4334 T. 13.05.2024
(https://app.dejure.ai/dokuman/11652468-810b-447b-9b6b-2436d6a5da34)
Mahkeme, “mağdurun başka delille doğrulanmayan soyut beyanlarının” mahkûmiyet için yeterli kabul edilemeyeceğine işaret etmiştir. -
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/4964 K. 2024/6967 T. 24.09.2024
(https://app.dejure.ai/dokuman/c78ccf4a-992f-43a2-bed0-ad5b7dc41498)
Dosyadaki delillerin “mahkûmiyete yeterli görülmediği” ve “olayın iddia edilen intikal şeklinin” şüphe doğurduğu belirtilmiştir.
3. “Şüpheden Sanık Yararlanır” İlkesi Bu Kararlarda Nasıl Uygulandı?
“Şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo)” ilkesi, ceza hukukunun evrensel ilkelerindendir. Yargılamada kesinliğe ulaşamayan, kuşkulu kalan durumlar, sanık lehine yorumlanır ve bu durumda beraat kararı verilir. Kararlarda sıkça rastlanan uygulama örnekleri:
- Eğer mağdurun ifadesi tek başına çelişkili ve hiçbir somut delille desteklenmiyorsa,
- Tanıkların ifadeleri çelişkili veya bizzat olayı görmediklerini söylüyorsa,
- Delillerin bütünsel olarak olayı aydınlatmaya yeterli olmadığına dair kuşku bulunuyorsa,
Mahkeme, sanığın cezalandırılmasını gerektirecek kesin kanaate ulaşamaz ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği beraat kararı verir.
Atıf:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/3 K. 2020/454 T. 12.11.2020
(https://app.dejure.ai/dokuman/fec08caf-1133-45d2-add5-f798a42bf9ce)
Kararda sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı ve “şüphe”nin sanık lehine yorumlanması gerektiği gerekçesiyle beraat kararı benimsenmiştir.
4. Delillerin Yetersizliğine Neden Olan Olayların Ortak Özellikleri Nelerdir?
Emsal kararlarda delil yetersizliğine dayalı beraat çıkan dosyalarda sıkça rastlanan ortak özellikler şunlardır:
- Tek tanık/tek mağdur beyanı: Olayı doğrulayacak başka görgü tanığının veya fiziksel kanıtın olmaması.
- Aşamalarda tutarsızlık: Mağdur veya tanıklar, kolluk ifadesi, savcılık beyanı ve mahkeme huzurunda farklı/çelişkili anlatımlar sunması.
- Somut delil eksikliği: Kamera kaydı, tıbbi rapor, adli muayene bulgusu veya teknik inceleme sonuçlarıyla doğrulanmayan vakalar.
- İhtilaf ve husumet iddiası: Taraflar arasında önceden var olan husumet veya çekişme, gerçeğin tespitini güçleştirmesi.
- Hayatın olağan akışına aykırı anlatımlar: Mağdurun veya tanıkların beyanlarındaki zaman-mekân tutarsızlıkları.
Bu niteliklerin görüldüğü davalarda, mahkeme çoğunlukla sanığın cezalandırılmasına yetecek kesinlikte kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurar.
Sonuç
- Mağdur ve tanık ifadeleri, yeterli somut delillerle desteklenmediğinde ya da birbiriyle çeliştiğinde, genellikle beraatle sonuçlanır.
- “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, gerek ulusal gerek uluslararası ceza hukukunda temel bir ilkedir ve deliller şüpheyi gideremediğinde sanığın lehine karar verilir.
- Eksik ya da yetersiz deliller, sanığın mahkûmiyeti için kâfi kabul edilmez.
- Bu durumlar ceza yargılamasında “inandırıcı ve kesin delil” arayışının önemini ortaya koyar.
Bu çerçevede, mağdur ve tanık ifadelerindeki çelişki, somut delil eksikliği ile birleştiğinde yargısal merciler çoğunlukla beraat yönünde karar vermekte; “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi esas alınarak hakkaniyete uygun bir yargılama yapılmaktadır.