Blog

Meşru Savunmanın Türk Ceza Kanunu’ndaki Tanımı: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Meşru savunma, Türk Ceza Kanunu’nda mevcut olan bir kavramdır. Bu yazıda, meşru savunmanın TCK’da nasıl tanımlanır, mahkeme kararlarında hangi şartların sağlanması gerektiği ve meşru savunma kabul edildiğinde ceza sorumluluğunun sonuçları hakkında emsal kararların örnekleri verilerek ayrıntılı bir değerlendirme yapılmaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
meşru savunma
Türk Ceza Kanunu
hukuka uygunluk
yargısal kararlar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Aşağıda meşru savunma (meşru müdafaa) konusunu, Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 25 çerçevesinde ve ilgili yargı kararları ışığında ele alan bir inceleme metni yer almaktadır. Metinde, yasa metnine ve mahkeme kararlarına (emsal kararlara) atıf yapılmıştır. Kararlara erişim için, ‘documentID’ bilgisi içeren bağlantılar da eklenmiştir.


1. Meşru Savunmanın Türk Ceza Kanunu’ndaki Tanımı

Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesi, meşru savunmayı bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenler. Buna göre:

TCK md. 25/1: “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”

Bu hüküm, failin —haksız bir saldırıyı defetme amacıyla— savunmada bulunması hâlinde, işlenen fiili hukuk düzeninin “meşru” sayacağını ve bu fiilden dolayı ceza sorumluluğu doğmayacağını belirtir.

Emsal Karar Örneği


2. Mahkeme Kararlarına Göre Meşru Savunmanın Şartları

Meşru savunma, saldırıya ilişkin şartlar ve savunmaya ilişkin şartlar olarak iki kısımda incelenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve çeşitli dairelerin kararlarında şu hususlar göze çarpmaktadır:

  1. Haksız bir saldırı bulunmalıdır (saldırı hâlen mevcut olmalı veya gerçekleşmesi/tekrarı muhakkak olmalıdır).
  2. Saldırı, korunmaya değer herhangi bir hakka yönelmiş olmalıdır (bu hak kişinin kendisi veya başkasına ait olabilir).
  3. Savunma, saldırı ile eş zamanlı olmalı; saldırı henüz sona ermemiş veya yeniden başlayacak durumda bulunmalıdır.
  4. Savunmanın orantılı ve zorunlu olması gerekir. Savunma, başka türlü bertaraf edilemeyecek bir durumda ve saldırıyla ölçülü olmalıdır (aşırıya kaçılmamalıdır).

Emsal Karar Örneği


3. Orantılılık İlkesinin Yorumlanması

Mahkeme içtihatlarında, meşru savunma ile saldırı arasındaki orantı (ölçülülük) ilkesi şu şekilde ele alınmaktadır:

  • Savunma, zorunlu tepki niteliğinde olmalı; saldırıyı bertaraf edecek ölçüde kalmalı, gereksiz şiddet veya aşırılık içermemelidir.
  • Eğer savunma, haksız saldırıya kıyasla çok daha ağır, orantısız bir tepki ise meşru savunma koşulları oluşmaz.
  • Fail, saldırıyı defedecek başka bir imkân var iken çok daha ağır bir yöntem kullanırsa veya saldırı son bulmuşken devam ederse “orantılı savunma” sınırları aşılmış olur.

Emsal Karar Örneği

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/2222 K. 2023/8124 T. 19.12.2023
    Karar Metni (documentID: ca9f2912-56b9-451b-8e04-08f4ff99905f)
    Kararda, saldırganın yumruk kullanmasına karşı bıçakla yanıt verilmesinin “orantılılık” ilkesini ihlâl ettiği gerekçesiyle meşru savunmanın oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

4. Meşru Savunma Kabul Edildiğinde Cezai Sorumluluğun Sonuçları

TCK 25/1, meşru savunmanın varlığı hâlinde “faile ceza verilmez” hükmünü taşır. Yani:

  • Fail, meşru savunma koşulları içinde hareket etmişse “hukuka uygunluk nedeni”nden yararlanır.
  • Böyle bir durumda, eylem suç olmaktan çıkar ve fail hakkında ceza verilmesine yer olmadığı veya beraat kararı verilir (CMK md. 223’teki ilgili hükümler uyarınca).

Örneğin, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/2828 K. 2020/106 T. 17.01.2020
[Karar Metni (documentID: 0316a3e3-45fd-4997-a36f-bee44dab8ffd)]
Kararda, mahkemenin gerekçesinde failin haksız saldırıyı “saldırı ile orantılı biçimde” defettiği kabul edildiğinden; meşru savunma gereği fail hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.


Sonuç

  • Türk Ceza Kanunu m.25, meşru savunmayı hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak düzenleyerek haksız bir saldırıyı —andaşlık ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde— defetme amacıyla işlenen fiillere ceza sorumluluğu yüklemez.
  • Yargı içtihatlarında meşru savunma koşulları; saldırının haksızlığı, savunma-saldırı eş zamanlılığı, savunmada zorunluluk ve orantılılık olarak belirlenir.
  • Savunma orantısız ya da saldırı son bulmuşken devam etmişse, meşru savunma reddedilir ve ceza sorumluluğu doğar.
  • Meşru savunma tüm şartlarıyla oluştuğunda fail hakkında “ceza verilmez” (CMK md. 223 uyarınca beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı).

Bu şekilde TCK md.25/1 ve yerleşik Yargıtay kararları, haksız saldırıya maruz kalan kişinin “kendisi veya bir başkası lehine” hareket ederken hangi ölçülerde sorumsuz kalacağını ortaya koymaktadır.


Kaynak Niteliğindeki Emsal Karar Bağlantıları

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/279 K. 2022/391 T. 26.05.2022
    [documentID: 436dcad1-feb1-4517-924e-ff7bd7fce405]

  2. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/8090 K. 2023/828 T. 06.03.2023
    [documentID: adfb50d9-09cf-45cf-acbd-f6db79f316a0]

  3. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/2222 K. 2023/8124 T. 19.12.2023
    [documentID: ca9f2912-56b9-451b-8e04-08f4ff99905f]

  4. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/2828 K. 2020/106 T. 17.01.2020
    [documentID: 0316a3e3-45fd-4997-a36f-bee44dab8ffd]

Yukarıdaki bağlantılar, dokümanların “documentID”’lerine göre hazırlanmıştır. Her bir bağlantı, “https://app.dejure.ai/dokuman/[documentID]” formatına uygun olup ilgili mahkeme karar metnine ulaşma imkânı sağlar.