Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Miras Hukukunda Vakıf Bağışları ve Saklı Pay, Vasiyetnamede Belirtilen Bedellerin Mahfuz Hisseye Etkisi ile Vakfın Sözlü Taleplerinin Geçerliliği
Miras hukukunda, mirasbırakanın (murisin) iradesi ile çeşitli vakıf veya derneklere malvarlığı devri yapılması sıkça rastlanan bir uygulamadır. Ancak, saklı pay (mahfuz hisse) sahibi mirasçıların kanundan doğan koruması göz ardı edilemez. Aşağıda, vakfa bağış hâlinde saklı payın korunması, vasiyetnamede belirtilen bedelin saklı paydan mahsup edilebilme şartları ve son olarak da vakfın şifahi (sözlü) taleplerinin mirasçılar üzerindeki hukuki bağlayıcılığı hakkında değerlendirmeler yer almaktadır.
1. Miras Bırakanın Vakfa Bağış Yapması Durumunda Saklı Pay Hakları Nasıl Korunur?
Vakıf veya benzeri kuruluşlara yapılan bağışlar, mirasbırakanın tasarruf nisabını aşması hâlinde saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal edebilir. Saklı payın ihlali durumunda mirasçılar, tenkis davası açarak ihlal oranında haklarını talep edebilirler.
-
Vakıf Bağışı ve Saklı Pay İlişkisi
Eğer mirasbırakanın vakfa yaptığı bağış, saklı payı aşacak şekilde gerçekleşmişse, tenkis hükümleri devreye girer. Bağışın iptali yerine, saklı pay miktarını karşılayacak kadar “tenkis” yapılması (yani bağışın bir kısmının veya karşılığının saklı paylı mirasçıya iade edilmesi) mümkündür. -
Bağış İşleminin Şekli ve İspat
Vakfa yapılan bağış resmî şekilde (noter veya tapu müdürlüğü) yapılmış olsa dahi, murisin saklı payı ihlal etme kastıyla hareket ettiği ileri sürülebilir. İspat yükü, saklı pay sahibi mirasçıdadır.
Bu hususlara dair ayrıntılı değerlendirmeye, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2246 K. 2025/609 T. 10.02.2025 ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2411 K. 2020/3374 T. 02.07.2020 numaralı kararlarda ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
2. Vasiyetnamede Belirtilen Bedelin Saklı Paydan Düşülmesi İçin Hangi Şartlar Gereklidir?
Bir vasiyetname düzenlenmiş ve mirasbırakan tarafından belirli bir bedelin belli bir kuruma veya kişiye bırakılması öngörülmüş olabilir. Bu bedelin saklı paydan mahsup edilebilmesi için:
-
Vasiyetnamenin Geçerli Şekilde Düzenlenmiş Olması:
Vasiyetname geçerli şekil şartlarını taşımalı (örneğin, resmî vasiyetname noter huzurunda veya kanunun öngördüğü usulde yapılmış olmalıdır). -
Tasarruf Nisabının Aşılmaması:
Mirasbırakan ancak tasarruf nisabı içerisinde kalacak şekilde vasiyette bulunabilir. Tasarruf nisabını aşan kısım, saklı paylı mirasçıların tenkis (azaltma) talebine konu olur. -
Bedelin Mahsup Edilebilir Nitelikte Olması:
Vasiyetnamedeki bedel, mirasbırakan tarafından özellikle “saklı paydan düşülmek üzere” veya “saklı paydan fazla kısmın bu bedelle sınırlandırılacağı” ibaresiyle gösterilmişse, mirasçılar açısından tenkis hesabında bu bedel dikkate alınır.
Bu koşullara ilişkin uygulama örneği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4507 K. 2023/211 T. 16.01.2023 sayılı kararda ele alınmıştır. Kararda, vasiyetnameyle saklı payın ihlal edildiği iddiasına karşı, vasiyetnamedeki bedelin murisin tasarruf nisabı sınırları içerisinde olup olmadığı ve hangi oranda saklı paydan düşüleceği incelemeye alınmıştır.
3. Vakfın Şifahi (Sözlü) Taleplerinin Mirasçılar Üzerindeki Hukuki Geçerliliği Nedir?
Miras bırakanın bir vakfa ilişkin istekleri bazen resmî bir vasiyetname veya bağış sözleşmesiyle değil, sözlü beyanlarla veya vasiyetnamenin ardından yapılan şifahi taleplerle iletilir. Ancak:
-
Sözlü Taleplerin Yasal Bağlayıcılığı:
Hukukumuzda, ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname vb.) resmî şekil şartlarına tabidir. Şifahi (sözlü) beyanlar, kural olarak tek başlarına hukuki sonuç doğurmaz. Vakıf veya dernek temsilcilerinin sözlü taleplerinin geçerli olması, ancak bu taleplerin mirasçılar tarafından açıkça kabul edilmesine veya yazılı (resmî) bir vasiyetname/yapılandırma ile desteklenmesine bağlıdır. -
Mirastan Mal Kaçırma veya Hileli İşlem İddiaları:
Sözlü taleplerle, mirasçılardan belirli bir pay devrinin istenmesi hâlinde, bu talep mirasçılarca kabul edilmezse, hukuki sonuç doğurmaz. Ayrıca, sözlü taleplerle mirasçılar üzerinde baskı oluşturulduğuna dair iddialar ispatlanırsa, tasarrufların geçersizliği veya tenkis (saklı pay ihlali) gündeme gelebilir.
Bu konu hakkında, vakfın şifahi taleplerinin hukuki dayanak bakımından yetersiz kaldığı ve mirasçılar açısından bağlayıcılığı olmadığı hususu, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/640 K. 2024/663 T. 25.09.2024 sayılı kararda vurgulanmıştır. Kararda, vakıf temsilcilerinin sözlü şekilde talepte bulunduğu, ancak bunların resmî vasiyet veya bağış senedi niteliği taşımadığından, mirasçılar açısından doğrudan bağlayıcı bir sonuç doğurmayacağı ifade edilmiştir.
Sonuç
-
Vakıf Bağışlarında Saklı Payın Korunması:
Mirasbırakanın vakfa bağış yapması, saklı paylı mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz. Tenkis davasıyla saklı payların ihlali söz konusu ise bağış işlemi kısmen veya bedel karşılığı tenkis edilir. -
Vasiyetnamede Bedel Belirlenmesi ve Mahsup Şartları:
Murisin belirlediği bedelin saklı paydan düşülebilmesi için vasiyetnamenin usulüne uygun yapılması ve bedelin tasarruf nisabını aşmaması gerekir. -
Vakfın Sözlü Talepleri:
Vakıf veya dernek temsilcilerinin sözlü talepleri, resmî bir belge (vasiyet, bağış sözleşmesi) bulunmadığı sürece mirasçılar üzerinde bağlayıcılık oluşturmaz. Sözlü taleplerin hukuken geçerli sayılabilmesi için mirasçılar tarafından yazılı veya fiili bir kabul ya da başka bir resmî işlemle desteklenmesi gereklidir.
Bu kapsamda, mirasbırakanın sağlığında resmî şekil şartlarına uygun olarak hazırladığı vasiyetname veya bağış sözleşmesi esas alınmalı; vakıf, dernek veya benzeri üçüncü kişilere yapılan tasarrufların saklı pay kurallarını ihlal edip etmediği somut olayın özellikleri ve tenkis davasıyla açığa çıkarılan deliller çerçevesinde belirlenmelidir.
(Bu yazıda atıf yapılan kararlar ve bağlantıları)
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2246 K. 2025/609 T. 10.02.2025
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2411 K. 2020/3374 T. 02.07.2020
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4507 K. 2023/211 T. 16.01.2023
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/640 K. 2024/663 T. 25.09.2024
Bu kararlar, saklı payla ilgili uyuşmazlıklarda; vakıf veya derneklere yapılan bağışların tenkisi, vasiyetnamede belirtilen bedellerin saklı paydan düşülme şartları ve mirasbırakanın resmî şekilde belirlemediği (örneğin, şifahi) tasarrufların hukuki geçerliliği hususlarında yol gösterici niteliktedir.