Blog

Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Değerlendirme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, gerek kamu düzenini korumak gerekse mağdurun hukuki değerlerini daha güçlü bir şekilde güvence altına almak amacıyla basit dolandırıcılık suçuna göre daha ağır yaptırımlarla cezalandırılmaktadır. Bu kapsamda, *'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması', 'kamu görevlisi veya kurum çalışanı olarak tanıtmak', 'kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanılması ile maddi olarak kullanılması'* gibi hususların her biri, maddenin bentlerinde ayrı ayrı nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~7 dakika
dolandırıcılık
suç
yargıtay kararları
bölge adliye mahkemesi kararları

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Değerlendirme

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, gerek kamu düzenini korumak gerekse mağdurun hukuki değerlerini daha güçlü bir şekilde güvence altına almak amacıyla basit dolandırıcılık suçuna göre daha ağır yaptırımlarla cezalandırılmaktadır. Bu kapsamda, "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması", "kamu görevlisi veya kurum çalışanı olarak tanıtmak", "kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanılması ile maddi olarak kullanılması" gibi hususların her biri, maddenin bentlerinde ayrı ayrı nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Aşağıda, uygulamada sıkça sorulan dört temel başlık altında konuya ilişkin değerlendirmeler yer almaktadır. Değerlendirmelerin dayanakları, emsal nitelikteki yüksek yargı kararlarına yapılan atıflar ve ilgili kararlara ilişkin bağlantılarla (link) birlikte sunulmuştur.


1. Nitelikli dolandırıcılık suçunda, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmasının kapsamı nedir ve hangi eylemler bu kapsamda değerlendirilir?

TCK md. 158/1-d bendinde, "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle" dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl olarak tanımlanmıştır. Buradaki temel amaç, toplumda itibar ve güven sahibi olan bu kurumların adının veya maddi varlığının, fail tarafından mağduru aldatmak için bir nevi "araç" hâline getirilmesine engel olmaktır.

  • İsim Kullanımı Yeterli Değildir, Maddi Varlığın Kullanılması Aranır: Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, kamu kurumunun yalnızca ismini zikretmek veya bu kuruma atıfta bulunmak tek başına bu nitelikli hâlin uygulanmasını sağlamaz. Kuruma ait **kimlik kartı, resmi belge, mühür, kıyafet, araç vb." gibi maddi varlıkların hileli davranışlarda kullanılması gerekir.
    • Örneğin; failin, bir derneğin kaşesi veya bu derneğe ait bağış makbuzu düzenleyerek haksız menfaat temin etmeye çalışması, bu suça tipik örnek teşkil eder.

Bu yöndeki içtihatta, Yargıtay 11. Ceza Dairesi şu ifadeleri kullanmıştır:

"Maddede belirtilen kamu kurum ve kuruluşları, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliğinin sadece isminin kullanılması bu bendin uygulanması için yeterli olmayıp, bunlara ait maddi varlığın veya bu tüzel kişiliklerle bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguların kullanılması gerekir."
(Bkz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13189, K. 2022/19522, T. 23.11.2022, Karar Metni)

Benzer şekilde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bir kararında şu ifadeye yer vermiştir:

"Çünkü, kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişilikleri, toplumda güven beslenen müesseseler olarak kabul edilmiştir."
(Bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/501, K. 2020/457, T. 12.11.2020, Karar Metni)


2. Kamu görevlisi veya kurum çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunda, cezanın belirlenmesinde dikkate alınan unsurlar nelerdir?

TCK'ya 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle eklenen 158/1-l bendinde, "kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle" dolandırıcılık suçu ayrıca nitelikli hâl olarak tanımlanmıştır. Bu bentte öngörülen ceza, temel olarak "3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezası" şeklindedir.

  • Cezanın Alt Sınırının Yükselmesi: Suçun bu şekilde işlenmesi hâlinde, fail kamu otoritesinin yarattığı güveni kötüye kullandığı ya da banka, sigorta, kredi kurumları gibi yine yüksek güvene dayalı kuruluşların itibarından faydalandığı için ceza ağırlaştırılmaktadır.
  • Failin Kendisini Kurum Çalışanı Gibi Tanıtması: Failin, örneğin "polis" veya "banka görevlisi" olduğunu söylemesi veya bu şekilde davranması yeterlidir. Önemli olan nokta, mağdurda bu inancı doğuracak hileli davranışların bulunmasıdır.

Konuya ilişkin yerleşik görüşlerden biri, AYM'nin (Anayasa Mahkemesi) TCK 158'e dair norm denetimi kararında da özetlenmiştir:

"Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması, dolandırıcılık suçunun nitelikli hâli olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, kamu görevlileriyle ilişkisinin bulunduğunu veya onlarla nezdinde hatırı sayıldığını söyleyerek kişileri aldatmak suretiyle haksız menfaat temin eden failin fiili cezalandırılmaktadır."
(Bkz. Anayasa Mahkemesi, E. 2022/56, K. 2022/100, T. 08.09.2022, Karar Metni)


3. Kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanılması ile bu kurumların maddi olarak kullanılması arasındaki fark nedir?

  • Yalnızca İsmin Kullanılması: Failin, örneğin "Ben belediye başkanlığı için bağış topluyorum," ya da "filan kurum adına geldim" demesi, tek başına TCK 158/1-d kapsamına girmeyebilir. Zira bu hâlde, yalnızca ismin kullanıldığı ama kuruma ait somut bir belge, kimlik, makbuz veya resmi evrak kullanılmadığı anlaşılırsa, eylem basit dolandırıcılık olarak değerlendirilebilecektir.

  • Maddi Varlıkların Kullandırılması: Failin, kamu kurumunun veya meslek kuruluşunun belirgin sembollerini, araçlarını, resmî belgelerini, kimlik kartlarını, mühür veya kaşelerini kullanarak mağduru aldatması hâlinde nitelikli dolandırıcılık oluşur.

Bu husus, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından şu şekilde vurgulanmıştır:

"Maddede belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ... tüzel kişiliğinin sadece isminin kullanılması yeterli olmayıp bunlara ait maddi varlığın veya somut başka olguların kullanılması gerekir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evrak ve makbuzların sunulması, mağdur üzerinde bu kurumlardan gelindiğine dair bir düşünce oluşturulması aranır."
(Bkz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12817, K. 2023/328, T. 25.01.2023, Karar Metni)


4. 158. maddenin ilgili bentleri kapsamında değerlendirilebilmesi için hangi şartların sağlanması gerekir?

Nitelikli dolandırıcılık suçunun ilgili bentleri (örneğin 158/1-d, 158/1-e, 158/1-f, 158/1-l vb.) uyarınca failin daha ağır bir ceza alabilmesi için genel olarak şu koşullar aranır:

  1. Hileli Davranışlar: Suçun temel şekline uygun şekilde failin, hile ile mağdurun iradesini fesada uğratması ve malvarlığı transferinin gerçekleşmesi gerekir.
  2. Maddede Sayılan Nitelikli Unsurun Varlığı:
    • Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması hâlinde, bu kurumların maddi varlığının veya güven unsurlarının somut biçimde kullanıldığı tespit edilmeli,
    • Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmasında, failin bu kimliği hileli şekilde ileri sürmesi ve mağdurun da buna inanıp malvarlığından yarar sağlanması,
    • Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâlinde, bankanın veya benzeri kurumun olağan faaliyeti hileyle manipüle edilmelidir (sırf paranın banka üzerinden transfer edilmesi bu nitelikli hâli doğurmaz; bankanın menfaat elde etmede aktif olarak kandırılmasının söz konusu olması gerekir) vb.
  3. Nedensellik Bağı: Hileli davranış ile mağdurun kandırılması ve failin yarar elde etmesi arasında sebep-sonuç ilişkisi olmalıdır.

Konuya dair Yargıtay 8. Ceza Dairesi, aşağıdaki hususu özellikle vurgulamaktadır:

"Bankanın veya kredi kurumunun sadece ödeme aracı olarak kullanılması hâlinde, 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'tan söz edilemez."
(Bkz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/2253, K. 2023/7185, T. 09.10.2023, Karar Metni)

Dolayısıyla, her bir bent bakımından failin eylemi ile nitelikli hâlde aranan özel unsurun gerçekleşmesi zorunludur. Aksi takdirde suçun basit şekli (TCK md. 157) uygulama alanı bulabilir.


Sonuç

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması (TCK md. 158/1-d) hâlinde, isminin geçirilmesinden ziyade bu kurumlara ait maddi varlıkların veya somut güven unsurlarının kullanılması aranır.
  • Kamu görevlisi veya kurum çalışanı gibi tanıtmak (TCK md. 158/1-l), suçun işlenmesinde kamu otoritesi veya güven unsuru yaratılarak mağdurun aldatılmasına sebebiyet verilmesini konu alır.
  • Kurumun ismini kullanmak ile kurumun somut varlıklarını kullanmak arasında, cezanın ağırlaşması açısından önemli bir ayrım vardır: Salt isim zikretmek çoğu durumda basit dolandırıcılığa tabi olabilir.
    1. maddenin bentlerinin uygulanabilmesi için, her bir bentte aranan özel nitelikli unsurun gerçekleşmesi şarttır.

Nitekim Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları, uygulamaya yön vermekte ve hangi durumlarda suçun nitelikli hâlinin oluşacağını açıklığa kavuşturmaktadır. Uygulamada, nitelikli dolandırıcılık suçlamasının gündeme geldiği dosyalarda, failin eyleminin hangi bende uygun düştüğü ve kurumun gerçekten "araç olarak" kullanılıp kullanılmadığı somut delillerle tespit edilmelidir. Aksi takdirde, suçun vasıflandırılmasında ve cezanın belirlenmesinde hatalar meydana gelebilmektedir.


Kaynakça / Karar Atıfları

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/501, K. 2020/457, T. 12.11.2020
    https://app.dejure.ai/dokuman/359fa856-2682-4dbb-924d-d2eb1a4633ea

  2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13189, K. 2022/19522, T. 23.11.2022
    https://app.dejure.ai/dokuman/d2fe5dd1-457b-44ce-b24a-0543ce0f28db

  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12817, K. 2023/328, T. 25.01.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/d342ae20-f20d-4dc6-8e3e-d9088fcf9843

  4. Anayasa Mahkemesi, E. 2022/56, K. 2022/100, T. 08.09.2022
    https://app.dejure.ai/dokuman/5f64aed3-5e76-4f81-a812-8da162705587

  5. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/2253, K. 2023/7185, T. 09.10.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/0247fa14-0c98-409c-b847-bb10f7061456


Bu çerçevede, nitelikli dolandırıcılık suçunun doğru vasıflandırılabilmesi için TCK'nın 158. maddesinde sayılan her bir bendin somut olaya uygunluğu titizlikle incelenmeli; failin eylemi sırasında kurum ismini kullanmakla mı yetindiği, yoksa o kuruma ait somut bir varlığı veya güvenden kaynaklanan bir aracı mı kullandığı doğru şekilde tespit edilmelidir.