Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Silinmiş Telefon Mesajlarına Erişim ve Kişisel Verilerin Korunması: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme
Ceza soruşturmalarında silinmiş telefon mesajlarına erişmek, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hem de özel hayatın gizliliği ile haberleşme hürriyetinin korunması bakımından kritik bir konudur. Mahkemelerin, bir yandan suç soruşturmalarını etkin biçimde yürütürken öte yandan temel hak ve özgürlükleri (özel hayat, kişisel veri koruması, haberleşme gizliliği) güvence altına alması gerekir. Aşağıda, bu konuya ilişkin üç temel soruya emsal kararlardan yola çıkarak yanıt verilmektedir.
1. Bir ceza soruşturmasında silinmiş telefon mesajlarına erişmek için hangi hukuki şartların ve kriterlerin sağlanması gerekmektedir?
a) Hâkim Kararı veya Savcılık Talimatı (CMK m. 134)
Silinmiş ya da mevcut telefon mesajlarının incelenmesi kural olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)’nun 134. maddesi kapsamında yapılır. Bu madde uyarınca:
- Hâkim kararı bulunması önceliklidir.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle telefon/dijital materyal incelenebilir; ancak bu emir de belli bir süre içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır.
Bu koşullar, özel hayatın ve kişisel verilerin korunması ilkesinin sağlanması açısından zorunludur. Mahkemeler, bu incelemenin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından ölçülü olması gerektiğini vurgulamaktadır.
Atıf: Anayasa Mahkemesi, B. 2018/23077 K. - T. 17.09.2020
(Belge Kimliği: 11bd08e1-58c9-44d0-8270-f7d597cc54b9)
Karar metni
b) Hukuka Uygun Delil Elde Etme
Mahkemeler, “silinmiş mesaj” gibi delillerin hiçbir aşamada hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmemiş olmasını arar. Aksi hâlde söz konusu kayıtlar, hukuka aykırı delil sayılıp yargılamada dikkate alınamaz.
Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/284 K. 2022/464 T. 22.06.2022
(Belge Kimliği: 7a05e927-4954-475c-ad46-726d59c11f1e)
Karar metni
c) Silme Eyleminin Amacı ve İnceleme Gerekçesi
Rekabet Kurulu kararlarında dahi, kişilerin kendi telefonlarında özel hayatın gizliliğini korumak amacıyla mesajlarını sildikleri ileri sürülebilmekte; ancak ceza soruşturmalarında “silme eyleminin” suç delili karartma amacıyla mı, yoksa kişisel mahremiyeti koruma refleksiyle mi yapıldığı incelenir.
Atıf: Rekabet Kurulu, E. 2022/…, K. 22-54/835-345 T. 08.12.2022
(Belge Kimliği: 12d970e7-86d3-47b9-b3a4-044078dba0df)
Karar metni
2. Mahkeme kararları, silinmiş mesajlara erişim ihtiyacı ile özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti arasındaki dengeyi nasıl kurmaktadır?
Mahkemeler, mesaj kaydına veya dijital materyale erişimin:
- Suçun ispatı bakımından zorunlu olması,
- Ölçülülük (hedeflenen amaç – kişisel alanın müdahalesi dengesinin sağlanması),
- Amaçla sınırlılık ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini vurgular.
Bu dengenin sağlanması için olağan durumlarda hâkim kararı arandığı, somut olayda silinmiş verinin gerçekten soruşturmayla ilgili olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ve özel hayatın minimum ihlâli şeklinde inceleme yapılması gerektiği ifade edilir.
- Anayasa Mahkemesi, telefonunda silinmiş mesajlara ilişkin incelemelerin “kişi hakkında kuvvetli suç şüphesi var ise ve incelenmesi gerçekten gerekliyse” yapılabileceğini, aksi hâlde özel hayatın korumasının ağır basacağını belirtmektedir.
Atıf: Anayasa Mahkemesi, B. 2019/25604 K. - T. 21.09.2022
(Belge Kimliği: f855858b-381d-4e8b-ac9a-84f912c86e3f)
Karar metni
3. Silinmiş mesajlara erişimin orantılı ve gerekli olduğundan, ayrıca kötüye kullanımı önleyecek hangi güvencelerin ve sınırlamaların olduğundan mahkeme kararlarında bahsediliyor mu?
Evet, kararlar açıkça:
-
Hâkim Onayı / Savcılık Denetimi:
İnceleme kararları mutlaka yargısal makamların denetiminde olmalı; CMK 134 çerçevesinde elkoyma – kopyalama tedbirinde “somut gerekçe” gösterilmelidir. -
Kanunda Öngörülme ve Ölçülülük:
Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleri uyarınca kişisel veri niteliğindeki silinmiş mesajların tekrar “geri getirilebilmesi” veya telefondan “log kayıtları” alınması, ancak kanuni dayanak ve orantılılık varsa yapılabilir. -
Özel Hayatın Korunması Yükümlülüğü:
Mahkemeler, incelenecek verilerin hangi kısımlarının gerçekten suçla bağlantılı olduğunun belirlenmesini, bunun genişletilerek tüm özel yazışmaların ifşası hâline gelmemesini teminat altına almak ister. Gereksiz veya ilgisiz kişisel bilgilerden arındırma (maskedilme) yoluna gidilebilir. -
Kişinin Rızasının Önemi / İtiraz Yolu:
İncelemede ilgili kişi veya avukatları, haksız müdahale olduğunu düşünüyorsa itiraz (CMK 267 ve devamı) veya diğer kanun yollarını kullanabilir.
Atıf:
- Anayasa Mahkemesi, B. 2018/23077 K. - T. 17.09.2020
Belge Kimliği: 11bd08e1-58c9-44d0-8270-f7d597cc54b9- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/284 K. 2022/464 T. 22.06.2022
Belge Kimliği: 7a05e927-4954-475c-ad46-726d59c11f1e
Sonuç
Silinmiş telefon mesajlarına erişim, ceza soruşturmalarında kaçınılmaz bir ihtiyaç hâline gelebilmekte; ancak özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve haberleşme hürriyeti gibi anayasal güvence altındaki haklarla çelişki oluşturabilmektedir. Emsal kararlar uyarınca:
- CMK m. 134 ve ilgili mevzuatta düzenlenen şartların eksiksiz yerine getirilmesi,
- Hâkim veya Cumhuriyet savcısı talimatının olması,
- Erişimin ölçülü ve sınırlı olması,
- Kişinin itiraz mekanizmalarına sahip olması,
bu sürecin hem ceza adaletinin tesisi hem de temel hakların korunması bakımından zorunludur.
Bu metinde atıf yapılan mahkeme kararları, ilgili bağlantılarıyla birlikte verilmiş olup, “silinmiş telefon mesajlarına erişim” konusunda genel ilkeleri ve uygulamaları göstermektedir.