Blog

Sit Alanı İlanının Hukuki Sonuçları ve Mülkiyet Hakkına Etkileri

Sit alanı ilanı, taşınmazın kamu yararı amacıyla korunmasını hedefleyen bir idari işlemdir. Bu ilan; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, ilgili yönetmelikler ve koruma bölge kurulu kararları doğrultusunda yapılır. Sit alanı ilanı neticesinde

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
SİT alanı ilanı
mülkiyet hakkı
idari izin

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

SİT Alanı İlanının Hukuki Sonuçları ve Mülkiyet Hakkına Etkileri

SİT alanı ilanı, taşınmazın kamu yararı amacıyla korunmasını hedefleyen bir idari işlemdir. Bu ilan; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, ilgili yönetmelikler ve koruma bölge kurulu kararları doğrultusunda yapılır. SİT alanı ilanı neticesinde:

  1. Taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı ortadan kalkmaz ancak kanunla öngörülen kısıtlamalara tabi olur.
  2. Taşınmaz üzerinde inşaî veya fiziki müdahaleler (inşaat, kazı, yapı tadilatı vb.) koruma kurullarının iznine tabidir.
  3. Malik, taşınmazından önceki gibi serbestçe faydalanamayabileceğinden, kullanım ve tasarruf yetkisi bir ölçüde sınırlandırılmış olur.
  4. Kamulaştırma zorunluluğu kural olarak bulunmaz ancak, kesin inşaat yasağı (örneğin 1. derece arkeolojik SİT ilanı) getirilmesi hâlinde kamulaştırma yerine takas (Hazine taşınmazlarıyla değiştirme) gibi haklar gündeme gelir.

Emsal Karar:
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6378, K. 2023/4462 T. 26.10.2023
(documentID: da04a8ef-e923-413c-97bc-90616532a242)
Kararda, SİT alanına ilişkin işlemin, maliklerin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmayıp, idari izne tabi bir kısıtlamaya sebebiyet verdiğine vurgu yapılmıştır.


SİT Alanı İlanından Kaynaklanan Zararlar İçin Tazminat Davası Açılabilir mi?

  1. Genel Kural: 2863 sayılı Kanun’da öngörülen koruma amaçlı tedbirler, kamu yararına dayalı olduğu için doğrudan tazmin sorumluluğu doğurmamaktadır. Ancak;

    • Malik, inanılmaz uzun süre taşınmazından yararlanamadığı veya kesin inşaat yasağı getirilip hiçbir şekilde tasarruf edemez hâle geldiği hâllerde, “kamulaştırmasız el atma” veya “mülkiyet hakkının ölçüsüz kısıtlanması” iddiası ile idari yargıda tazminat talebinde bulunabilmektedir.
    • Koruma amaçlı imar planı bulunması ve kesin inşaat yasağı gibi hükümlerin varlığı durumunda, bazen kamulaştırma veya Hazine taşınmazıyla takas yollarının işletilmesi öngörülmüştür.
  2. Uzun süreli kısıtlama: Taşınmazın uzun yıllar kısıtlı kalması, malik açısından mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale şeklinde değerlendirilebilir. Bu durumda tazminat isteği, idari yargıda gündeme gelebilir.

Emsal Karar:
Danıştay 6. Daire, E. 2021/7137, K. 2023/3175 T. 29.03.2023
(documentID: d31b9613-89e1-490d-a0ea-890baec0c062)
Bu kararda, doğal SİT statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve kesin korunan alan sınırlarının belirlenmesi sebebiyle mülkiyet hakkının kısıtlanması hâlinde, maliklerin idari yargıda hak arayabileceği vurgulanmıştır.

Aynı yönde Anayasa Mahkemesi’ne (bireysel başvuru) taşınan bazı dosyalarda, “kamulaştırma yapılmaksızın uzun süreli inşaat yasağı konulmasının mülkiyet hakkını ihlâl edebileceği” ifade edilmiştir (örneğin: AYM, B. No: 2017/25596, 14.10.2020).


Tazminat Davası Açma Şartları

  1. Kesin bir kısıtlama veya tam yoksunluk: Taşınmazın 1. derece arkeolojik SİT gibi kesin inşaat yasağı getirilmiş olması veya uzunca bir süre fiilen tasarruf edilemeyecek şekilde kısıtlanmış bulunması.
  2. İdareye Başvuru: Malik, kamulaştırma veya hazineyle takas talebinde bulunmalı; idare bu talebi reddetmeli veya sürüncemede bırakmalıdır.
  3. İdari Yargı Yolu: Reddedilen talep üzerine malik, idare mahkemesinde tazminat davası açar.
  4. Sınırlandırmanın Ölçüsüzlüğü: Mahkeme, uygulanacak kısıtlamanın makul sürede planlama ve kamulaştırma araçlarıyla giderilmemesinin, mülkiyet hakkını ölçüsüz ihlâl ettiğine kanaat getirirse tazminata hükmedebilir.

Emsal Karar:
Danıştay 6. Daire, E. 2023/9217, K. 2024/3468 T. 30.05.2024
(documentID: 1d6db064-1ad8-4c22-b3de-517dc279e8a0)
Kararda, arkeolojik SİT ilanından kaynaklı kısıtlamalarda kamulaştırma zorunluluğunun bulunmadığı, ancak uzun süreli kullanım engeli veya kanundaki takas vs. mekanizmaların işletilmemesi hâlinde maliklerin tazminat yoluna gidebileceği ifade edilmiştir.


Sonuç

  • Sit İlanının Mülkiyet Hakkına Etkisi: Malik, taşınmazından tamamen mahrum olmaz ancak inşaat, tadilat, kullanım gibi tasarrufları ciddi kısıtlamalara tabi olur.
  • Tazminat Hakkı: Uzun süre kamulaştırılmayan, kesin inşaat yasağı getirilen veya malik tarafından makul şekilde kullanılamayan taşınmaz için malik, idari yargıda tazminat talep edebilir.
  • Dava Şartları: İdareye başvuru (kamulaştırma veya takas talebi), talebin reddi veya sonuçsuz kalması, ölçüsüz kısıtlamanın varlığı.

Netice itibarıyla, SİT alanı ilanı kural olarak doğrudan tazminat doğurmaz; ancak ölçüsüz kısıtlama ve makul süre aşımı hâlinde, idari yargıda tazminat davası açılması mümkündür.