Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Sosyal Medya ve Mesajlaşma Geçmişine Erişim Talepleri Hakkında Emsal Karar İncelemesi
Mahkemelerin sosyal medya ve mesajlaşma (örneğin WhatsApp veya Facebook) geçmişine erişim taleplerini değerlendirirken dayandıkları ilkeler; somut delillerin varlığı, bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği ve kişilerin özel hayat gizliliği ile kişisel veri koruma standartlarının gözetilmesidir. Aşağıda, bu konuda öne çıkan üç temel soru, ilgili emsal kararlarla birlikte ele alınmıştır:
1. Sosyal medya ve mesajlaşma geçmişine erişim taleplerinde mahkemeler hangi somut delilleri aramaktadır?
Mahkemeler, özellikle ceza veya hukuk davalarında sosyal medya yazışmalarının delil niteliğini kabul ederken şu hususları arar:
-
Delilin Hukuka Uygun Şekilde Elde Edilmesi
İlgili mesajlaşma kayıtlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde usulüne uygun bir arama veya inceleme kararı bulunmaksızın elde edilmesi “hukuka aykırı delil” niteliğinde sayılabilir. -
Rıza veya Resmî Karar Bulunması
Bazı durumlarda, hesap sahibinin rızası veya mahkeme/ Cumhuriyet savcısı talimatı varsa söz konusu kayıtlar incelenebilir. Buna rağmen, salt rıza beyanı her zaman yeterli görülmeyebilir; sürecin tamamında (telefon inceleme, elektronik kayıt alma vb.) kanunun aradığı şekil şartları aranır. -
Somut ve İspat Edici Nitelik
Mesaj içeriklerinin gerçekten kime ait olduğunun tespiti ve bir kişinin yargılandığı davayla bağlantılı olup olmadığı, mahkemelerin bakacağı önemli noktalardandır.
Bu konuda özellikle Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/37012, T. 23.11.2022 kararında, “WhatsApp yazışma içeriklerinin başkaca delillerle desteklenmesi ve mesaja konu kişiye aidiyetinin açıkça ortaya konması” gerekliliği vurgulanmıştır.
2. Mahkeme kararlarında WhatsApp ve Facebook mesaj kayıtlarına erişimin hangi yasal koşullara bağlı olduğu belirtilmektedir?
Mahkemelerin kararlarına göre sosyal medya veya mesajlaşma uygulamalarındaki kayıtların incelenebilmesi için sıklıkla şu şartlar aranır:
-
CMK Madde 134 (Ceza Yargılamasında)
Cep telefonu ve benzeri dijital materyalin incelenmesine yönelik açık hâkim kararı veya savcılık talimatı (ve sonrasında hâkim onayı) bulunmalıdır. Rıza olsa dahi, adli inceleme prosedürüne uyulmaksızın elde edilen verilerin delil niteliği tartışmalıdır. -
Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması
Söz konusu kayıtların kişisel veri niteliği taşıması durumunda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Anayasa’nın 20. maddesi (“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir…”) devreye girer.
Örneğin, Danıştay 10. Daire, E. 2021/2765, K. 2023/9040, T. 27.12.2023 kararında, dijital ortamda elde edilen ses/görüntü kayıtlarının “özel hayatın gizliliği” ve “kişisel verilerin korunması” ilkeleriyle nasıl çatıştığı ve incelemenin hangi yasal dayanaklara oturması gerektiği üzerinde durulmuştur. -
Hukuka Aykırı Elde Edilen Delillerin Geçersizliği
Kanunlarda belirtilen şekil şartlarına uyulmadan veya kişinin haberi olmaksızın yasa dışı şekilde elde edilen mesaj dökümlerinin, “hukuka aykırı delil” kapsamında değerlendirilip yargılamada geçersiz sayılabileceği belirtilmektedir.
3. Kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği ilkeleri, mahkemelerin sosyal medya ve mesajlaşma verilerine erişim taleplerini değerlendirme sürecini nasıl etkilemektedir?
-
Veri Koruma Mevzuatına Uygunluk
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), özel nitelikli verilere erişim konusunda sıkı kısıtlamalar içerir. Mahkeme talep veya kararı olmaksızın sosyal medya yazışmalarını kaydetmek, dağıtmak veya dava dosyasına sunmak KVKK bakımından ihlal oluşturabilir. -
Özel Hayatın ve Haberleşmenin Gizliliği
Anayasa’nın 20. maddesi ile 22. maddesi; kişilerin haberleşme hürriyetini ve özel hayatın gizliliğini koruma altına almaktadır. Dolayısıyla, sosyal medya mesajlarına yönelik inceleme kararı verilirken, sadece soruşturma veya kovuşturma konusu suçu ispat bakımından “zorunluluk” şartı bulunduğu takdirde sınırlı bir erişim onaylanmaktadır. -
Elde Edilen Delilin Orantılı Olması
Hukuka uygunluk bakımından “ölçülülük” ve “amaçla sınırlı kullanım” ilkesi geçerlidir. Sosyal medya yazışmalarının kapsamlı biçimde ifşası yerine, sadece davaya konu hususlarla bağlantılı kısımların incelenmesi savunulur. Örneğin, “tüm iletişim içerikleri” yerine “suça ilişkin olduğu ileri sürülen belirli mesaj içerikleri”nin incelenmesi talep edilmektedir. -
Rekabet Kurulu veya İdari Dava İncelemeleri
Benzer şekilde, Rekabet Kurulu, E. 2020/… K. 2020/…, T. 18.06.2020 şeklindeki idari mercilerin kararlarında da “kişisel veri içeren belgelerin paylaşımı”nda Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve özel hayatın gizliliği ilkeleri gözetilerek taleplerin reddedilebileceği veya kısıtlanabileceği vurgulanmıştır.
Tüm bu ilkeler ışığında yargı mercileri; sosyal medya ve mesajlaşma kayıtlarına erişim taleplerini, her somut olayın özelliklerine göre hukuka uygunluk, ölçülülük ve ilgili mevzuata (CMK, KVKK, Anayasa) uygunluk ilkeleri çerçevesinde değerlendirmektedir.
İlgili Kararlar ve Bağlantıları
-
Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/37012, T. 23.11.2022
Karar Metni -
Danıştay 10. Daire, E. 2021/2765, K. 2023/9040, T. 27.12.2023
Karar Metni -
Rekabet Kurulu, E. 2020/… K. 2020/…, T. 18.06.2020
Karar Metni
Bu kararlar, sosyal medya ve mesajlaşma kayıtlarının (örneğin WhatsApp, Facebook) dava dosyalarında delil olarak kullanılabilmesi konusunda içtihadî yaklaşımı göstermekte ve kişisel verilerin korunması ile özel hayatın gizliliği ilkelerinin yargısal süreçte ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.